SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
35. Gıybet
Hz. Ebu Hureyre’den (rivayet edildiğine göre) Nebi (s.a.v.)’e: Ey Allah’ın Rasulü gıybet nedir? diye sorulmuş da, (Müslüman) kardeşini (gıyabında) hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır.” buyurmuş, (sonra)
“Eğer benim söylediğim (şeyler o) kardeşimde varsa ne buyurursun?” denmiş.
Eğer söylediğin (şeyler) onda (gerçekten) varsa gıybet etmiş olursun. Eğer söylediğin (şeyler) onda yoksa iftira etmiş olursun.” cevabını vermiştir.
İzah:
Müslim. birr; Tirmizi, birr; Darimi, rikak; Ahmed b. Hanbel, II, 230, 384, 386.
Gıybet, bir müslümam, gıyabında işittiği takdirde incinebileceği şeylerle anmaktır. Bu şeyler ister o müslümanın bedenine, nesebine, yaradılışına dair olsun, ister dinine, elbisesine, eşya ve yiyip içeceklerine dair olsun. Söylenen şeyler o kimsede varsa gıybet olur, yoksa iftira olur. Mevzûmuzu teşkil eden hadis-i şerifte ifade edilmek istenen budur.
Gıybetin haram olduğuna dair nass çoktur. Kur’an-ı Kerimde şu âyet-i kerimede: “Müslümanın gıybetini yapmak onun ölü iken etini yemeye benzetilmiştir. “Kiminiz de kiminin arkasından çekiştirmesin. Sizden herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz….”[Hucurât 12]
Lisan ile gıybet haram old.uğu gibi, kalp ile de haramdır. Yani zanna dayanarak bir müslümanın bir takım kabahatlerle muttasıf olduğunu kalpten geçirmek ve onu bu şekilde ayıplamak da gıybettir. Fakat, bu kabahatlerle gerçekten muttasıf olduğu bilindiği halde bu kusurların sadece kalpten geçirilmesi, dille.ifade edilmedikçe gıybet sayılmaz ve kalbinden ge-Çiren kimseyi vebal altına sokmaz.
Bazı mazeretler sebebiyle gıybet etmek caiz olur. Bu özürler İmam Gazzali hazretlerinin zikrettiği üzere altı tanedir:
1. Zulme uğramış bir kişinin zalimi hâkime şikayet ederken, onun kötülüklerini hâkime anlatması,
2. Aklen ve şer’an çirkin olan bir şeyi değiştirip fesadı gidermekte yardımcı olmak. Mesela, “falan şöyle bir fesat çıkarmak üzeredir, gelin bunu önleyelim…” demek gibi.
3. Fetva istemek, çözüm aramak: “Falan bana şöyle yaptı, buna karşı ne yapayım? diye fetva istemek.
4. Müslümanları, bir zalimin veya fesatçının şerrinden sakındırmak: “Falan kimse, bid’atçidir, onun bid’atlerinden sakınınız…” demek gibi.
5. Ayıplamak gayesi taşımaksızın ve başka bir yolla tarif etmek de mümkün olmadığı için bir kimseyi meşhur olan kötü lakabıyla anmak gibi.
6. Fışkını ve zulmünü açıktan işlemekten çekinmeyen kimselerin herkesçe de malum olan fısk ve zulmünü dile getirmek.
Gıybetin ilacı, “Gıybetten sakınınız. Muhakkak ki gıybet zinadan daha şiddetlidir.” gibi gıybet hakkında gelen tehdidleri ve gıybetin dünyevi uhrevî zararlarını düşünmektir. Gerçekten gıybet zinadan daha şiddetlidir. Çünkü zinanın tevbe neticesinde affa uğraması mümkündür, fakat gıybet “kul hakkı” olduğundan bunu işleyen tövbe etse de gıybet edilen kişi hakkını helal etmedikçe cenab-i hak affetmez.[Ahmed Rıfat, Tavsir-i Ahlak, s. 93.]
Gıybetin keffareti, “Gıybetin keffâreti tevbe ve pişmanlıktır ve bir daha gıybet etmemeye kesin karar vermektir. Gıybet ettiği kimseden helallik istemek, Hasan Basri’ye göre gerekli değil, istiğfar kâfidir. Amma “Ata’ya göre “Sana zulmettim, gıybet ettim, dilersen affeyle, dilersen hakkını al” demek lâzımdır. İmam Gazzali -“bu görüş esahtır” der. Fakir derim ki: Hellallık dilediği zaman daha çok incinme ihtimali varsa genel olarak (istiğfar) ile helallik dilemek gerek.”
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar