SÜNEN EBU DAVUD
CİHAD BAHSİ
DEVAM: 114. Esir Zincir Ve Bukağılarla Bağlanabilir
Sâ’id b. Ebi Said’den rivayet olunduğuna göre, Kendisi Ebû Hureyre’yi (şöyle) derken işitmiş; Rasûlullah (s.a.v.) Necid taraflarına bir süvari birliği gönderdi. (Bu birlik) Hanife oğullarından olan ve Semâme b. Usal diye anılan Yemâme halkının başkanını (yakalayıp) getirdi. O’nu mescid’in direklerinden birine bağladılar. Rasûlullah (s.a.v.) o’nun karşısına geçti ve; “Ey Sümame içinde taşıdığın (gerçek düşünce) nedir?” dedi.
Ey Muhammed içimdeki hayırdır. Eğer öldürürsen kan sahibi birini öldürmüş olursun. Eğer bir iyilikte bulunursan (iyiliğe) şükreden bir kimseye iyilik etmiş olursun. Eğer mal istiyorsan. îşte ondan sana istediğin kadar verilir. Cevabını verdi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) onu öylece bıraktı. Ertesi gün olunca (Hz. Peygamber) ona;
“Ey Sümame içinde taşıdığın nedir?” diye (tekrar) sordu. O da sözün aynısını tekrarladı. Rasûhıllah (s.a.v.) onu tekrar bırakıp gitti, ertesi gün olunca (burada ravi daha önce geçen) şu (yukarıdaki soru ve cevab)ların aynısını anlattı (ve rivayetine şöyle devam etti); Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.):
“Sümame’yi serbest bırakınız” dedi (Serbest bırakılan Sümame) Mescid’e yakın bir hurmalığa gitti. Orada yıkandı sonra mescid’e girip; “Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu” diyerek şehadet getirdi.
(Bu) hadisi (bu şekliyle Kuteybe) rivayet etti.
İsa (bu hadisdeki -Eğer öldürürsen kan sahibi birini öldürmüş olursun- cümlesindeki “kan sahibi’* lafzını); Bize el-Leys*in haber verdiğine göre, (Sümame Hz. Peygambere;) Eğer öldürürsen söz sahibi birini (öldürmüş olursun) cevâbını vermiştir, diye rivayet etti.
İzah:
Buhârî, Salât; el-Husumat; Müslim, cihad
Beni Hanîfe Yemâme’de yaşayan meşhur bir kabiledir. Hz. Sümame bu kabilenin reîsi idi. Islâmiyeti kabulünden sonra da sahabe-i kiramın büyüklerinden olmuştur. Kıssa, Mekke’nin fethinden evvel geçmiştir. Onun için de “Sümame’yi esir edip getiren Abbas b. Abdi’l Muttalib’dir.” diyenlerin sözüne itibar edilmemiştir. Çünkü Hz. Abbas o zaman henüz müslüman olmamıştı. O müslümanlığı Mekke’nin fethinde kabul etmiştir.[bk. Davudoğlu, Ahmed, Sâhih-i Müslim tercüme ve şerhi, VIII, 524.]
Metinde geçen ve “…İçinde taşıdığın duygu nedir?” manasına gelen cümleye “Kalbinde İslama rağbet veya nefret hislerinden hangisi vardır?”
“Sana nasıl muamele yapacağımı zannediyorsun?” gibi değişik manalar verilmiştir. Aslında bu cümlede bulunan istifhamiyye, ism-i mevsul, de sıla olur. Bununla beraber bu cümleyi daha başka şekillerde tahlil etmek te mümkündür. Şöyle ki: Hz. Üsame’nin bu soruya, “Ey Muhammed içimdeki hayırdır.” diye cevap vermesi; “Sen Zalimlerden değilsin; afvını ve ihsanını umarım.” manasınadır. Peygamber (s.a.v.) bu soruyu üç gün tekrarlamış, Sümame (r.a.) de üç gün aynı cevâbı vermiş, “Eğer öldürürsen kan sahibi birini Öldürmüş olursun…” demiştir.
Kadı Iyâz’ın beyânına göre bundan maksat; “Öldüreceğin adam şerefli bir reis olduğu için kanı dava edilecek ve katilinden öç alınacak bir adamdır…” demektir. Diğer ulemâ: “Sümame’nin bu sözü kanı heder olmaya lâyık, ölümü haketmiş birini öldürmüş olursun. Binaenaleyh onu öldürmekle mes’ûl olmazsın manasına gelir.” demişlerdir.[Davudoğlu A. Sahih-i Müslim, tercüme ve Şerhi, VIII, 525.] “Zademin” kelimesinin “za zemmin” şeklindeki rivayeti nazar-ı itibara alınacak olursa o zaman bu cümleye “Eğer öldürürsen kendisine hürmet edilen, sayılan ve sözü dinlenen bir kimseyi öldürmüş olursun.” şeklinde mânâ vermek gerekir.
Hz. Peygamberin aynı suali üç gün tekrar etmesi kalpleri İslâmiyete yatıştırmak ve müslüman olması ümit edilen eşrafa bir lütufkarlık göstermek içindir. Zira bu gibi zevatın ardından onlara tabi bir çok kimselerin müslüman oldukları bilinen bir şeydir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar