SÜNEN EBU DAVUD
SALATU’T-TATAVVU BAHSİ
DEVAM: 26. (Nebi s.a.v.) Gece Namazı(nı Nasıl Kılardı?)
el-Esved b. Yezîd’den rivayet olunduğuna göre, kendisi (birgün) Hz. Âişe’nin yanına varıp Resûlullah (s.a.v.)’in geceleyin kıldığı namazı sormuş. (Hz. Âişe de şöyle) anlatmıştır:
Geceleyin onüç rekat namaz kılardı. Sonra iki rekatı terk’ etti. Onbir rekat kılar oldu. Daha sonra vefat etti. Vefat ettiği sıralarda geceleri dokuz rekat kılmakta idi ve geceleyin (kıldığı) namazın sonuncusu da vitr olurdu.
İzah:
Müslim, musâfirîn; Nesâî, kıyâmu’l-leyl; Tirmizî, vitr
Resûl-i Ekrem (s.a.v.) geceleri vitr namazı ve vitr namazından sonra oturarak kıldığı iki rekat ile birlikte onüç rekat namaz kılarken daha sonra bunların iki rekatını terk ederek vitrden sonra oturarak kıldığı iki rekat namaz dahil vitrle birlikte toplam onbir rekat gece namazı kılmaya başlamıştır. Daha sonra yaşı ilerleyince iki rekat daha azaltarak vitrden sonra oturarak kıldığı iki rekat dahil vitrle birlikte kıldığı gece namazlarının sayısını dokuz rekate indirmiştir. Geceleri dokuz rekat namaz kılmaya devam ettiği günlerde dâr-ı bekaya irtihal etmiştir. Burada zikredilen sayılara sabah namazının iki rekatlık sünneti dahil değildir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in gece namazları Müslim rivayetinde yine Hz. Âişe tarafından şu şekilde anlatılır:
“Biz onun misvâkını ve abdest suyunu hazırlardık. Allah da onu geceleyin ne zaman uyandırmak dilerse uyandırırdı. Bunu müteakip dişlerini mîsvaklar, abdest alır ve dokuz rekat namaz kılardı. Bu rekatların yalnız sekizincisinde oturur da Allah’ı zikreder, O’na hamd eyler ve duada bulunurdu. Sonra selâm vermeden ayağa kalkar, dokuzuncu rekatı de kılardı. Sonra oturarak Allah’ı zikreder ona hamdeyler ve duada bulunurdu. Sonra bize işittirecek derecede selâm verirdi. Selâm verdikten sonra oturduğu yerden iki rekat namaz kılardı, işte yavrum bu namaz onbir rekattır. Nebi (s.a.v.) yaşlanıp et tutunca vitri yedi rekat kılmaya başladı. Bu iki rekatı yine eskiden kıldığı gibi kıldı. Böylece bu da dokuz rekat oldu yavrucuğum.”[Müslim, müsâfirîn] Bu mevzu 1360 numaralı hadisin şerhinde genişçe açıklanmıştır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar