SÜNEN EBU DAVUD
SALATU’T-TATAVVU BAHSİ
DEVAM: 18. Gece (Namaza) Kalkmak
Ebû Saîd ve Ebû Hureyre (r.anhumâ)’dan; dediler ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Bir adam gecenin bir kısmında karısını uyandırır, sonra her ikisi de iki rekat namaz kılarsa -yahut (o adam tek başına) kılarsa-(erkek) Allah’ı zikr eden erkekler zümresine (Kadın da) Allah’ı zikreden kadınlar zümresine kaydedilir.
Râvi İbn Kesir bu hadisi(n senedini Hz- Nebi’e) ulaştırmadı ve Ebû Hureyre’den hiç bahsetmedi. Bu hadisi (sanki) Ebû Saîd’in sözü (imiş gibi) nakletti.
Ebû Dâvûd dedi ki; Bu hadisi İbn Mehdi Süfyan’dan nakletti ve; “Öyle zannediyorum ki (Süfyan bu hadisin senedinde) Ebû Hureyre’yi de zikretti, dedi. Ebû Dâvûd dedi ki: Süfyan ‘in bu hadisi mevkuftur.
Diğer tahric: Nesai, kıyamu’l-leyl; İbn Mâce, ikame; Ahmed b. Hanbel, I, 132; II, 250, 436, VI, 41.
AÇIKLAMA:
“Bir adam gecenin bir kısmında karısını uyandırırsa” buyurulmasından; “burada vâdedilen mükâfatın sadece “karısını geceleyin namaza kaldıran erkeklere ait olduğu, eşini gece namaza kaldıran kadınların bu vâde dâhil olmadıkları” gibi bir mana anlaşılabilirse de, aslında bu vadin, geceleyin namaz kılmak için eşini namaza kaldıran kadınlar için de geçerli olduğu bir önceki hadîste açıkça ifâde edilmiş bulunmaktadır. Ancak, genellikle geceleri ilk defa uyanıp eşini de uyandıran erkekler olduğu için genel durum nazar-ı itibara alınarak sadece erkeklerden bahsedilmekle yetinilmiştir. Maksat ev halkından birinin gece namaza kalkıp kim olursa olsun, diğer ev halkını veya akrabasını namaza kaldırmasıdır. Neticede kalkanlar veya kaldıranlar kadın iseler, Allah’ı çok zikreden kadınlar zümresine, erkek iseler Allah’ı çok zikr eden erkekler zümresine kayd edileceklerdir. Hadîs-i şerîf bunu müjdelemektedir. Bu müjdeye erişebilmek için gece kılınacak olan namazın belli bir miktarı yoktur. Sadece iki rekat namaz kılmak bile bu müjdeye erişebilmek için yeterlidir. Ayrıca bu namazın farz veya nafile olması arasında bir fark yoktur. Bu hadis-i şerifte “Şüphesiz ki, (teşbih ile tahmîd ile, tehlîl ile tekbir ile Kur’ân tilâveti ile ilim tahsili ile) Allah’ı çok zikreden erkeklerle, (Allah’ı) çok zikreden kadınlar, (işte) bunlar için Allah mağfiret ve mükâfatlar hazırlamıştır.”[Ahzâb 35] âyet-i kerimesine bir işaret vardır.
Zikrin çokluğu şahıstan şahsa değişir.
Bu hadis, üç isnad ile, rivayet olunmuştur:
a. İbn K.esîr, Süfyan’dan Ebû Said’in sözü olarak nakletmiştir.
b. Muhammed b. Hatem, Abdullah b. Mûsâ, Şeybân ve A’meş vasıtasıyla Ebû Hüreyre’ye ve Ebû Said’e erişir. Ve bunların her ikisi de ayrı ayrı Hz. Nebi’e eriştirirler. Beyhakî es-Sünen Kübrâsı’nda; “İşba b. Câ’-fer er-Razi de bu hadisi merfû olarak Süfyan’dan nakletti” demektedir.
c. İbn Mehdî de Süfyan’dan Ebû Saîd’in ve Ebû Hüreyre’nin sözü olarak, yani mevkuf olarak nakleder. Ancak bu mevzudaki mevkuf hadisler hükmen merfû’ hadis durumundadırlar. Çünkü âhiret alemiyle ilgili bir mükâfat konusunda hiçbir sahâbî kendi kafasından bir söz söyleyemez ve bir fikir beyân edemez. Şayet bu konuda herhangi bir sahabî fikir beyân etmişse bunu mutlaka Cenab-i Nebi’den duymuştur. Bu bakımdan bu konuda rivayet edilen mevkuf hadisler (sahâbî sözleri), hükmen merfu hadisten sayılmıştır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar