SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
DEVAM: 92. Kabe’de Namaz Kılmak
İbn Abbâs (r.a)’dan rivayet olunduğuna göre, Nebi (s.a.v.) Mekke’ye gelince içinde putlar bulunan Kabe’ye girmek istememiş (ve Hz. Ömer’e) onları (çıkarmasını) emretmiş, bunun üzerine (putlar Kabe’den) çıkartılmış ve (özellikle) İbrahim ve İsmail (aleyhisselam)’ın heykelleri de ellerinde ezlâm (demlen fal okları) olduğu halde çıkarılmışlar. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (bu iki heykeli yapanları kastederek);
“Allah onları helak etsin, onlar pek iyi bilirler ki (bu iki Peygamber hiç bir zaman) kısmetlerini fal oklarıyla aramış değillerdir” buyurmuş, sonra Beyt’e girip her tarafında ve her köşesinde tekbir getirmiş sonra orada namaz, kılmadan (dışarı) çıkmıştır.
İzah:
Buhârî, hac, enbiyâ, meğâzî; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, V, 158.
Bu hadis-i şerifte söz konusu edilen olay, Mekke’nin fethinde cereyan etmiştir.
Metinde Kabe’nin içindeki putlardan “ilâh” diye bahsedilmesi câhiliyye arablarının batıl inançlarını ifade etmek içindir. Bu maksadın dışında herhangi bir puttan “İlâh” diye bahsedilmesine imkân yoktur. Resû-Iu-i Ekrem Kabe’yi eski hâli üzere bırakmak istemediğinden ve içinde putlar varken oraya meleklerin girmesi mümkün olmadığından dolayı putları çıkartmadan oraya girmek istememiştir.[İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, IV, 215.]
Beyhâkî’nin rivayetine göre, Hz. Peygamber Fetih günü Bathâ’da Kabe’ye giderek oradaki putları imha etmesi için Hz. Ömer’e emir vermiştir ve bu putlar tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar Kabe’ye girmemiştir.[Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, V, 158.] Beyhakî’nin bu rivayeti Kabe’yi putlardan temizleyen kimsenin Hz. Ömer (r.a.) olduğunu ifâde etmektedir ki, biz de tercümemizde buna parantez içerisinde işaret ettik. Buhârî’nin bir rivayetinde de Hz. İbrahim ve İsmail’e ait heykellerin ashab-ı kiramdan bir cemaat tarafından çıkarıldığı ifâde edilmektedir.[Buhârî, hac] Ayrıca Beyhakî’nin bir rivâyetiyle Buhârî’nin diğer bir rivayetinde de Hz. Peygamberin Kabe’de Hz. İbrahim’in heykeliyle Hz. Meryem’in heykeline rastladığı ifâde edilmektedir.[Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, V, 158.]
Bu rivayetler arasında bir çelişki bulunduğunu zannetmek doğru değildir. Çünkü Kabe’de pek çok put vardı. Bu putlar arasında Hz. İbrahim ve İsmail’e ait heykeller bulunduğu gibi Hz. Meryem’e ait bir heykelin de bulunması mümkündür. Ayrıca Kabe’deki putların imha edilmesi için Hz. Ömer’e emredilince ashâbdan bazı kimselerin de ona Kabe’nin putlardan temizlenmesinde yardım etmiş olması ihtimali de vardır.
Metinde geçen “ezlâm = fal okları” zelam kelimesinin çoğuludur. Ucunda temren bulunmayan küçük ok anlamına gelir. Câhiliyye çağında fal için kullanılan bu oklar üç adet olurdu. Bunlardan birinde “yap” öbüründe “yapma” yazılı idi. Üçüncüsünde de bir şey yoktu, yani boştu. Bir iş tutmak isteyen bir yola çıkacak olan kimse bu işin ya da yolculuğun kârlı ve kazançlı olup olmayacağını anlamak için bu oklara başvururdu. Kabe içerisinde ücret mukabilinde bu işi yürüten falcıya varıp bu oklardan birini çekerdi. Şayet “yap” çıkarsa o işi yapardı, “yapma” çıkarsa bu işinden vazgeçerdi. Eğer boş çıkarsa, üzerinde “yap” veya “yapma” yazılı oklardan biri çıkıncaya kadar fal çekmeye devam ederdi.
İslâm dini zararı olan câhiliyye âdetleri yanında her türlü bâtıl inançlarla da mücâdele etmiş ve onların kökünü kazımıştır. Kur’ân-ı Kerim’in bazı âyetlerinde fal oklarına başvurarak geleceğe dâir bilgi edinmek istemenin şeytanın aldatmasından doğan, pis ve çirkin bir âdet olduğu ve fenalıkta şarap içmeğe, kumar oynamağa denk olduğu belirtilerek bunlardan kaçınılması emrolunmuştur. Nitekim Allah Teâlâ bu konuda mü’minleri şöyle uyarıyor: “bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fâşıklıktır…”[Mâide 3]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar