SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
DEVAM: 11. İyiliğe Teşekkür Etmek
Hz. Câbir’den (rivayet edildiğine göre) Nebi (s.a.v.): “Kim’e bir ni’met verilir de o ni’meti dile getirirse, onun şükrünü yerine getirmiş olur. Eğer onu (kimseye söylemeyerek) gizlerse, onu inkâr etmiş olur.”
İzah:
Belâ: Aslında imtihan ve keder anlamına gelmekle beraber, genellikle, hayır, nimet ve şer manalarında kullanılır. Münzirî’nin açıklamasına göre, mutlak olarak kullanıldığı zaman, şer manasına gelir. Ancak hayır ve hasenat ifade eden kelimelerle mukayyed olarak kullanıldığı zaman hayır ve nimet manasına gelir. “…mü’minleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunu yaptı)…”[Enfâl 17] âyet-i kerimesinde olduğu gibi.
Ebu’l Heysem’in açıklamasına göre belâ hayırla ya da şerle denemek anlamlarına gelir. Binaenaleyh, Allah kulunun şükrünü ortaya çıkarmak için bazan onu hayırla imtihan ettiği gibi, bazan da sabrını ortaya çıkarmak için şerle dener. Bu denemelerin her ikisine de “belâ” ismi verilir.
Hadis-i şerifte açıklandığı üzere, bir kulun elinden herhangi bir nimete erişen kimse, bu nimeti kendisine eriştiren kimseyi hayırla anmakla beraber ona teşekkür etmesi ve onu övmesi gerekir. Bu, adabdandır. Kişi bunu yapmakla nimetin şükürünü de eda etmiş olur, aksi takdirde nimete karşı nankörlük etmiş olur.
Nitekim bir önceki hadis-i şerifin şerhinde açıklamıştık.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar