SÜNEN EBU DAVUD
HARAC – İMARA – FEY’ BAHSİ
DEVAM: 35-37. Ölü Araziyi İhya Etme
Ebû Hamayd-es-Saîdî’den demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.)’le birlikte Tebuk savaşına çıkmıştım. (Hz. Nebi) Vadi’l-kura’ya geldiği zaman bahçesinde (duran) bir kadınla karşılaştı.
Bunun üzerine sahabilerine (Bu kadının bahçesinden kalkacak olan hurmanın miktarını) “tahmin edin” (bakalım) buyurdu ve kendisi (onu) on kile (olarak) tahmin etti, kadına da: “Buradan çıkacak olan (hurma mikdarın)i iyi belle!” dedi. Sonra (yola koyulduk ve) Tebük’e geldik. (Orada) Eyle hükümdarı Rasûlullah (s.a.v.)’e beyaz bir katır hediye etti. Rasûlullah (s.a.v.) de o hükümdara bir cübbe giydirdi. Ve O’na yani memleketi (halkı)’na (cizye karşılığında eski topraklarında kalacaklarına dair bir eman) yaz(dır)dı. (Bu seferden dönüşümüz esnasında) Vadi’l-kura’ya geldiğimizde (Hz. Nebi daha önce bahçesinde rastlamış olduğumuz) kadına “Bahçende ne kadar (hurma) oldu?” diye sordu. (Kadın) da:
“On kile” dedi (yani) Rasûlullah (s.a.v.)’in tahmini(ni söyledi). Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) “Ben Medine’ye (gitmekte) acele ediyorum. Benimle beraber acele (Medineye gitmek) isteyen acele etsin” buyurdu.
İzah:
Buharî, zekât, cihâd, hibe, cizye; Müslim, fadail; Ahmed b. Hanbel V-424-425.
Vadilkura: Hicaz’ın Şam tarafına düşen eski bir şehirdir. Ey-le’de; Mısır’la Mekke arasında bir sahil şehridir. Buranın hükümdarı Yuhanna b. Ru’bedir.
Hadisin zahirine bakılırsa, Hz. Nebie Düldül, hicretin dokuzuncu senesinde vukubulan bu gazada hediye edilmiştir. Oysa Hz. Peygamberin, hicretin sekizinci yılında vukubulan Huneyn savaşında bu katırın üzerinde bulunduğu sahih hadislerle rivayet edilmiş ve şöhret bulmuştur.
Kadı Iyâz bu zahiri çelişkiyi gidermek için şöyle demiştir: “O halde hayvanın hediye edilmesi Tebük gazasından önceye hamledilir. Zaten hediye meselesi, elçinin gelmesi üzerine (vav) ile atfedilmiştir. Bu edat tertib iktiza etmez.
Vesk: Altmış sa’ demektir. Bu mikdar tahminen onbeş teneke eder.
Avnü’l-Ma’bûd yazarına göre, mevzumuzu teşkil eden bu hadisin, bab başlığıyla ilgisi, Hz. Nebiin Vadilkura’da bir bahçede rastladığı kadının bahçesini yine o kadına bırakmasıdır. Çünkü bu bahçeyi o kadın ihya ettiğinden bahçe onun mülkü olmuştur. Rasûl-ü Zişan Efendimiz bu sebeble sözü geçen bahçeyi eski sahibesinin elinde bırakmıştır.
Bezlü’l-Mechûd yazarına göre, bu hadisin bab başlığıyla ilgisi Hz. Nebiin Eyle arazisini cizye karşılığında Eyle halkına bırakmasıdır. Çünkü o araziyi Eyle halkı ihya etmiştir. Bu sebeple Hz. Nebi bu araziyi cizye karşılığında yine eski sahiplerinin elinde bırakmıştır.
Siyer kitaplarında bu hadise şöyle anlatılır.
Eyle halkı, Arap kabilelerinin birer birer müslüman olduklarını görünce, Nebiimizden korkmağa başlamışlardır.
Fakat Nebiimizin Ukeydir, b. Abdülmelik’e asker gönderip onlara şefkatli davrandıklarını gördükleri zaman, Eyle kralı Yuhanne b. Ru’-be yanına Cerba’ ve Ezrûh halkı temsilcilerini alarak, Tebuk’e Nebiimizle görüşmeye geldi.
Yuhanne’nin göğsünde altın bir haç, alnının saçı da, toplanmış ve bağlanmış bulunuyordu.
Yuhanne Nebiimizi görünce, ellerini, göğsüne koyup başını eğerek Nebiimize saygı işareti yaptı.
Nebiimiz de, ona “kaldır başını!” diye işaret buyurdu.
Yuhanne, hıristiyandı. Aynı zamanda Uskuftu.
Uskuf, Hıristiyan din bilgini, din başkanı demektir.
Nebiimiz, Yuhanne’ye, yemen kumaşından yapılmış bir elbise giydirdi.
Kendisinin, Bilâl-i Habeşî’nin yanında konuklanmasını ve ağırlanmasını emr buyurdu.
Yuhanne, getirdiği ak katırı Nebiimize hediye etti. Musa b. Uk-be’ye göre: Nebiimiz-Yuhanne’yi Müslümanlığa davet, etti.
Yuhanne, yanaşmadı ve cizye vermeğe razı oldu.
Yuhanne’nin Nebiimizle Yaptığı Anlaşma:
Yuhanne b. Ru’be, yurdundaki erginlik çağına basıp ustura tutmağa başlayan her erkek başına yılda bir dinar (altın) cizye vermek üzere Peygamberimizle sulh yaptı.
Eyle’de üç yüz erkek bulunuyordu. Buna göre: Yıllık cizye, üçyüz dinar tutuyordu.
Eyle”halkı, müslümanlardan, yanlarına uğrayacak olanları konuklamak ve ağırlamakla da, mükellef idiler.
Nebiimizin Yuhanne ve Eyle Halkı İçin Yazdırdığı Yazı:
Nebiimiz, Yuhanne ve Eyle halkı için yazdırdığı yazıda şöyle buyurdu:
Bismillahirrahmanirrahim
Bu, Allah ve Allah’ın Rasûlii Nebi Muhammed tarafından Yuhanne b. Ru’be ile Eyle* halkından denizdeki gemilerde bulunanları ve karadaki gezen, dolaşanları için eman yazısıdır:
Gerek bunlar ve gerek Şam, Yemen ve deniz sahili halkından Eylelilerle birlikte bulunanlar, Allah’ın ve Muhammed Nebiin himayesi ildedirler.
Onlardan bir kötülük işleyeni, yanındaki malı koruyamayacak, onun malı, insanlardan, alan kimse içinde, helâl olacaktır.
Gerek su almak isteyenin, gerek denizde veya karada dilediği yola gitmek isteyenin engellenmesi helal olmayacaktır.
Bunu, Rasûlullah (s.a.v.)’ın izniyle Cuheym b. Salt ve Şurahbil b. Ha sene, yazdı”.
Nebiimiz Eyle halkına e mân alameti olmak üzere verdiği Bürde:
Nebiimiz, Eyle halkına, yazı ile birlikte kendileri için eman alameti olmak üzere bir de Bürde (elbise) vermişti.
Abül Abbas Abdullah b. Muhammed, bu.Bürde’yi üçyüz dinara satın almıştır.
Abbas oğullan, bu hırkaya, seleften halefe tevarüs ettiler. Halifeler, bayram günlerinde onu, üzerlerine giyinip Nebiimize aid Asa’yı ellerine alarak sekînet ve vakarla dışarı çıktıkları zaman, ondan kalbler ürperir, gözler kararırdı.[Koksal M. Asım, İslâm Tarihi, IX, 224-226.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar