SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
116-117. Rüku’a Varırken Ellerin Kaldırılmasını Zikretmeyenler
Alkame demiştir ki: Abdullah b. Mes’üd şöyle dedi: “Size Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in namazını kıldırayım mı?” (Alkame (r.a,) sözlerine devamla) dedi ki: (Sonra) namaz kıldı ve (iftitah tekbirinde olmak üzere yalnız) bir kere ellerini kaldırdı.
Ebu Davud dedi ki: Bu hadis, uzunca bir hadisten özettir ve bu lafızlarla sahih değildir.
bk. Tirmizî, salat; Nesaî, iftitah
AÇIKLAMA: Bu hadis”‘şerif namazda iftitah tekbirinin dışında ellerin kaldırılmayacağını söyleyen Kufelilerin delilidir. Görüldüğü gibi hadisin sonunda hadisle ilgili kısa bir açıklama bulunmaktadır.
Her nekadar Müctebaiyye nüshasının haşiyesinde bu açıklama Müellif Ebu Davud’a ait bir söz olarak geçiyorsa da bunun dışında kalan mevcut nüshaların hiç birisinde bu ibare yoktur. Binaenaleyh bu hadisin zayıf olduğunu ifade bu sözün müellif Ebu Davud’a ait olup olmadığı şüphelidir. Şayet ona ait olduğu kabul edilse bile, bu sözle hadisin zayıflığına hükmedilemez. Çünkü bir hadisin sahih olmaması onun zaif olmasını gerektirmez. Bilindiği gibi sahih hadisle zayıf hadis arasında bir de hasen hadis vardır. Nitekim İmam Tirmizî; “İbn Mes’ud (r.a.)’un hadis-i hasendir. Nebi (s.a.v.)’in ashabından ve tabiinden bir çok ilim adamının görüşü budur. Süfyan es-Sevrî ve Küfeliler bu görüşü benimsemişlerdir” demiştir. Bu mevzuda Bezlu’l-mechud sahibi de şöyle demektedir: “Şayet bu hadisin zayıf olduğu iddiası biran için kabul edilse bile, İbn Hazm’ın bu hadisin sahihliğini isbat ettiğini unutmamak gerekir.”
Bu noktada isbat edenin sözünü, kabul etmeyinin görüşüne tercih etmek asıldır. Bu hadisin, Buharî’nin rivayet ettiği uzunca bir j hadisin bir parçası olması ve aslında bulunmayan bazı fazlalıkları ihtiva etmesi iddiasına gelince: Bu iddianın doğruluğu bir an için kabul edilse bile, yine hadisin sıhhatine bir zarar vermez. Çünkü güvenilir bir ravinin bir hadise ilave olarak yaptığı rivayet, o hadisin sıhhatine bir zarar getirmez. Güvenilir bir ravinin yaptığı ilave makbuldür. [Bezlu’l-mechud, IV, 471]
Buraya kadar naklettiğimiz görüşler bu hadisin zayıf olmadığı görüşünde olan ve bu hadisle amel eden Küfe ulemasına aittir. Bu hadisle amel etmeyen ulemaya göre ise, bu hadis zayıftır. Bunların görüşlerini de şu şekilde sıralamak mümkündür:
1. Ahmed b. Hanbel (r.a.) ve İbn Adem bu hadisin zayıf olduğunu söylemişlerdir.
2. İbnü’I-Mübarek “bu hadisin sıhhati bence sabit değildir” demiştir.
3. İbn Ebî Hatim bu hadisin zayıf olduğunu söylemiştir.
4. İbn Hibban, bu hadise itimad edilemeyeceğini; çünkü taşıdığı illetlerin bu hadisi ibtal ettiğini söylemiştir.
5. İbn Abdilberr Temhîd isimli eserinde bu hadisin zayıf olduğunu söyleyerek Ebu Davud’a isnad edilen “Bu hadis aslında uzunca bir hadisten kısaltılarak rivayet edilmiştir. Bu lafızlarla sahih değildir” sözünü delil getirir.
6. Bezzar da bu hadisin sıhhatinin tesbit edilemediğini, bu bakımdan delil olma niteliğinden uzak olduğunu söylemiştir.
7. İçlerinde hanefi ulemasından, Hafız Zeylaî, Aynî gibi alimlerin de bulunduğu pek çok ilim adamı da bu hadisin zayıf olduğu görüşündedirler. Tuhfetü’l-Ahvezî sahibi el-Mubarekfurî, el-İtibar sahibi Hafız el-Hazimî de bunlar arasındadır. [Bu iddiaların ayrıntıları için bk. el-Menhel, V, 154]
Kanaatimizce bu mevzuda iftitah tekbirinin dışında ellerin kalkmayacağı görüşünü savunan Hanefilerin ve taraftarlarının en kuvvetli delillerinden biri de namaz içerisinde hareketsiz durmanın farziyyetine delalet eden; “Acaba neden sizleri, ellerinizi hırçın atların kuyrukları gibi kaldırmış görüyorum? Namazda sakin olun” [Müslim; salat; Nesaî, sehv; Ahmed b. Hanbel, V, 93, 101, 107.] mealindeki hadis-i şeriftir.
Bu hadise göre iftitah tekbiri esnasında el kaldırmanın dışında el kaldırmak asla caiz değildir. Çünkü iftitah tekbiri esnasında el kaldırmak namazın dışında olan bir harekettir. Bunun dışındaki el kaldırmalar ise, namazın içindedir. [Zafer Ahmed el-Osmanî, Î’iau’s-Sunen, III, 44]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar