Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

EDEB BAHSİ

10. Yumuşak Huylu Olmak

Abdullah İbn Mugaffel’den (rivayet edildiğine göre): Rasûlullah (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: “Muhakkak ki Allah (kullarına karşı son derece) yumuşak muamele eder ve yumuşaklığı sever, şiddet karşılığında vermediğini yumuşaklık karşılığında verir.”

İzah:

Buharî, istîtâbe, istizan, davât, edeb; Müslim, birr, selâm;Tirmizî, istizan; İbn Mâce, edeb; Dârimî rikâk; Muvattâ, isti’zan; Ahmed b. Hanbel, 1,112, IV, 87, VI, 37, 85, 199.

Söz ve işlerimizde nâzik ve yumuşak huylu olmak anlamma geıen “rıft” övülmüş sıfatlardandır. Rıf-kın karşılığı kabalık ve sertliktir.

Allahü Teâlâ hazretleri, kullarına karşı son derece merhametli ve lûtuf-kârdır. Kullarının da birbirlerine karşı nâzik ve yumuşak davranmalarını, kabalık ve sertlikten kaçınmalarını, hoşgörü ile hareket etmelerini ister.

Rıfk ile muamele insanları dostluğa ve kardeşliğe götürür. Aralarında­ki düşmanlıklar, bu sayede son bulmuş olur. Binaenaleyh, kötülükler bile daima iyilikle karşılanmalıdır. Nitekim, yüce Allah Kur’ân-ı Keriminde: “İyilikle kötülük eşit değildir. Sen kötülüğü en güzel olan iyi hareket­le önle. O vakit bakarsın ki seninle aralarında bir düşmanlık bulunan yakın bir dost gibi olmuştur”[Fussilet 34] buyurmuştur.

Dinen, aklen ve hikmeten güzel ve faydalı görünen şeylere muvafakat etmek de rıfk sayılır. Nebi efendimiz: “Allah Teâlâ ve tekaddes hazretleri bir ev halkını severse aralarına rıfk verir” buyurdular. Bu yüce insan kendisine Nebiliğinin ilk yıllarında, birçok düşman, ak­la hesaba gelmez eza ve cefa ettikleri halde yine hepsine rıfk ile davranır­lardı.

Rıfk, sahibini her istediğine ulaştırır, bütün münasebetlerden emin ey­ler. Dikkatle bakılınca, görülür ki yumuşaklığın etkisi azarlamak ve şid­det göstermekten daha çoktur. Yumuşaklık her zaman hiddetleri dindirip düşmanları dost edebilir. Fakat hiddet, şiddet arttırmaktan ve dostu düş­man etmekten başka bir işe yaramaz.[Ahmed Riffat, Tasvir-i Ahlâk 257. ]

Muhakkak diğer övülmüş ahlâklarda olduğu gibi, rıfkın en kâmil ma­nada tecelli ettiği kul, yine Resul-i zişan efendimizdir. Kendisi, bir gün dahi kaba konuşmamış, şahsı hislerine kapılarak bir müslümana kötü söz söylememiştir.

Hz. Enes, efendimizin bu ahlâkını şöyle anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.) kötü konuşmaz, lanetçi, küfürbaz biri değildi. Birisini ayıplamak istedi­ği zaman, onun hakkında sadece; O’na ne oluyor, alnı toprağa varası-ca; demekle yetinirdi.”[Buharî, edeb]

Bu sözüyle, efendimiz, kişinin çok secde etmesi için dua etmiş olurdu.

Daima ümmetine yumuşaklığı tavsiye eder; “yumuşaklık bulunduğu herşeyi süsler, yumuşaklık bir şeyden de alınırsa onu lekeler.”[Müslim, birr]

“Bir kimse yumuşak davranmadan mahrumsa hayırdan da mah­rumdur”[Müslim, birr] buyururdu.

Bu hadislerden, yumuşaklığın herşeyde olabileceği anlaşılmakla bera­ber İslamda, şeriat, yahut cemaatin maslahatının muktezası olan yerlerde sertlik göstermek caiz ve lüzumludur.[Eşref edip, Asr-ı Saadet, VI, 520.]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD