SÜNEN EBU DAVUD
EYMAN VE’N-NUZUR BAHSİ
DEVAM: 9. Yeminde İstisna
İbn Ömer (r.a.), Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Yemin edip de istisna eden kimse, isterse döner, isterse hıns (yemini bozma) olmadan terkeder.”
İzah:
Nesâî, eymân; Ahmed b. Hanbel, II, 6, 49.
Bu hadis, Lü’lüî’nin rivayetinde mevcut değildir. İbn Dâse’nın rivayetinde vardır.
Yeminde istisnadan maksadın yemin ederken “inşaalah” demek olduğu yukarıdaki hadiste anlatılmıştı.
Hadisten; yemine bitişik olarak edilen istisna ile, yeminin mevzuu yerine getirilmese bile yeminin bozulmuş sayılmayacağı anlaşılmaktadır.
Bu hadise şerh olarak, Hattâbî şunları söylemektedir:
“İstisna etse” sözünün manası: kalbi ile değil, dili ile istisna etmesidir. Çünkü Ebû Dâvûd’dan başkalarının rivayetinde “yemin edip, inşaallah diyen kimse…” şeklinde bir cümle vardır. Bu hükmün içine; talâk, köle azadı ve bunların dışındaki tüm yeminler girer. Çünkü Hz. Nebi (s.a.v.) bunu genel bir şekilde ifade etmiş, tahsis etmemiştir. Âlimler, bir şeyi yapma veya yapmamaya yemin edip de istisna eden (inşallah diyen) kişiden hıns (yen.ini bozma) in sakıt olduğunda görüşbirliği içindedirler. Talâk veya köle azadı için yemin etme ve istisnada bulunma konusunda ise, Mâlik ve Evzaî; istisnanın fayda etmeyeceğini, boşanma ve köle azadının vaki olduğu görüşündedirler. Mâlikîlerin bu konudaki illetleri şudur: Keffaretin dahil olduğu tüm yeminlerde, istisna amel eder. Keffaretin bulunmadıklarında ise istisna amel etmez.
Mâlik der ki: Beytullah’a kadar yürümeye yemin ettiği ve istisnada bulunduğu zaman, istisna düşer, yemininde hânis olur.
Hattâbî’nin hadisle ilgili sözleri burada sona ermektedir.
Diğer âlimlerin de hadis üzerinde şerhleri vardır. Ancak bunlar, bizim bir önceki hadisin şerhinde verdiğimiz bilgilerle paralel bir biçimdedir. Onun için bu şerhlerin buraya tekrar aktarılmasına gerek yoktur.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar