SÜNEN EBU DAVUD
DEHAYA BAHSİ
20-21 Akîka Kurbanı
Ümmû Kürs’el-Ka’biyye demiştir ki: “Rasûlullah (S.A.V.)’i, (Akîka kurbanı olarak) erkek çocuğu için yaşça birbirine denk olan iki koyun, kız çocuğu için de bir koyun (kesilir) derken işittim.”
Ebû Dâvûd der ki: Ben Ahmed (b. Hanbel)’i (metinde geçen) “mükâfieten” (kelimesin)i “eşittirler*’, yahut da ”birbirlerine yakındırlar” diye tefsir ederken işittim.
İzah:
bk. Nesâî, akîka; Ahmed b. Hanbel, IV, 38.
Akîka; lügatte yeni doğan çocuğun başındaki ‘ana tüyü’ demektir. Bir fıkıh terimi olarak bu kelime; yeni doğan bir çocuğun doğumunun yedinci günü kesilen kurban anlamında kullanılır. Kelime, yarmak ve kesmek manalarına gelen ” ” kökünden türetilmiştir. Dolayısıyla yeni doğan bir çocuğun başındaki ana tüyü doğumunun yedinci günü kesildiği için ‘akîka’ ismini aldığı gibi, onunla birlikte kesilen kurban da bu ismi almıştır.
Hanefî âlimlerinden İbn Âbidîn bu mevzuda şunları söylemiştir: “Çocuğu dünyaya gelen bir kimsenin, doğumun ilk haftasında, çocuğa isim vererek başındaki ana tüyünü kesip ağırlığınca gümüş ya da altın dağıtması müstehaptır. cl-Câmi ü’l-nıahbûbî’de açıklandığına göre; çocuğun saçları kesilirken bir de ‘akîka’ adıyla bir kurban kesmek caizdir. Ebû Cafer et-Tahâvî Şerhü Maâni’l-Âsâr’ isimli eserinde bu kurbanı kesmenin nafile bir ibâdet olduğunu söylemiştir.
Udhıye kurbanında aranan şartların aynen bu kurbanda da bulunması gerekir. Bu kurbanın eti çiğ olarak dağıtılabileceği gibi, pişirilerek ve kemikleri kırılarak veya kırılmadan da dağıtılabilir. Uygun görülen kişilerin davet edilerek onlara yedirilmesi de caizdir.”
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar