SÜNEN EBU DAVUD
CİHAD BAHSİ
114. Esir Zincir Ve Bukağılarla Bağlanabilir
Ebû Hureyre (r.a.), Rasûlullah (s.a.v.)’i şöyle buyururken işittiğini söylüyor: “Azîz ve Celîl olan Allah bukağılarla bağlı olarak cennet’e sürüklenen bir toplumdan hoşnut olmuştur.”
İzah:
Buhârî, cihâd; Ahmed b. Hanbel II, 302, 406, 448, 457; V, 249.
Metinde geçen “acibe” kelimesi kıymet verdi, Önem verdi memnun ve hoşnut oldu gibi mânâlara gelir.
Bu cümlede ise, değer ve önem verdi mânâsında kullanılmıştır. Buna göre, cümlesi; “Bukağılarla bağlanmış olarak cennete sürüklenip götürülen kimselere Allah çok değer verir. Onların Allah yanındaki değeri büyüktür,” mânâsına gelir. Bu cümlenin; “Allah bukağılar içerisinde cennete sürüklenen kimselerden memnun ve razı olur, onlara çok sevab verir,” anlamına geldiği de söylenmiştir.
Hanefi ulemasından Alüyyü’l-kari’ye göre bu cümle ile övülmek istenenler savaşta esir edilerek zorla kelepçelenip islam ülkesine getirilen, sonra Allah’ın lütfuyla kendilerine îmân nâsib olan ve bu sayede cennet’e girmeye hak kazanan kimselerdir. Binâenaleyh burada bukağılarla cennete sürüklenen kimselerden maksat elleri ve ayakları bağlı olarak, İslâm ülkesine getirilen ve sonra da kendi arzularıyla “İslam dinine giren kimselerdir”. İslam insanı cennete götürdüğü için hadisi şerifte, “İslama girme” yerine, “Cennete girme” tabiri kullanılmıştır.[bk. Aliyyü’l-kari, Mirkatü’l-mefâtih, IV, 238.]
Kirmânî ile Bermavî’ye göre ise bu hadîs-i şerifte övülmek istenenler, “Savaşta kafirlere esir düşerek elleri ayakları bağlanıp şehid edilen ve kıyamet gününde de bu haliyle Allah’ın huzuruna çıkartılan müslüman mü-câhidlerdir.”
AIiyyü’l-Kârî’nin açıklamasına göre, burada övülen kimselerin nefs-i emmârenin tuzaklarına düşüp elleri ayakları bağlanan, nevasının bataklıklarına saplanıp kalan fakat Allah’ın cezbesiyle hidâyet yoluna sürüklenen, sûflî duygulardan kurtulup ulvî duygulara ve dolayısıyla cennete yol bulan kimseler olması ihtimali de vardır.
Pranga ve kelepçelerle hastalık, fakirlik, musîbet gibi insanı dünyevi lezzetlerden ve günahlardan koruyup da Allah’a sığınmaya zorlayan haller de kasdedilebilir.[Aliyyü’l-kâri, Mirkâtül-Mefâtih, IV, 240.]
Netice olarak şunu söyleyebiliriz ki, Aliyyü’1-kârî (r.a.) bu hadisin zahiri ve batınî mânâsım en güzel ve doğru bir şekilde açıklamıştır. Buna göre harp esirlerinin ellerini ayaklarını bağlayarak İslam ülkesine sevket-mek caizdir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar