Cennet’e Götüren Şeyler
ذكر الخصال التي إذا استعملها المرء كان ضامنا بها على الله جل وعلا
Kişinin Yaptığında Allah’ın Güvencesinde Olacağı Hasletler [ 372 ] أخبرنا محمد بن إسحاق بن خزيمة قال حدثنا سعد بن عبد الله بن عبد الحكم قال حدثنا أبي قال حدثنا الليث بن سعد عن الحارث بن يعقوب عن قيس بن رافع القيسي عن عبد الرحمن بن جبير عن عبد الله بن عمرو عن معاذ بن جبل عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال من جاهد في سبيل الله كان ضامنا على الله ومن عاد مريضا كان ضامنا على الله ومن غدا إلى مسجد أو راح كان ضامنا على الله ومن دخل على إمام يعززه كان ضامنا على الله ومن جلس في بيته لم يغتب إنسانا كان ضامنا على الله 372- Muaz b. Cebel, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: “Allah yolunda cihad eden, hasta ziyaretine giden, mescide giden, idarecinin yanına gidip ona yardım eden ve evinde oturup da kimsenin hakkında gıybet etmeyen kişi, Allah’ın güvencesi altındadır.” [Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta’liku’r-rağıb 2/166); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 5/241.
ذكر الخصال التي يستوجب المرء بها الجنان من بارئه جل وعلا
Kişiye Yaptığında Cennetleri Hak Ettiren Hasletler [ 373 ] أخبرنا عبد الله بن محمد بن سلم حدثنا عبد الرحمن بن إبراهيم حدثنا الوليد حدثنا الأوزاعي حدثني أبو كثير السحيمي عن أبيه قال سألت أبا ذر قلت دلني على عمل إذا عمل العبد به دخل الجنة قال سألت عن ذلك رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال يؤمن بالله قال فقلت يا رسول الله إن مع الإيمان عملا قال يرضخ مما رزقه الله قلت وإن كان معدما لا شيء له قال يقول معروفا بلسانه قال قلت وإن كان عييا لا يبلغ عنه لسانه قال فيعين مغلوبا قلت فإن كان ضعيفا لا قدرة له قال فليصنع لأخرق قلت وإن كان أخرق قال فالتفت إلي وقال ما تريد أن تدع في صاحبك شيئا من الخير فليدع الناس من أذاه فقلت يا رسول الله إن هذه كلمة تيسير فقال صلى الله عليه وسلم والذي نفسي بيده ما من عبد يعمل بخصلة منها يريد بها ما عند الله إلا أخذت بيده يوم القيامة حتى تدخله الجنة قال أبو حاتم أبو كثير السحيمي اسمه يزيد بن عبد الله بن أذينة من ثقات أهل اليمامة 373- Ebu Kesır es-Suhaymı babasından naklediyor: Ben, Ebu Zer’e sorup “Bana, bir kul amel işlediğinde onun cennete girmesini sağlayacak bir amel göster” dedim. Ebu Zer şu karşılığı verdi: Ben de bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e sordum. O da: “Allah’a iman eder” buyurdu. Ben de: “Ey Allah’ın Resulü! iman, amelle birlikte gerekmiyor mu?” diye sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Allah’ın kendisine verdiği rızıktan ikramda bulunur” buyurdu. Ben de: “Eğer bu kişinin yanında hiçbir şeyi yoksa ve yoksul birisiyse de (durum böyle midir)?” dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Diliyle iyiliği söyler” buyurdu. Ben de: “Eğer diliyle iyi şeyler söylemeyi beceremeyen birisi ise bunu ifade edemez” dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Mağlup / zor durumda olan kişiye yardım eder” buyurdu. Ben: “Eğer kendisi zayıf birisi ise buna gücü yoktur” dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Beceriksiz kimseye yardımcı olur” buyurdu. Ben: “Ya kendisi beceriksiz ise” dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana dönüp: “Arkadaşının hayır adına bir şey yapmasını istemiyor musun? Bari insanlara eziyet etmekten uzak dursun” buyurdu. Ben: “Ey Allah’ın Resulü! Bunlar (gerçekten yapılması çok) kolay ifadeler” dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, eğer bir kul, bu hasletlerden birini Allah katında olan (karşılığın)ı arzulayarak yaparsa o kul, kıyamet günü cennete girinceye kadar mutlaka o amel onun elini tutar” buyurdu. Ebu Hatim der ki: “Ebu Kesir es-Suhaymı, Yemame ahalisinin güvenilir kişilerinden Yezıd b. AbdiHalı b. Uzeyne’dir.” [Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (es-Silsiletu’s-sahma 2668); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 5/163; Müslim 84; Bak hadis no: 152; Bak hadis no: 4588.
ذكر الخصال التي إذا استعملها المرء أو بعضها كان من أهل الجنة
Tümü veya Bazıları Yapıldığında Kişiyi Cennet Ahalisinden Kılan Hasletler [ 374 ] أخبرنا النضر بن محمد بن المبارك قال حدثنا محمد بن عثمان العجلي قال حدثنا عبيد الله بن موسى عن عيسى بن عبد الرحمن عن طلحة اليامي عن عبد الرحمن بن عوسجة عن البراء بن عازب قال جاء أعرابي إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله علمني عملا يدخلني الجنة قال لئن كنت أقصرت الخطبة فقد أعرضت المسألة أعتق النسمة وفك الرقبة قال أوليستا بواحدة قال لا عتق النسمة أن تفرد بعتقها وفك الرقبة أن تعطي في ثمنها والمنحة الوكوف والفيء على ذي الرحم القاطع فإن لم تطق ذاك فأطعم الجائع واسق الظمآن ومر بالمعروف وانه عن المنكر فإن لم تطق ذلك فكف لسانك إلا من خير 374- Bera b. Azib anlatıyor: Bir bedevi, (bir gün) Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e gelip: “Ey Allah’ın Resulü! Beni cennete sokacak bir ameli bana öğret!” dedim. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Eğer (sorununu anlatırken) giriş kısmını kısa tutarsan meseleyi daha uzun ifade edebilirsin. Köleyi azat et ve boynu kölelikten kurtar!” buyurdu. Bedevi: “Ey Allah’ın Resulü! iki ifade de, aynı şey değil mi?” diye sordu. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Hayır! Köleyi azat etmek, tek başına onu azat etmen demektir. Boynu kölelikten kurtarmak ise kölenin azad edilmesine yardımcı olman, sütü bol olan hayvanı (ihtiyaç sahibi birine bağışlamak) ve zalim olan akrabaya dön(üp onunla akrabalık ilişkileri kesme)mektir. Eğer buna güç yetiremezsen aç olan kimseyi doyur, susuz kalmış birinin susuzluğunu gider, iyiliği emredip kötülükten sakındır. Buna da güç yetiremezsen, dilini hayırdan başka her şeyden sakındır!” buyurdu. [Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta’liku’r-rağib 2/47); Şuayb; İsnadı sahihtir. Ahmed 4/299. Kişinin Gizlice Yaptığı Ancak Kendi isteği Dışında Açığa Çıkan Bir Amele Yüce Allah’ın Hem Gizli, Hem de Açıktan Yapılmış Gibi iki Sevap Yazması
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar