SÜNEN EBU DAVUD
BUYU’ ve İCARE BAHSİ
DEVAM: 73. Şüf’a
Câbir b. Abdillah (r.a.) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.); şüf’ay’ı, taksim edilmeyen herşeyde (geçerli) kıldı. Hudutlar belirlendiği ve yollar ayrıldığı zaman şuf’a yoktur.
İzah:
Buharî, buyu’, şirket, şüf’a; Tirmizî, ahkâm; İbn Mâce, şüf’a; Nesâî, buyu’ ; Mâlik, şüf’a; Ahmed b. Hanbel, III, 296, 399.
Önceki hadisi izah ederken de işaret ettiğimiz gibi, bu hadisin zahiri, şüf’a hakkının sadece taksim edilmemiş ortak malda olduğuna delildir. Kastalanî ve Hattâbî gibi âlimler buna işaret etmişlerdir. Câbir (r.a) in; “Hudutlar belirlendiği ve yollar ayrıldığı zaman şüf’a yoktur” sözü bu hükmü ifadede daha kesin ve daha açıktır.
Avnü’l-Ma’bûd’da; komşu için de şüf’amn sabit olduğunu söyleyen Hanefîlerin, “Bu son cümle Câbir’e aittir, Hz. Nebi’den nakledilmemiştir” dedikleri kaydedilir. Fakat bu isnad pek yerinde olmasa gerektir. Çünkü Ha-neftlerin meşhur âlimlerinden Tahavî’nin Saîd b. Müseyyeb’ten rivayet ettiği bir hadiste bu cümle bizzat Hz. Nebi’e isnad edilmektedir.
Bezlü’I-Mechûd’da; Hanefîlerin bu hadisi anlayış biçimlen şöyle ifade edilmektedir:
“Şüf’a yoktur” sözünün manası, sınırlar belirlenip yollar ayrıldıktan sonra ortaklıktan dolayı şüf’a yoktur şeklinde anlaşılmalıdır. Çünkü Hanefîlere göre şüf’a üç şey sebebiyle sabit olur. Bunlar: Malın kendisindeki ortaklık, malın hukukundaki ortaklık ve komşuluk. Mal taksim edilip hudutlar belirlendiğinde ve yollar ayrıldığında birinci ve ikinci sebeplerden dolayı şüf’a kalmaz. Çünkü mal ortak olmaktan çıkmıştır. Ama üçüncü sebepten dolayı olan şüf’a hakkı sabit ve bakidir. Bu ilende gelecek olan başka bir hadiste açıkça, belirtilmektedir. Buna göre; “Sınırlar çizildiği ve yollar ayrıldığı zaman şüf’a yoktur” sözünün manası “Ortaklıktan dolayı sabit olan şüf’a hakkı yoktur, demek olur…”
Şüf’a hakkının sabit olmasına vesile olan şeyler önceki hadisin şerhinde geçmiştir. Tekrarına gerek duymuyoruz.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar