Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CİHAD BAHSİ

DEVAM: 44. Hayvanlara Karşı Yerine Getirilmesi Emredilen Görevler

Abdullah b. Ca’fer’den; demiştir ki: “Bir gün Rasûlullah (s.a.v.) beni terkisine aldı da bana sır olarak bir söz söyledi ki ben onu insanlardan hiçbir kimseye söylemem.

Rasûlullah (s.a.v.)’in abdest bozmak için arkasına gizlenmeyi en uygun bulduğu şey ya yüksek binalar yahut da sık hurma ağaçları idi.”

(Abdullah) dedi ki: (Hz. Nebi bir gün) ensardan bir adamın bostanına girdi. Bir de ne görsün, bir deve! Rasûlullah (s.a.v.)’i görünce (deve) inledi, gözlerinden yaşlar aktı. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) onun yanına gelip kulak kökünü okşadı, (hayvan da) sakinleşti. Nebi (s.a.v.): “Bu devenin sahibi kimdir, kimindir bu deve?” diye sordu. Ensar’dan bir genç gelip; Ey Allah’ın Rasûlü o benimdir, dedi (Nebi (s.a.v.)’de) “Allah’ın, seni kendisine sahip kıldığı şu hayvan hakkında Allah’tan korkmuyor musun? Gerçekten bu hayvan senin kendisini aç bıraktığını ve yorduğunu bana şikâyet ediyor.” buyurdu.

İzah:

Müslim, hayl; fedâil; İbn Mâce, tahâre; Dârimi, vudû’; Ahmed b. Hanbel, I, 204, 205.

Metinde geçen “el-haış” kelimesi birbirine geçmiş sık hurma ağaçlan anlamına gelir.Müslim’in rivayetinde ifade edildiğine göre, râvi İbn Esma bu kelime­nin, “Hurma bahçesi”‘manasına geldiğini söylemiştir.Hedef keli­mesi ise, yüksek bina, tepecik gibi manalara gelir.”Zifra” keli­mesi ise, İbnü’l-Esîr’in, Nihâye’de ifâde ettiğine göre, “kulağın kökü” manasına gelen müennes bir kelimedir.

Hadis-i şerif hayvanları güçlerinin yetmediği işlerde kullanarak onlan bitkin bir hale getirmenin, onları aç ve susuz bırakmanın Allah’ın gazabı­nı, Rasûlünün de itabını mucib olduğunu ifâde etmektedir.

Kadı Iyâz bu hadiseyi, şifâ-i şerifte değişik şekillerde anlatmış ve Aliyyü’l-Kâri’de bu olay hakkında bir açıklama yapmaktan kaçınmıştır.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD