SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
Din Kardeşliği
Salim’in, babası (İbn Ömer) den (rivayet ettiğine göre) Nebi (s.a.v.)’in buyurmuştur: “Müslüman, müslüman’ın (din) kardeşidir. O’na zulmetmez, onu tehlikeye atmaz. Kim din kardeşinin bir ihtiyacının karşılanması için çalışır çabalarsa, Allah da onun ihtiyacını karşılar. Her kim (dünyada) bir müslüman’ın bir sıkıntısını giderirse bu sebeple Allah ondan kıyamet gününün sıkıntısından birini giderir. Her kim (dünyada) bir müslüman’ın kusurunu gizlerse Allah da kıyamet gününde onu(n kusurunu) gizler.”
İzah:
Buhari, mezâlim, ikrah; Müslim, birr, zikr; Tirmizî, Hudud, birr, Kur’an; İbn Mace, mukaddime; Ahmed b. Hanbel, II, 91,252, 296. 500, 514, IV. 104.
Müslümanların kardeşliği İslamiyet itibariyledir. Aralarında ittifak ve mutabakat bulunan iki şeye Arapçada kardeş denilir.
Müslüman tabiri: Hür, köle, baliğ ve mümeyyiz olan her ferde şamildir. Binaenaleyh müsllimanlıkta, kölelerle sahipleri de kardeştirler.
Metinde geçen: “…ona zulmetmez,” cümlesi emir manasındadır ve te’kid kabilindedir. Binaenaleyh müslümanın müslümana zulmetmesi haramdır.
İbn Battal “Mazluma yardım etmek farz-ı kifâyedir; Sultana ise farz-ı ayndır” demiştir. İbnu’t-Tîn; “Müslümanın müslümana zulmetmekten kaçınması farz, onu tehlikeye atmaktan kaçınması ise müstehabdır.” demişse de Aynî bunların hükümlerinin yerine göre değişebileceğini söylemiştir.
Müslümanın suçunu örtbas etmek kendisine gizlice tenbih ve nasihatta bulunmaya mani değildir. Bu hüküm aşikâre suç işlemeyenler hakkındadır. Zamanımızda olduğu gibi her suçu pervasızca gözler önünde yapanlar bundan hariçtir. Bunlara “fâsik” denilir ki gıybetleri mubahtır. Rasûlullah (s.a.v.) bu hususta:
“Fâciri alem bilip dururken anmaktan çekmiyorsunuz. Onu kendisinde bulunan şeylerle anın ki, insanlar onu tanısınlar” buyurmuştur.[el-Müttakî, Kenzü’l-Unmâl, III, 870.]
Kurbe: Gam, keder manasına gelir. Bir kimsenin gam ve kederini sıkıntısını gidermek malla, canla veya mevki ile olabilir. Nevevî diyor ki: “Burada mendup olan örtbas etme emri, günahlarını açıktan işlemeyip gizleyen kimseler hakkındadır. Eziyet ve şerrinden korkulmazsa kendisini uluemre şikayet etmek müsteh’ab olur. Çünkü onun suçunu örtbas etmek ona daha ziyade eza cefaya, hürmetler çiğnemeye ve daha başka suçları işlemeye cesaret kazandırır. Bütün bunlar olmuş bitmiş bir suçu Örtbas etmek hakkındadır. Henüz yapılmakta olan bir suçu gören bir kimseye ona itiraz etmesi ve elinden geliyorsa men etmesi vacibtir. Te’hiri helal değildir. Men etmekten acizse meseleyi -bir mefsedet terettüb etmeyeceğinden emin olmak şartiyle- uluemre şikayet etmesi lazımdır. Ravilerin, şahidlerin, sadaka, vakıf ve yetim mallarına nezaret eden emin kimselerin ve emsalinin cerh edilmelerine gelince; gerektiği zaman bunları cerh’etmek vacibdir. Ehliyetlerine dokunan bir halleri görülürse onu Örtbas etmek helal değildir. Bu hal haram olan gıybetten değil, vacib olan nasihattan maduttur. Ulema bu hususta ittifak etmiştir.”[A. Davudoğlu, Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, X, 530-531.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar