SÜNEN EBU DAVUD
HURUF VE KIRA’E BAHSİ
5. Kuteybe B. Said’in Rivayeti
Lakıt b. Sabire’den (şöyle) dedi(ği) rivayet olunmuştur: Ben Elmüntefik oğullarının Resulullah (s.a.v.)’e giden elçileri, yahutta müntefik oğullarının heyeti içerisinde idim.
(Ravi Lakıt sözlerine devam ederek 142 numaralı) hadisi (olduğu gibi) nakletti. Sonra da (şöyle) dedi: Nebi (s.a.v) (konuşurken) … kelimesini (si’nin esresiyle) “lâ tahsibenne” diye telafuz etti, “vela tahsebenne” diye telaffuz etmedi.
İzah:
Musannif Ebû Davud’un bu hadisti şerifi burada rivayet etmekten maksadı kelimesindeki sin hafinin üstünlü ve esreli olarak okunabileceğine dikkatleri çekmektedir. Çünkü hadis-i şerifte Fahri Kainat Efendimizin bu kelimeyi esreli olarak okuduğu ifade edilmektedir.
Bu mevzuda Avnü’l Mabud yazan şöyle diyor: “O ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeyle övülmeyi sevenlerin “onacaklarını sanma”[Âl-i İmran 188] ayet-i kerimesindekî kelimesini Şamî, Hamza ve Âsim, “sin” in üstünüyle, geri kalan kıraat imamları da sinin esresiyle okumuşlardır, el-Gays ve Lisanu’1-Arab isimli lügat kitaplarında bu kelimelerin her iki şekilde de okunabileceği ifade ediliyor.
Bezlü’l Mechud yazarı da, cumhur ulemanın bu kelimeyi sinin fethasıyla okuduğunu söylemiştir. Bu hadisle ilgili fıkhi açıklama 142 nolu hadisin şerhinde geçmiştir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar