SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
93-94. Ka’be’nin Malı
Şeybe b. Osman (kendisiyle Kabe’de oturmakta olan Şakîk’e hitaben) demiş ki: Ömer b. el-Hattâb (şu) senin oturmakta olduğun yerde otur(uyor)du. Ben Ka’be’nin mal(lar)ını (fakirlere) bölüştürünceye kadar (buradan) çıkmayacağım, dedi. Ben de; Sen (bunu) yapamazsın, dedim. Evet (bunu) yapacağım, dedi. Ben de; Sen (bunu) yapamazsın, dedim. Niçin? dedi.
Çünkü Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ka’be içinde (bu malların) olduğunu gördü, Ebû Bekir de (gördü) ve onlar (bu) mal’a, senden daha muhtaç idi(ler yine de) onu (yerinden) oynatmadılar, dedim. Bunun üzerine kalktı (Ka’be’den dışarı) çıktı (gitti).
İzah:
Taberânî ile İbn Mâce’nin rivayetlerinde Şakîk Kabe’ye gidişinin sebebini şöyle açıklıyor: “Adamın birisi hediyye olmak üzere benimle Kabe’ye biraz para göndermişti. Kabe’ye girdiğim zaman Şeybe bir iskemle üzerinde oturuyordu. Parayı kendisine uzatınca:
Bunlar senin mi? dedi. Ben de:
Hayır benim olsaydı, sana getirmezdim, dedim. Bunun üzerine bana;
Sen bunu bana söyledin (ama dinle diye söze başladı ve şunları söyledi)….
İbn Mâce’nin bir rivayetinde de daha sonra Şeybe iie Şakîk arasında geçen konuşma, mevzumuzu teşkil eden hadisteki gibi anlatılıyor.
Hz. Ömer hakka son derece bağlı bir insan olduğu için duyduğu sözler karşısında duygulanmış ve Kabe’nin mallarını dağıtmaktan vazgeçerek Kabe’den çıkıp gitmiştir.
Resûl-i Ekrem’in Kabe’nin mallarını dağıtmayışı, Kureyşlilerin gönlünü kazanmak- düşüncesinden neş’et etmiş olabilir. Câhilliyet döneminden yeni kurtulmuş olan Kureyşlilerin hoş karşılamayacaklarını düşünerek Kabe’yi yıkıp Hz. İbrahim zamanındaki temelleri üzerine oturtmak fikrinden vazgeçtiği gibi aynı düşüncelerle Kabe’nin mâllarını dağıtmaktan vazgeçmiş olabilir. Çünkü Müslim’in rivayet ettiği, “Eğer kavmin câhiliyyet devrinden yahut küfürden yeni kurtulmuş olmasaydı Kabe’nin birikmiş mal(lar)ım Allah yolunda sarf eder de kapısını yerden yapar, Hicr’den de bazı yerleri ona katardım” anlamındaki hadis de bu ihtimali kuvvetlendirmektedir. Bu kuvvetli delil karşısında Resûl-i Ekrem’in bu malları vakf niteliğinde olduğu için dağıtmadığı görüşünün bir değeri yoktur.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar