SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
DEVAM: 16. Meclisinde Oturulması Tavsiye Edilen Kimseler
Hz. Ebu Hureyre’den (rivayet edildiğine göre), Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine (iyi) dikkat etsin.”
İzah:
Tirmizî, zühd; Ahmed b. Hanbel, II, 303, 334.
Bu hadis-i şerif, inancı ve yaşayışı kitap ve sünnete uymayan kişilerle arkadaşlıktan sakınmayı emretmekte ve bu hususta son derecede dikkatli davranmayı ihtar etmektedir. Çünkü, bir önceki hadis-i şerifin şerhinde de açıkladığımız gibi, inancı ve ameli kitap ve sünnete aykırı kişilerle arkadaşlık etmenin sonu hüsrandır. Şeyh Sadi Şirâzî (r.a.) bir kıt’asında şöyle diyor:
“Bir gün hamamda dostlardan biri bana güzel kokulu bir kil parçası verdi, kile sordum:
A mübarek sen misk misin, anber misin, senin gönül çekici güzel kokunla mest oldum, dedim, kil bana cevap verdi:
Ben basbayağı bir kil idim. Lakin bir müddet gül ile arkadaş oldum, gül ile yaptığım o arkadaşlık bana tesir etti. Onun güzel kokusu bana sindi. Yoksa ben o bildiğin âdi toprak parçasından başka bir şey değilim.”
Her ne kadar Siracüddin el Kazvinî bu hadis-i şerifin mevzu olduğunu söylemişse de İbn Hacer, Tirmizî’nin bu hadisi hakkında “hasendir” dediğini delil getirerek bu iddayı reddetmiştir.
Celaleddin Süyûtî de Hafız Alaî’nin: “Bu hadise mevzu demek büyük bir cehalettir” dediğini söylemiştir. Ayrıca İmam Nevevî bu hadisin is-nadlannin sahih olduğunu söylerken, imam Ahmed, Ebu Hatem, Da-rekutnî… gibi hadis imamları da bu hadiste bir illet olmadığını ifade etmişlerdir…
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar