SÜNEN EBU DAVUD
SALATU’S-SEFER BAHSİ
DEVAM: 5. Yolculukta İki Namazı Birleştirerek Kılmak
Nâfi’ ve Abdullah b. Vâkıd’dan rivayet edildiğine göre; İbn Ömer’in müezzini (İbn Ömer’e); Namazı (kılmayacak mıyız?) deyince (O da); Devam et, devam et, demiş. Nihayet şafak kaybolmadan (biraz) önce (devesinden) inip akşam namazını kılmış daha sonra da şafak kayboluncaya kadar bekleyip yatsı namazını kılmış ve (şöyle) demiş: Gerçekten Resûlullah (s.a.v.)’in acele bir işi olduğu zaman benim yaptığım gibi yapardı. İbn Ömer o gün ve gece üç (günlük) yol yürümüştü.
Ebu Davud dediki: Bu hadisi aynı senedle Nafi’den İbn-i Cabir de rivayet etti.
Diğer tahric: Nesai, mevakit
AÇIKLAMA:
Bu hadis yolculuktan dolayı iki namazı birleştirerek kılmanın caiz olmadığını ancak birincisinin son vaktinde ikincisi de ilk vaktinde kılmanın caiz olacağını söyleyen Hanefî ulemâsının delilini teşkil etmektedir. Daha önce de ifâde ettiğimiz gibi Hanefî ulemâsı bazı hadislerde geçen, “namazları birleştirerek toptan kılmak” tâbirlerini hakikaten birleştirerek kılmak mânâsına değil de burada olduğu gibi şeklen birleştirmek mânâsına geldiğini söylemişlerdir. Konumuzu teşkil eden bu hadis, Hanefî ulemâsının bu görüşünü açıkça desteklemektedir. Hazret-i Abdullah b. Ömer’in durmadan yürüyerek üç günlük yol aldığı bu yolculuk, tercümesini sunduğumuz 1207 numaralı hadiste ayrıntılı şekilde anlatıldığı gibi ailesinin hastalığı haberinin kendisine ulaşması üzerine yaptığı yolculuktur.
Hadiste geçen “şafak” kelimesi gerek sahâbe-i kiram, gerekse ulemâ arasında ihtilaflıdır. “Şafaktan murad ufuktaki kızıllıktır” diyenler olduğu gibi “ufuktaki beyazlıktır” diyenler de vardır. İmam-ı Azam’a göre akşamleyin ufuktaki kızartıdan sonra vücûda gelen beyazlıktır. îmameyn ile diğer üç mezhep imamına göre ise, ufukta husule gelen kızartıdan başka bir şey değildir.
Müellif Ebû Dâvûd hadisin sonuna ilâve ettiği tâ’lik ile bu hadisin sağlam olduğuna dikkat çekmek İstiyor. Çünkü bu hadisi Fudayl babası vasıtasıyla NâfYden nakletmiştir. Hadisin sonuna ilâve edilen talikte de aynı hadisin Câbir vasıtasıyla yine Nâfi’den rivayet edildiği ifade ediliyor ki, bir hadisin makbul bir kimse vasıtasıyle yine aynı şeyhten rivayet edilmiş şekline mütâbi’ denir. Birinci hadisi takviye ve onun sıhhatine delâlet eder. Nesâî ise, bu hadisin senedini İbn Ömer’e kadar ulaştırmaktadır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar