Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

HARAC – İMARA – FEY’ BAHSİ

2. Yöneticilik İstemenin Hükmü

Abdurrahman b. Semûre’den demiştir ki: Rasûlullah (S.A.V.) bana (şöyle) buyurdu: “Ey Semûre’nin oğlu Abdurrahman, yöneticilik isteme, çünkü bu istemeden dolayı sana yöneticilik verilirse onunla başbaşa bırakılırsın. Eğer yöneticilik sana istemeden verilecek olursa bu işte (Allah tarafından) sana yardım edilir.”

İzah:

Buharî, ahkam; İman, keffaret; Müslim, İmare, eymân; Tirmizî, nüzûr; Nesaî kada; Darimî, nüzûr; Ahmed b. Hanbel V-62-63.

Metinde geçen imare kelimesi burada “valilik, hakimlik gibi manevi sorumluluğu büyük olan yöneticiliklerdir. Fahr-i kâinat efendimiz hadis-i şerifte taleb etmediği halde yetkili ma­kamlar tarafından en liyakatli görüldüğü için valilik ya da hakimlik gibi bir yöneticilik makamına getirilen kimseye Allah’ın yardım edeceğini ve dolayı­sıyla bu görevinde muvaffak olacağım müjdelerken bu makama kendi iste­ğiyle gelen bir kimsenin ancak kendi kabiliyet ve dirayetiyle başbaşa kalacığını bu işte AUah’dan bir yardıma mazhar olamayacağını, onun muvaffakiyeti­nin ya da başarısızlığının sırf kendi şahsi kabiliyetine bağlı kalacağını haber vermektedir.

Bu bakımdan ulema valilik, hakimlik, müdürlük gibi görevleri isteme­nin mekruh olduğunu söylemişlerdir. Bu hüküm yöneticilik yapmanın sa­kıncalı olduğu anlamına gelmez. Sakıncalı olan kişinin liyakatma bakmadan yöneticilik görevi istemesidir. Liyakatından dolayı yetkili makamlarca yö­neticilik görevine getirilen adaletli kimseler, görevlerini adaletle yürüttükle­ri sürece aynı zamanda Allah’ın yardımına da müstahak ve duaları makbul kimselerdir. Hafız Münzirî’nin açıklamasına göre, ulemadan bazıları adale­ti yerine getirmek gayesiyle idarecilik istemenin caiz olduğunu söylemişlerdir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD