Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

DEHAYA BAHSİ

DEVAM: 6-7. (Bir) Deve Ve Sığır (Kurban Olarak) Kaç Kişiye Yeter!

Câbir b. Abdullah’dan demiştir ki: (Hudeybiye sulhu yapıldığı gün) Hudeybiye’de Resulullah (s.a.v.) ile birlikte yedi kişi için bir deve, (yine) yedi kişi için bir sığır kurban ettik.

İzah:

Müslim, hac; Tirmizî hac, edahî; Muvatta, dahaya; İbn Mâce, Edahi; Darimî, edahi; Ahmed b. Hanbel 111-353, 364.

Hudeybiye barışı, hicretin altıncı senesinde müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında, Mekke yakınlarındaki Hudeybiye denilen yerde yapılmıştır. O sene Fahr-i Kâinat Efendimiz umre yap­mak niyetiyle Zilkade ayında 1500 kadar ashabıyla Mekke’ye müteveccihen yola çıkmıştır. Kendilerini Mekke müşrikleri Hudeybiye’de karşılayarak Mek­ke’ye girmelerine engel oldular. Neticede iki taraf arasında bir barış anlaş­ması imzalandı. Müslümanlar yurtlarına dönmek üzere kurbanlarını keserek ihramlarından çıktılar. O sırada “Onlar öyle kimselerdir ki inkâr ettiler, sizi mecsid-i Haram (ı ziyaret) ten ve bekletilen kurbanları yerlerine varmaktan alakoydular.”[Feth 25] mealindeki âyeti kerime nazil oldu.

Abdullah İbn Ömer bu hâdiseyi şöyle anlatır:

“Peygamber (S.A.V.) umre yapmak üzere (Mekke’ye müteveccihen yola) çıktı. Fakat Kureyş kâfirleri, önüne çıkıp buna engel oldular. Bunun üzeri­ne Hz. Peygamber Hudeybiye’de kurbanım kesip başını tıraş etti. Ve onlar­la umreyi (bu sene bırakıp) gelecek sene yapmak üzere müslümanlar üzerinde kılıçtan başka hiçbir silâh bulunmamak ve Mekke’de ve Mekkeli müşrikle­rin uygun göreceği bir süreden fazla kalmamak üzere bir barış yaptı. Bu an­laşmaya uygun olarak gelecek sene (sahabiyle birlikte) umre yaptı.

Mekkelilerle yaptığı anlaşmaya uygun olarak Mekke’ye silahsız girdi. Orada üç gün kaldı ve Mekkelilerin isteğine uyarak üç gün sonra Mekke’yi terketti”[Buhârî, el-muhsır; el Benna A. A. el-Fethürrabbânî, XI -65.]

Mevzumuzu teşkil eden bu hadis-i şerîf, devenin de sığır gibi hedy ola­rak kesildiğinde de uhdiye olarak kesildiğinde de ancak yedi kişiye yetebile­ceğini söyleyen cumhuru ulemanın delilidir. Fıkıh âlimlerinin bu mevzudaki görüşlerini 2807 numaralı hadisin şerhinde açıklamış olduğumuzdan burada tekrara lüzum görmüyoruz.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD