bn Ebi eybe – Hadis 32

Dua’da Hidayet, Af, Afiyet ve. … İstemek

ذكر الأمر بسؤال العبد ربه جل وعلا الهداية والعافية والولاية فيمن رزق إياها

Kula, Rabbinden Kendisine Bahşettiği Şeylerde Hidayet, Afiyet ve Gözetim istemesinin Emredilmesi [ 945 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني قال حدثنا محمد بن بشار قال حدثنا محمد قال حدثنا شعبة قال سمعت بريد بن أبي مريم يحدث عن أبي الحوراء السعدي قال قلت للحسن بن علي ما تذكر من رسول الله صلى الله عليه وسلم قال أذكر أني أخذت تمرة من تمر الصدقة فجعلتها في في فانتزعها بلعابها فطرحها في التمر وكان يعلمنا هذا الدعاء اللهم اهدني فيمن هديت وعافني فيمن عافيت وتولني فيمن توليت وبارك لي فيما أعطيت وقني شر ما قضيت إنك تقضي ولا يقضي عليك إنه لا يذل من واليت قال شعبة وأظنه قال تباركت وتعاليت قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه أبو الحوراء ربيعة بن شيبان السعدي وأبو الجوزاء اسمه أوس بن عبد الله وهما جميعا تابعيان بصريان 945- Ebu’I-Havra es-Sa’di anlatıyor: Ben, Hasan b. Ali’ye: “Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den bir şey hatırlıyor musun?” dedim. Bunun üzerine Hasan b. Ali şu karşılığı verdi: Hatırladığıma göre (Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e zekat hurmasından bir şey getirilmişti.) Derken sadaka hurmasını alıp ağzıma attım. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu salyasıyla birlikte (ağzımdan) çıkarıp (zekat) hurma(ları)nın içerisine attı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize şu duayı öğretti: “Allahümme’hdinı fi men hedeyte, ve Minı fi men Meyte, ve tevellenı fi men tevelleyte, ve barik li fi ma a’tayte, ve kını şerre ma kadayte, fe inneke tekdi ve la yukda aleyke, innehu la yezillu men valeyte, tebarekte ve tealeyte (= Allahım! Hidayete erdirdiklerin içerisinde beni de hidayete erdir. Afiyet verdiklerin arasında bana da afiyet ver. Gözettiklerinin içinde beni de gözet. Verdiğin şeylerde benim için bereket kıL. Hüküm (takdir) ettiklerinin şerrinden beni koru. Şüphesiz sen hüküm (takdir) edersin. Senin takdirine karşı gelinmez. Senin işini üzerine aldığın kişi alçalmaz. Senin hayrın pek çoktur ve sen, sana layık olmayan şeylerden münezzehsin).” Ebu Hatim der ki: “Ebu’l-Havra, Rabia b. Şeyhan es-Sa’dl’diL Ebu’l-Cevza ise Evs b. AbdiHalı olup her ikisi de Basralı tabilindan kimselerdir.” [Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1281); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/200; EbU Davud 1425; Nesai 3/248; Tirmizi 464; İbn Mace 1178; Darimi 1/373.

ذكر الأمر بسؤال العبد ربه جل وعلا المغفرة والرحمة والهداية والرزق

Kula Rabbinden Mağfiret, Rahmet, Hidayet ve Rızık istemesinin Emredilmesi [ 946 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا إسحاق بن إسماعيل الطالقاني قال حدثنا بن نمير ويعلى بن عبيد قالا حدثنا موسى الجهني عن مصعب بن سعد بن أبي وقاص عن أبيه قال جاء أعرابي إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله علمني كلاما أقوله قال قل لا إله إلا الله وحده لا شريك له الله أكبر كبيرا والحمد لله كثيرا وسبحان الله رب العالمين ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم العزيز الحكيم قال هؤلاء لربي فما لي قال قل اللهم اغفر لي وارحمني واهدني وارزقني 946- Mus’ab b. Sa’d, babasından bildiriyor: Resulullah’a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir bedevi geldi ve: “Ey Allah’ın peygamberi! Bana söyleyeceğim bir dua öğret” dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurdu: “Şöyle de: ‘‘La ilahe illallahu vahdehu la şerıke leh. Allahu ekber kebıran ve’l-hamdu lillahi kesıra ve sübhanallahi Rabbi’I-Alemın, vela havle vela kuvvete illa billahi’l-azızi’l-hakim’‘ (= Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. O, birdir ve hiç bir ortağı yoktur. Her yönüyle Allah en büyüktür, eksiksiz övgülerin hepsi Ona aittir. Tüm güç ve kuvvetlerin ancak her şeye gücü yeten ve yaptığı her şeyi yerli yerince yapan Allah tarafından verileceğini kabul ederim)” Bedevi: “Bunlar Rabbim içindir. Kendim için ne söyleyeyim?” diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ”Allahım! Beni bağışla, bana merhamet et, hidayet ver ve rızık ver, de” buyurdu. [Tahric:] Elbani: Sahih (el-Kelimu’t-tayyib 14); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/185; Müslim 2696.

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه كل ما في هذه الأخبار اللهم اهدني اللهم إني أسألك الهدى وما يشبهها من الألفاظ إنما أريد بها الثبات على الهدى والزيادة فيه إذ محال أن يؤمن المؤمن بسؤال الزيادة وقد هداه الله قبل ذلك

Ebu Hatim der ki: Bu hadislerde geçen “Allahım! Bana hidayet ver!” ya da ”Allahım! Senden hidayeti istiyorum” ve benzeri ifadeler hidayet üzerinde sebat ve bu sebatın daha da arttırılması anlamındadır. Zira Allah tarafından zaten hidayete erdirilen bir müminin bu hidayetinin daha da artırılmasını istemesinin bir anlamı yoktur.

ذكر ما يستحب للمرء سؤال الرب جل وعلا المعونة والنصر والهداية

Kişinin Rab’den Yardım, Destek ve Hidayet Dilemesinin Müstehaplığı [ 947 ] أخبرنا الفضل بن الحباب قال حدثنا محمد بن كثير العبدي قال بخبرنا سفيان عن عمرو بن مرة عن عبد الله بن الحارث عن طليق بن قيس الحنفي عن بن عباس قال كان النبي صلى الله عليه وسلم يقول رب أعني ولا تعن علي وانصرني ولا تنصر علي وامكر لي ولا تمكر علي واهدني ويسر الهدي لي وانصرني على من بغى علي رب اجعلني لك شاكرا لك ذاكرا لك أواها لك مطواعا لك مخبتا أواها منيبا رب تقبل توبتي واغسل حوبتي وأجب دعوتي وثبت حجتي واهد قلبي وسدد لساني واسلل سخيمة قلبي 947- ibn Abbas der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: Rabbim! Bana yardım et, aleyhimde olan kimselerden de yardımını esirge Bana zafer ver, bana karşı olanlara ise zaferi tattırma. Olayları lehime çevir, aleyhime döndürme. Bana hidayet ver ve doğru yolu göstermeyi bana kolaylaştır. Bana isyan edenlere karşı bana yardım et. Rabbim! Beni sana karşı çok şükreden, seni çokça zikreden, azabından korkan sana itaat edip boyun eğen, sana yönelip dua eden biri kıL. Rabbim! Tövbemi kabul et ve günahlarımı temizle. Delilimi tutarlı ve sarsılmaz kıL. Kalbimi doğru yola ilet Dilimi (hakka) uygun kıL. içimden de kin ve öfkeyi çıkarıp at.” [Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1353); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/227; Ebu Davud 1510; Tirmizi 3551; İbn Mace 3830.

ذكر الخبر المدحض قول من زعم أن هذا الخبر لم يسمعه عمرو بن مرة عن عبد الله بن الحارث

Bunu Abdullah b. el-Haris’ten Rivayette Amr b. Murre’nin Tek Kaldığını iddia Edenin Kavlini çürüten Haber [ 948 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا محمد بن يحيى بن سعيد القطان قال حدثنا أبي قال حدثني سفيان قال حدثني عمرو بن مرة قال حدثني عبد الله بن الحارث المعلم قال حدثني طليق بن قيس الحنفي عن بن عباس قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يدعو فيقول اللهم أعني ولا تعن علي وانصرني ولا تنصر علي وامكر لي ولا تمكر علي واهدني ويسر لي الهدى وانصرني على من بغى علي اللهم اجعلني لك شكارا لك ذكارا لك مطواعا إليك مخبتا لك أوها منيبا رب اقبل توبتي واغسل حوبتي وثبت حجتي وسدد لساني واسلل سخيمة قلبي قال أبو حاتم محمد بن يحيى بن سعيد أبو صالح ما حدثنا عنه أبو يعلى إلا هذا الحديث 948- ibn Abbas der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: “Allahım! Bana yardım et, aleyhimde olan kimselerden de yardımını esirge. Bana zafer ver, bana karşı olanlara ise zaferi tattırma. Olayları lehime çevir, aleyhime döndürme. Bana hidayet ver ve doğru yolu göstermeyi bana kolaylaştır. Bana isyan edenlere karşı bana yardım et. Rabbim! Beni sana karşı çok şükreden, seni çokça zikreden, azabından korkan sana itaat edip boyun eğen, sana yönelip dua eden biri kıL. Rabbim! Tövbemi kabul et ve kusurlarımı temizle. Delilimi tutarlı ve sarsılmaz kıL. Kalbimi doğru yola ilet. Dilimi (hakka) uygun kıL. içimden de kin ve öfkeyi çıkarıp at.” Ebu Hatim der ki: “Muhammed b. Yahya b. Said’in künyesi Ebu Salih’tir. Ebu Ya’la ondan bize sadece bu hadisi bildirdi.” [Tahric:] Elbani: Sahih (Zilalu’l-cenne 384; Tahricu’l-Mişkat 2488); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 1/227; Ebu Davud 1511; Nesai 607.

ذكر ما يستحب للمرء أن يسأل الله جل وعلا العافية في أموره كلها

Kişinin Tüm işlerinde Atiyeti Dilemesinin Müstehaplığı [ 949 ] سمعت عبد الله بن محمد بن سلم ببيت المقدس يقول سمعت هشام بن عمار يقول سمعت محمد بن أيوب بن ميسرة بن حلبس يقول سمعت أبي يقول سمعت بسر بن أرطاة يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول اللهم أحسن عافيتنا في الأمور كلها وأجرنا من خزي الدنيا وعذاب الآخرة وأخبرناه الصوفي قال حدثنا الهيثم بن خارجة قال حدثنا محمد بن أيوب بن ميسرة بسناده وقال عاقبتنا بالقاف 949- Busr b. Ertat’ın naklettiğine göre. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: “Allahım! Bütün işlerimizde bizlere afiyetler ihsan et. Bizleri dünyada rezil düşmekten, ahirette de azaba maruz kalmaktan koru.” Bu hadis başka bir kanalla da rivayet olunmuştur. Ancak: “atiyet” yerine ”(güzel) akıbet” lafzını kullanılmıştır. [Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu’d-daife 2907); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 4/181.

ذكر الأمر بسؤال الله جل وعلا العافية إذ هي خير ما يعطى المرء بعد التوحيد

Tevhıdden Sonra Kişiye Verilen En Hayırlı Şey Afiyet Olduğu için Allah’tan Afiyeti Dilemenin Emredilmesi [ 950 ] أخبرنا بن قتيبة قال حدثنا حرملة قال حدثنا بن وهب قال أخبرني حيوة بن شريح قال سمعت عبد الملك بن الحارث السهمي عن أبي هريرة قال سمعت أبا بكر رضوان الله عليه على هذا المنبر يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم هذا اليوم عام أول يقول ثم استعبر أبو بكر رضوان الله عليه فبكى ثم قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول لن تؤتوا شيئا بعد كلمة الإخلاص مثل العافية فسلوا الله العافية 950- Ebu Hureyre der ki: Bu minberde Ebu Bekr’in şöyle dediğini işittim: “Geçen yıl bu gün Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim … Ebu Bekr bunu dedikten sonra ağlamaya başladı. Sonrasında şöyle devam etti: “Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: “Ey insanlar! Yüce Allah’tan afiyeti dileyin! Zira bir kula ihlas kelimesinden (Kelime-i tevhidden) sonra verilebilecek en hayırlı şey afiyettir.” [Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (er-Ravdu’n-nadir 917); Ahmed 1/4; Bak hadis no: 952.

ذكر الأمر بتقرين العفو إلى العافية عند سؤاله الله جل وعلا لمن سألها

Allah’tan Afiyeti Dilerken Yanında O’ndan Affedilmeyi de istemenin Emredilmesi [ 951 ] أخبرنا الفضل بن الحباب الجمحي قال حدثنا موسى بن إسماعيل قال حدثنا حماد بن سلمة قال حدثنا أبو جهضم موسى بن سالم عن عبد الله بن عباس أنه قال يا رسول الله ما أسأل الله قال سل الله العفو والعافية ثم قال ما أسأل الله قال سل الله العفو والعافية 951- ibn Abbas bildiriyor: Kendisi Resulullah’a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Ey Allah’ı Resulü! Allah’tan ne isteyeyim?” diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Allah’tan affedilmeyi ve afiyeti dile” buyurdu. Yine: “Allah’tan ne isteyeyim?” diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Allah’tan affedilmeyi ve afiyeti dilebuyurdu. [Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (er-Ravdu’n-nadir 917); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 1/209; Tirmizi 3514.

ذكر الأمر بسؤال العبد ربه جل وعلا اليقين بعد المعافاة

Afiyetten Sonra Kula Rabbinden Yakini Dilemesinin Emredilmesi [ 952 ] أخبرنا عبد الله بن محمد الأزدي قال حدثنا إسحاق بن إبراهيم الحنظلي قال حدثنا عبد الرحمن بن مهدي عن معاوية بن صالح عن سليم بن عامر الكلاعي عن أوسط بن عامر البجلي قال قدمت المدينة بعد وفاة رسول الله صلى الله عليه وسلم فلقيت أبا بكر يخطب الناس وقال قام فينا رسول الله صلى الله عليه وسلم عام أول فخنقته العبرة ثلاث مرات ثم قال يا أيها الناس سلوا الله المعافاة فإنه لم يعط أحد مثل اليقين بعد المعافاة ولا أشد من الريبة بعد الكفر وعليكم بالصدق فإنه يهدي إلى البر وهما في الجنة وإياكم والكذب فإنه يهدي إلى الفجور وهما في النار أراد به مرتكبهما لا نفسهما 952- Evsat b. Amir el-BecelT şöyle der: Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefatından sonra Medine’ye geldim. Geldiğimde Ebu Bekr’in minber üzerinde hutbe verdiğini gördüm. Hutbesinde: “Geçen sene Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hutbe vermek üzere kalktı … ” dedi ve ağlamaya başladı. Konuşması ağlaması da böyle üç defa kesildi. Kendine geldiğinde şöyle devam etti: Sonra kalkıp buyurdu ki: “Ey insanlar! Yüce Allah’tan afiyeti dileyin! Zira bir kula yakıni bir imandan sonra verilebilecek en hayırlı şey afiyettir. Yine küfürden sonra kişiye şüpheye götürecek en büyük şey, afiyet konusudur. Doğruluktan ayrılmayın. Zira doğruluk kişiyi iyi olan şeylere yöneltir. Doğruluk da, iyi şeyler de Cennette olacaklardır. Yalandan da sakının! Zira yalan kişiyi günah olan şeylere yöneltir. Yalan da, günahlar da Cehennemde olacaktır.” bununla bizatihi yalan söyleyip günahı kendileri işleyenler kasdedilmiştir- [Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (er-Ravdu’n-nadir 917); Şuayb: İsnadı kavidir. Ahmed 1/8; Tirmizi 3558; İbn Mace 3849.

ذكر الإخبار عما يستعمله

[ 953 ] أخبرنا السختياني حدثنا عثمان بن أبي شيبة حدثنا زيد بن الحباب حدثنا بن ثوبان قال أخبرني عمير بن هانئ قال سمعت جنادة بن أبي أمية يقول سمعت عبادة بن الصامت يحدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم أن جبريل رقاه وهو يوعك فقال بسم الله أرقيك من كل داء يؤذيك من كل حاسد إذا حسد ومن كل عين وسم والله يشفيك 953- Ubade b. es-Samit bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) rahatsız olduğu sırada O’na Cebrail okuma tedavisi (rukye) yapıp: “Allah’ın adıyla, sana eziyet veren her türlü hastalığa, haset ettiğinde her hasetçiye, her türlü göz değmesi ve zehire karşı sana okuma tedavisi (rukye) yapıyorum. Allah sana şifa verecektir!” dedi. [Tahric:] Elbani: Hasen; Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 5/323; İbn Mace 3527.

ذكر ما يستحب للمرء أن يسأل الله جل وعلا التفضل عليه بمغفرة أنواع ذنوبه

Kişinin Çeşitli Günahlarını Bağışlaması için Allah’a Niyaz Etmesinin Müstehaplığı [ 954 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير قال حدثنا معاوية بن هشام قال حدثنا شريك عن أبي إسحاق عن أبي بردة عن أبي موسى قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول اللهم اغفر لي جدي وهزلي وخطئي وعمدي وكل ذلك عندي 954- Ebu Musa der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şu duaları yapardı: “Allahım! Ciddi ve şaka yollu yaptıklarımı, hatayla ve bilerek yaptıklarımı bağışla. Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim.” [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’s-sahiha 2944); Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed 4/417; Buhari 6399.

ذكر ما أبيح للمرء أن يسأل الله ربه جل وعلا المغفرة لذنوبه بلفظ التمثيل

Kişinin Günahları için Allah’tan Bağışlanma Dilerken Benzetme ifadelerini Kullanmasının Mübahlığı [ 955 ] أخبرنا عبد الله بن محمود السعدي قال حدثنا محمد بن عبد العزيز بن أبي رزمة قال حدثنا إبراهيم بن يزيد قال حدثنا رقبة بن مصقلة عن مجزأة بن زاهر الأسلمي عن بن أبي أوفى قال كان النبي صلى الله عليه وسلم يقول اللهم طهرني من الذنوب بالثلج والبرد والماء اللهم طهرني من الذنوب كما يطهر الثوب من الدنس 955- Abdullah b. Ebı Evfa der ki: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: “Allahım! Beni kar, dolu ve (soğuk) su ile temizle. Allahım! Giysinin kirden temizlendiği gibi beni günahlardan temizle.” [Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva’ 8); Şuayb: İsnadı sahihtir. Nesai 1/199.

ذكر ما يستحب للمرء أن يقدم قبل هذا الدعاء التحميد لله جل وعلا

Kişinin Bu Duayı Etmeden Önce Hamdetmesinin Müstehaplığı [ 956 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا أبو خيثمة قال حدثنا يزيد بن هارون قال أخبرنا شعبة عن مجزأة بن زاهر عن بن أبي أوفى قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول اللهم لك الحمد ملء السماوات وملء الأرض وملء ما شئت من شيء بعد اللهم طهرني بالثلج والبرد والماء البارد اللهم طهرني من ذنوبي كما يطهر الثوب الأبيض من الدنس 956- Abdullah b. Ebı Evfa der ki: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: “Allahım! Gök dolusunca, yer dolusunca ve bundan sonra dilediğin şeyler dolusunca hamd yalnızca sana mahsustur. Allahım! Beni kar, dolu ve soğuk su ile temizle. Allahım! Beyaz giysinin kirden temizlendiği gibi beni günahlardan temizle.” [Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva’ 1/41); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/354; Müslim 476/204; Nesai 1/198; Tirmizi3547.

ذكر ما يستحب للمرء أن يسأل الرب جل وعلا المغفرة لذنوبه وإن كان في لفظه استقصاء

Detaylı Lafızlarla Olsa da Kişinin Rab’den Günahları için Bağışlanma Dilemesinin Müstehaplığı [ 957 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني قال حدثنا محمد بن بشار قال حدثنا عبد الملك بن الصباح المسمعي قال حدثنا شعبة عن أبي إسحاق عن بن أبي موسى الأشعري عن أبيه قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يدعو بهذا الدعاء رب اغفر لي خطيئتي وجهلي وإسرافي في أمري وما أنت أعلم به مني اللهم اغفر لي خطاياي وعمدي وجهلي وجدي وهزلي وكل ذلك عندي اللهم اغفر لي ما قدمت وما أخرت وما أسررت وما أعلنت إنك أنت المقدم وأنت المؤخر وأنت على كل شيء قدير 957- Ebu Musa el-Eş’arı bildiriyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: “Allahım! Hatalarımı, cehaletimi, işlerimde yanılgılarımı ve benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla. Allahım! Bilerek veya bilmeyerek, hataen veya kasden, ciddi ve şaka yollu yaptığım hatalarımı affet ki böylesi hataların hepsi de bende var. Allahım! Önceki ve sonraki, gizli veya açık, senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla. Zira öne alan ve erteleyen sensin. Sen her şeye kadirsin.” [Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Buhari 6398; Müslim 2719; Bak hadis no: 954. Firdevsi ve Güzel Ahlakı İstemek

Check Also

bn Ebi eybe – Hadis 001

← bn Ebi eybe - Hadis 26bn Ebi eybe – Hadis 001الوحي Vahiy [ 33 …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir