SÜNEN EBU DAVUD
SALATU’S-SEFER BAHSİ
DEVAM: 1. Yolcu Namazı
Ya’la b. Ümeyye’den; demiştir ki: Ömer b. Hattâb’a, “Aziz ve celil olan Allah sadece “Eğer kâfirlerin size fenalık yapacağından korkarsanız” dediği ve (bugün) bu (korku) da kalmadığı halde insanların (yolculukta) namazı kısaltmalarını nasıl buluyorsun?” dedim. Ömer (r.a.) dedi ki: Senin hayret ettiğin şey’e ben de hayret ettim de bunu Resûlullah (s.a.v.)’den sordum. “Bu, aziz ve celil olan Allah’ın size verdiği bir sadakadır. O’nun sadakasını alınız” buyurdu.
İzah:
Müslim, musâfirîn; Tirmizî, tefsîru sûre; Nesâî, taksini’s-salât; İbn Mâce, ikâme; Dârimî, salât; Ahmed b. Hanbel, I, 25, 36.
Metinde söz konusu edilen Allah Teâlâ’nın sözünden maksat şu ayet-i kerimedir: “Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman eğer kâfirlerin size, fenalık yapacağından endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda üzerinize bir vebal yoktur. Şüphesiz ki kâfirler sizin için apaçık düşmandırlar.”[Nisâ 101]
Âyetin zahirinden seferde namazı kısaltmanın caiz olmadığı, ancak kâfirlerin fitne ve fenalık yapma tehlikesi olduğu zaman caiz olacağı anlaşılmaktadır. Her ne kadar İslâmiyetin ilk yıllarında yolculuklar genellikle düşman tehlikesinden emin değil idiyse de Arab yarımadasının müslümanlaşması ve müslümanların kuvvetlenmesiyle bu tehlike ortadan kalkmıştı. Bu emniyet ortamının doğmasıyla artık yolculuklarda düşman tehlikesi kalmadığından dört rekatlı namazların ikişer rekat olarak kılınabilmesi için şart olan korku da kalmamıştı. Bu sebeple yolculuk namazının kısaltılarak kılınıp kılınamayacağı müslümanların zihnini meşgul etmeye başladı. İşte bu meselenin zihnini meşgul ettiği müslümanlardan biri de Ya’la b. Ümeyye idi. Hz. Ya’la bu meseleyi Hz. Ömer’e açınca Hz. Ömer Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’den işitmiş olduğu hadisi naklederek onun sorusunu cevaplandırdı.
Seferde dört rekatlı namazları kısaltarak kılmak bir ruhsattır. Bu bakımdan seferde dört rekatlı namazları iki rekat kılmak caizse de dört rekat kılmak daha evladır, diyenler bu hadis-i şerifi kendi görüşleri için bir delil olarak kabul ettikleri gibi, seferde dört rekatlı namazları ikişer rekat olarak kılmak azimettir diyenler de kendileri için yine bu hadisi delil kabul ediyorlar.
Nitekim Hattâbî de bu hadisle ilgili olarak, “bu hadis seferde dört rekatli namazların tam olarak kılınacağı görüşünde olanlar için bir delildir. Çünkü eğer asıl olan dört rekatli namazları seferde ikişer kılmak olsaydı, Hz. Ya’lâ ile Hz. Ömer halkın seferde bu namazları ikişer rekat kılmalarına şaşmazlardı” demiştir. Binaenaleyh Hattabî’ye göre de bu hadis “seferde dört rekatlı namazların dörder rekat olarak kılınması asıldır” diyenler için bir delildir.
“Seferde asi olan dörder rekatlı namazları ikişer rekat olarak kılmaktır” diyen Hanefî uleması ve taraftarlarına göre ise hadis-i şerifte geçen “onun sadakasını alınız” sözü bir emirdir. Mutlak emir de farziyyet ifâde eder. Binaenaleyh bu söz sadakayı kabul etmeme cihetini ortadan kaldırmaktadır. Burada “hiçbir insan sadaka kabul etmek için zorlanamaz” denilebilir. Bunun cevabı şudur: Resûlullah sallellahü aleyhi vesellem’in, “Bu aziz ve celil olan Allah’ın size verdiği bîr sadakadır” beyânının mânâsı, “Allah size böyle emretti” demektir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar