Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

AKDİYE BAHSİ

DEVAM: 29. Bir Kimseyi Borçtan Veya Diğer Haklarından Dolayı Hapsetmenin Hükmü

Bedevilerden birisi olan Hirmâs b. Habib’in dedesinin şöyle dediği rivayet olunmuştur: Bana borçlu olan bir kimseyi Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e getirmiştim. Bana; “Borçlunun peşini bırakma” buyurdu. (Bir süre) sonra da, “Ey Temîm oğullarının kardeşi, esirine ne yapmak istiyorsun?” dedi.

Diğer tahric: İbn Mâce, sadakat

AÇIKLAMA:

“Lüzum” kelimesi burada; alacaklının, borçlunun peşini bırakmayıp onu devamlı takıp etmesi anlamında kullanılmıştır.

Şevkânî, Neylü’l-Evtâr isimli eserinde, alacaklının borçlusunun peşini takip etmesi konusunda âlimler arasındaki ihtilâfı şöyle anlatmaktadır:

“İmam Ebû Hanîfe’ye ve Şafiî âlimlerinden nakledilen iki kavilden bi­rine göre; borçlu, borçlusunun çalışıp para kazanmasına engel olmayacak şekilde onun peşine takılabilir. Borçlu nereye giderse o da ardından gider. Oturunca oturur, kalkınca kalkar, yürüyünce yürür, evine girince o da ar­dından girebilir.

İmam Ahmed’e göre; alacaklı kişi mahkemede, alacaklı olduğunu isbat için yakında bulunan delilini getirmek üzere evine veya benzeri yakın bir ye­re gidip gelinceye kadar borçlusunun orada tutulmasını istediği takdirde bu isteği yerine getirilir. Fakat uzakta bulunan bir delili getirmek için borçlu­nun göz altında bulunmasını isteyemez.

Âlimlerin çoğunluğuna göre ise, borçlunun arkasını takip etmek, mah­keme esnasında alacaklının delilinin getirilmesi için onu orada bekletmek asla caiz değildir.

Cumhura göre, bu hadis-i şerifte geçen “Iüzûm” kelimesiyle kastedi­len, borçluyu uzaktan göz altında bulundurmaktır.”

İbn Ebî Hatim, mevzumuzu teşkil eden bu hadisin ravisi el-Hirmâs’m dedesinin sahâbî olduğunu söylemiştir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD