bn Ebi eybe – Hadis 30

İstiğfara Dair Dua

ذكر الأشياء الثلاثة التي إذا دعا المرء ربه بها أعطي إحداهن

Kişinin Rabbine Dua Ettiğinde Ona Birini Verdiği Üç Şey [ 922 ] حدثنا بن سلم قال حدثنا عبد الرحمن بن إبراهيم قال حدثنا عمرو بن أبي سلمة قال حدثنا زهير بن محمد عن هشام بن عروة عن أبيه عن عائشة قالت اتى جبريل النبي صلى الله عليه وسلم فقال إن الله يأمرك ان تدعو بهؤلاء الكلمات فإني معطيك إحداهن قال اللهم إني أسألك تعجيل عافيتك أو صبرا على بليتك أو خروجا من الدنيا إلى رحمتك 922- Hz. Aişe der ki: Cebrail, Hz. Peygamber’e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: “Yüce Allah sana şu sözler ile dua etmeni emrediyor. Bu üçünden biri de sana verilecektir ki bunlar şöyledir: ‘‘Allahım! Senden acele bir afiyeti veya bela üzerine sabrı veya dünyadan rahmetinle çıkmayı diliyorum’‘ dedi.” [Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu’d-daife 1756); Şuayb: İsnadı zayıftır.

ذكر البيان بأن المصطفى صلى الله عليه وسلم كان إذا استغفر الله جل وعلا استغفر ثلاثا

Mustafa’nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Allah’tan Bağışlanma Dilediğinde Üç Kere istiğfar Etmesi [ 923 ] أخبرنا أحمد بن علي بن المثنى قال حدثنا أبو خيثمة قال حدثنا بن مهدي قال حدثنا إسرائيل عن أبي إسحاق عن عمرو بن ميمون عن بن مسعود قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يعجبه ان يدعو ثلاثا ويستغفر ثلاثا 923- ibn Mes’ud dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duayı ve istiğfarı üç defa tekrar etmeyi severdi. [Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu’d-daife 4281); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 1/394, 1/397; Ebu Davud 1524.

ذكر البيان بأن هذا العدد المذكور باستغفار المصطفى صلى الله عليه وسلم لم يكن لعدد لم يكن يزيد عليه

Mustafa’nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) istiğfarda Bulunduğu Sayının Üzerine de Çıkıldığı Hakkında [ 924 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا هريم بن عبد الأعلى قال حدثنا معتمر بن سليمان قال سمعت أبي يقول حدثنا قتادة عن أنس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إني لأتوب في اليوم سبعين مرة 924- Enes’in bildirdiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Ben günde yetmiş defa tövbe ederim” buyurdu. [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’d-daife 4410); Şuayb: İsnadı Müslim’in şartınca sahih.

ذكر البيان بأن هذا العدد الذي ذكرناه لم يكن بعدد لم يزده عليه المصطفى صلى الله عليه وسلم

Zikredilen Bu Sayı, Mustafa’nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bu Sayıdan Fazlasını Yapmadığı Anlamına Gelmemektedir [ 925 ] أخبرنا محمد بن الحسن بن قتيبة قال حدثنا حرملة بن يحيى قال حدثنا بن وهب قال أخبرنا يونس عن بن شهاب قال أخبرني أبو سلمة بن عبد الرحمن أنه سمع أبا هريرة يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إني لأستغفر الله وأتوب إليه في اليوم أكثر من سبعين مرة 925- Ebu Hureyre, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: “Ben günde yetmiş defadan fazla Allah’a istiğfar ve tövbe ederim.” Ebu Hureyre, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: “Ben günde yetmiş defadan fazla Allah’a istiğfar ve tövbe ederim.” [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’d-daife 4410); Şuayb: İsnadı Müslim’in şartınca sahih. Ahmed 2/282; Buhari 6307; İbn Mace 3815.

ذكر البيان بأن هذا العدد الذي ذكرناه لم يكن المصطفى صلى الله عليه وسلم يقتصر عليه حتى لا يزيد عليه

Zikredilen Bu Sayı, Mustafa’nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bu Sayıdan FazlasınıYapmadığı ve Bu Kadarıyla Yetindiği Anlamına Gelmemektedir [ 926 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا أبو خيثمة قال حدثنا بن مهدي عن سفيان عن أبي إسحاق عن عبيد الله بن أبي المغيرة عن حذيفة قال كنت رجلا ذرب اللسان على أهلي فقلت يا رسول الله إني خشيت أن يدخلني لساني النار فقال صلى الله عليه وسلم فأين أنت عن الاستغفار إني لأستغفر الله في اليوم مائة مرة قال أبو إسحاق فذكرته لأبي بردة فقال وأتوب 926- Huzeyfe der ki: Ben aileme karşı sivri dilli biriydim. Resulullah’a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Ey Allah’ın Resulü! Dilimin beni cehenneme sokmasından korktum” deyince: “O zaman neden istiğfar etmezsin? Ben günde yüz defa Allah’a istiğfar ederim” buyurdu. (Ravi) Ebu ishak dedi ki: “Bunu Ebu Burde’ye zikrettiğimde o. Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Allah’a tövbe ederim” ibaresini ekledi. [Tahric:] Elbani: Zayıf (er-Ravdu’n-nadir 280); Şuayb: İsnadı zayıflır. Ahmed 5/397; İbn Mace 3817; Darimi 2/302.

ذكر وصف الاستغفار الذي كان يستغفر صلى الله عليه وسلم بالعدد الذي ذكرناه

Mezkur Sayıyla Mustafa’nın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yaptığı istiğfarın Vasfı [ 927 ] أخبرنا عبد الله بن محمد بن سلم ببيت المقدس قال حدثنا بن أبي عمر العدني قال حدثنا سفيان عن محمد بن سوقة عن نافع عن بن عمر قال ربما أعد لرسول الله صلى الله عليه وسلم في المجلس الواحد مائة مرة رب اغفر لي وتب علي إنك أنت التواب الرحيم 927- ibn Ömer der ki: Bazen Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir mecliste yüz defa: “Rabbim! Beni bağışla ve tövbemi kabul et! Sen ki tövbeleri kabul eden ve günahları bağışlayansın” diye dua ettiğini sayardım. [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’s-sahiha 556; Sahih Ebu Davud 1357); Şuayb: İsnadı Müslim’in şartınca sahih. Ahmed 2/21; Ebu Davud 1516; Tirmizi 3434; İbn Mace 3814.

ذكر إباحة الاقتصار على دون ما وصفنا من الاستغفار

Anlatıldığı Şeklin Dışında istenilen Sayıda istiğfarın Yapılabileceği Hakkında [ 928 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني حدثنا عمرو بن عثمان بن سعيد حدثنا الوليد بن مسلم عن سعيد بن عبد العزيز عن إسماعيل بن عبيد الله بن أبي المهاجر عن خالد بن عبد الله بن الحسين عن أبي هريرة قال ما رأيت أحدا أكثر أن يقول استغفر الله وأتوب إليه من رسول الله صلى الله عليه وسلم 928- Ebu Hureyre der ki: Resulullah’tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha çok: “Allah’a tövbe ve istiğfar ederim” diyen birini görmedim. [Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir.

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه كان المصطفى صلى الله عليه وسلم يستغفر ربه جل وعلا في الأحوال على حسب ما وصفناه وقد غفر الله له ما تقدم من ذنبه وما تأخر ولاستغفاره صلى الله عليه وسلم معنيان أحدهما أن الله جل وعلا بعثه معلما لخلقه قولا وفعلا فكان يعلم أمته الاستغفار والدوام عليه لما علم من مقارفتها المآثم في الأحايين باستعمال الاستغفار والمعنى الثاني أنه صلى الله عليه وسلم كان يستغفر لنفسه عن تقصير الطاعات لا الذنوب لأن الله جل وعلا عصمه من بين خلقه واستجاب له دعاءه على شيطانه حتى أسلم وذاك أن من خلق المصطفى صلى الله عليه وسلم كان إذا أتى بطاعة لله عز وجل داوم عليها ولم يقطعها فربما شغل بطاعة عن طاعة حتى فاتته إحداهما كما شغل صلى الله عليه وسلم عن الركعتين اللتين بعد الظهر بوفد تميم حيث كان يقسم فيهم ويحملهم حتى فاتته الركعتان اللتان بعد الظهر فصلاهما بعد العصر ثم دوام عليهما في ذلك الوقت فيما بعد فكان استغفاره صلى الله عليه وسلم لتقصير طاعة أن أخرها عن وقتها من النوافل لاشتغاله بمثلها من الطاعات التي كان في ذلك الوقت أولى من تلك التي كان يواظب عليها لا أنه صلى الله عليه وسلم كان يستغفر من ذنوب يرتكبها

Ebu Hatim der ki: “Yüce Allah tarafından geçmiş ve gelecek tüm günahları bağışlanmış olmasına rağmen Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha önce de zikrettiğimiz gibi her durumunda Allah’tan bağışlanma dilerdi. Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bağışlanma dilemesi iki anlama gelmektedir. Birincisi, Yüce Allah, Resulullah’ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hem kavli, hem de fiili olarak insanlara bir öğretmen olarak göndermiştir. Bağışlanma dileme ikide bir işlenen günahlardan kişiyi nefret ettireceği için de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle yaparak ümmetine bağışlanma dilemeyi ve bunun daimi olarak yapılmasını öğretmekteydi. İkincisi, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) işlediği günahlara değil, taate yönelik taksiratına karşı bağışlanma dilemekteydi. Zira Yüce Allah onu günahlara karşı korumuş, duasını kabul ederek şeytanını müslüman kılmıştır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Allah için bir taatte bulunduğu zaman onu devamlı yapmaya özen gösterirdi. Ancak bazen yine taat olan başka bir şeyle meşgul olunca devamlı yaptığı bir diğer taati ifa etmede kusur ederdi. Örneğin Temım oğullarının heyeti geldiği zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara mal ve binek tedarik etme işiyle meşgul olduğu için öğlenin farzından sonra her zaman kıldığı iki rekatı vaktinde kılamamış, bu iki rekatı ancak ikindi namazından sonra kılabilmişti. Bu olaydan sonra da bu iki rekatı her zaman olduğu gibi öğle namazından sonra kılmaya devam etmişti. Dolayısıyla Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bağışlanma dilemesi işlediği bir günahtan dolayı değil, nafile olan bir taati yine nafile olan ancak o sırada diğerinden daha öncelikli olan bir taat için her zamanki vaktinde ifa etmeyip geciktirmesinden dolayıdır.”

ذكر الأمر بالاستغفار لله جل وعلا للمرء عما ارتكبه من الحوبات

Kişiye İşlediği Günahlara İstiğfar Etmesinin Emredilmesi [ 929 ] أخبرنا الفضل بن الحباب قال حدثنا أبو الوليد عن شعبة عن عمرو بن مرة أخبرني قال سمعت أبا بردة يقول سمعت رجلا من جهينة يقال له الأغر من أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم يحدث بن عمر أنه سمع النبي صلى الله عليه وسلم يقول يا أيها الناس توبوا إلى ربكم فإني أتوب إليه كل يوم مائة مرة 929- Ebu Burde der ki: Cüheyne kabilesinden ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in ashabından Eğarr adında bir adam İbn Ömer’e şöyle dedi: Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ”Ey insanlar! Rabbinize tövbe ediniz. Ben Ona günde yüz defa tövbe ediyorum.” buyurduğunu duydum. [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’s-sahiha 1452); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 4/260; Müslim 2702/42.

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه قوله صلى الله عليه وسلم توبوا إلى ربكم يريد به استغفروا ربكم وكذلك قوله فإني أتوب إليه كل يوم مائة مرة وكان استغفار رسول الله صلى الله عليه وسلم لتقصيره في الطاعات التي وظفها على نفسه لأنه صلى الله عليه وسلم كان من أخلاقه إذا عمل خيرا أن يثبته فيدوم عليه فربما اشتغل في بعض الأوقات عن ذلك الخير الذي كان يواظب عليه بخير آخر مثل اشتغاله بوفد بني تميم والقسمة فيهم عن الركعتين اللتين كان يصليهما بعد الظهر فلما صلى العصر أعادهما فكان استغفاره صلى الله عليه وسلم للتقصير في خير اشتغل عنه بخير ثان على حسب ما وصفنا

Ebu Hatim der ki: Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) “Rabbinize tövbe ediniz!” sözü “Rabbinizden bağışlanma dileyiniz!” anlamındadır. Aynı şekilde ”Günde yüz defa Rabbime tövbe ediyorum” sözü de bağışlanma dileme anlamındadır. Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bağışlanma dilemesi nafile olarak her zaman yaptığı bir taate yönelik taksiratından dolayıdır. Zira hayırlı bir şey yaptığı zaman bunu adet haline getirip devamlı yapması, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ahlakındandı. Ancak bazen yine hayırlı olan başka bir şeyle meşgul olup her zaman yaptığı o hayırlı şeyi ifa etmeyi geciktirebiliyordu. Temim oğullarına mal tedarikinde bulunurken öğle namazından sonra kılmayı adet edindiği iki rekatlık nafile namazı ikindi namazından sonraya kadar geciktirmesi buna örnektir. Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bağışlanma dilemesi zikrettiğimiz gibi hayırlı başka bir şeyle meşguliyetinden dolayı her zaman yaptığı bir başka hayırlı şeye yönelik taksiratı dolayısıyladır.

ذكر الإخبار عما يجب على المرء من تعقيب الاستغفار كل عثرة وإن كان المرء مشمرا في أنواع الطاعات

Taatlara Yönelik Gayret içinde Olsa Dahi Kişinin Her Hata Sonrası Bağışlanma Dilemesinin Gerekliliği [ 930 ] أخبرنا إسماعيل بن داود بن وردان بمصر قال حدثنا عيسى بن حماد قال أخبرنا الليث عن بن عجلان عن القعقاع بن حكيم عن أبي صالح عن أبي هريرة عن رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه قال إن العبد إذا أخطأ خطيئة نكت في قلبه نكتة فإن هو نزع واستغفر وتاب صقلت فإن عاد زيد فيها فإن عاد زيد فيها حتى تعلو فيه فهو الران الذي 930- Ebu Hureyre, Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: “insanoğlu bir hata (günah) işlediği zaman kalbine siyah bir nokta düşer. Eğer bu günahı terk edip istiğfar ve tövbe ederse kalbi temizlenir. O günahını tekrar ederek çoğaltırsa siyah nokta bütün kalbini kaplar. O da Allah’ın zikretmiş olduğu: ‘‘Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir”[Mutaffifin, 1] ayetinde olduğu gibi kirlenenlerdir.” [Tahric:] Elbani: Hasen (et-Ta’liku’r-rağib 2/268); Şuayb: İsnadı hasendir. Tirmizi 3334; İbn Mace 4244.

ذكر الله كلا بل ران على قلوبهم ما كانوا يكسبون

ذكر لفظ لم يعرف معناه جماعة لم يحكموا صناعة العلم

İlimde Derinliği Olmayanların Manasını Bilmediği Lafız [ 931 ] أخبرنا الحسن بن سفيان قال حدثنا محمد بن عبيد بن حساب قال حدثنا حماد بن زيد عن ثابت قال حدثنا أبو بردة عن الأغر المزني وكانت له صحبة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إنه ليغان على قلبي وإني لأستغفر الله كل يوم مائة مرة 931- Ebu Burde’nin bildirdiğine göre Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından olan Eğarr el-Müzenı der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Benim kalbim de perdelenir ve ben her gün yüz defa Allah’tan bağışlanma dilerim” buyurdu. [Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1356); Şuayb: İsnadı Müslim’in şartınca sahih. Ahmed 4/260; Müslim 2702/41; Ebu Davud 1515.

قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه قوله صلى الله عليه وسلم إنه لغان على قلبي يريد به يرد عليه الكرب من ضيق الصدر مما كان يتفكر فيه صلى الله عليه وسلم بأمر اشتغاله كان بطاعة أو اهتمامه بما لم يعلم من الأحكام قبل نزولها كأنه كان يعد صلى الله عليه وسلم عدم علمه بمكة بما في سورة البقرة من الأحكام قبل إنزال الله إياها بالمدينة ذنبا فكان يغان على قلبه لذلك حتى كان يستغفر الله كل يوم مائة مرة لا أنه كان يغان على قلبه من ذنب يذنبه كأمته صلى الله عليه وسلم

Ebu Hatim der ki: Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem), “Benim kalbim de perdelenir” sözündeki perdelenme, içine çöken sıkıntıyı ifade etmektedir. Zira Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bazen bir taatla meşgul iken adet haline getirdiği ve devamlı olarak yaptığı başka bir taati ihmal edebiliyordu. Bu yüzden de içine bir sıkıntı çöküyordu. Ya da bazı konularda henüz vahiy nazil olmadığı için hükümlerini bilemiyordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böylesi hükümleri bilmemeyi günahtan sayıyor ve bu yüzden günde yüz defa bağışlanma diliyordu. Örneğin henüz Mekke’deyken Medine’de nazil olan Bakara suresi’ndeki hükümleri bilmiyordu. Bundan dolayı da içine bir sıkıntı çöküyordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ümmetinden olduğu gibi işlediği bir günahtan dolayı değil bu yönde içine çöken sıkıntıdan dolayı günde yüz defa bağışlanma dilemekteydi.

ذكر سيد الاستغفار الذي يستغفر المرء ربه لما قارف من المأثم

Günah işleyen Kimsenin Bağışlanma Dileyeceği “En Üstün istiğfar” [ 932 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة قال حدثنا أبو أسامة قال حدثنا حسين بن ذكوان عن عبد الله بن بريدة عن بشير بن كعب عن شداد بن أوس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم سيد الاستغفار أن يقول العبد اللهم أنت ربي وأنا عبدك لا إله إلا أنت خلقتني وأنا عبدك أصبحت على عهدك ووعدك ما استطعت أعوذ بك من شر ما صنعت وأبوء لك بنعمتك علي وأبوء لك بذنوبي فاغفر لي إنه لا يغفر الذنوب إلا أنت 932- Şeddad b. Evs der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “En üstün istiğfar şöyle demenizdir: ‘‘Allahım! Rabbim sensin ve ben senin kulunum. Senden başka ilah yoktur. Beni yaratan sensin ve ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve bana vaad ettiğin şeyler üzerindeyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetler ile işlediğim günahları itiraf ederek huzurundayım. Beni bağışla ki senden başka günahları kimse bağışlayamaz.’‘” [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’s-sahiha 1747); Şuayb: İsnadı Buhari’nin şartınca sahihtir. Ahmed 4/122; Buhari6306; Nesai 8/279; Tirmizi3393; Bak hadis no: 933.

ذكر سيد الاستغفار الذي يدخل قائله به الجنة إذا كان على يقين منه

Samimi Olarak Yaptığında Söyleyeni Cennete Sokacak Olan “En Üstün istiğfar” [ 933 ] أخبرنا أحمد بن محمد الحيري أبو عمرو قال حدثنا عبد الله بن هاشم قال حدثنا يحيى القطان عن حسين المعلم قال حدثني عبد الله بن بريدة عن بشير بن كعب عن شداد بن أوس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم سيد الاستغفار ان يقول العبد اللهم أنت ربي لا إله إلا أنت خلقتني وأنا عبدك وأنا على عهدك ووعدك ما استطعت أبوء لك بالنعمة وأبوء لك بذنبي فاغفر لي إنه لا يغفر الذنوب إلا أنت فإن قالها بعدما يصبح موقنا بها ثم مات كان من أهل الجنة وإن قالها بعد ما يمسي موقنا بها كان من أهل الجنة قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه سمع هذا الخبر عبد الله بن بريدة عن أبيه وسمعه من بشير بن كعب عن شداد بن أوس فالطريقان جميعا محفوظان 933- Şeddad b. Evs der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Seyyidu’l-istiğfar (istiğfar’ın en faziletlisi), kulun şöyle demesidir: Allahım! Benim Rabbim Sensin, Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana olan ahdim Sana olan vaadim üzereyim. Üzerimdeki nimetlerini itiraf ederim. Günahlarımı itiraf ederim. Beni bağışla. Şüphesiz günahları Senden başka mağfiret edecek yoktur.” (Devamla) buyurdu ki: “Her kim sabahlayınca bunu inanarak söyler de o gün ölürse cennet ehlindendir. Her kim bunu geceleyin buna inanarak söyler de o gece ölürse cennet ehlindendir.” Ebu Hatim der ki: “Abdullah b. Bureyde bu hadisi hem babasından, hem de Beşir b. Ka’b kanalıyla Şeddad b. Evs’ten rivayet etti ki bu iki tarik te mahfüzdur.” [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’s-sahiha 1747); Şuayb: Ravileri Sahih ricalidir. Ahmed 4/122; Bak hadis no: 932. Dua’da ….. üzerinde Sabit Kalmayı İstemek

Check Also

bn Ebi eybe – Hadis 001

← bn Ebi eybe - Hadis 26bn Ebi eybe – Hadis 001الوحي Vahiy [ 33 …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir