Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

MEHDİ BAHSİ

DEVAM: MEHDÎ

Ümmü Seleme (r.a) Rasûlullah (s.a.v.)’den (Mekke ile Medine arasında) batırılacak olanların kıssasını haber verip (şöyle devam etti): “Ya Rasûlullah, bu orduya istemeyerek zorla götürülen ne olacak? dedim. Rasûlullah (s.a.v.): Öbürleriyle birlikte o da batırılacak, ama Kıyamet Günü niyetine göre diriltilir, buyurdu.

İzah:

Müslim fiten 4.

Hâdis-i şerifin, Sahîh-i Müslim’deki rivayeti, Ubeydullah b. Kiptiyye tankıyla şu şekildedir:

“Haris b. Ebû Rabîa ve Abdulah b. Safvan’la birlikte Ümmü’l Mü’minin Ümmü seleme (r.a)’nın yanma girdik. (Arkadaşlarım) ona, yere batı­rılacak olan Orduyu sordular. – Bu hadise İbn Zübeyn’in halifeliği günle­rinde idi.-

Ümmü Seleme şöyle dedi:

Rasûlullah (s.a.v.) “Kabeye birisi sığınacak. Ona bir ordu gönderile­cek, arzdan Beydâ’ya geldiklerinde yere batırılacaklar” buyurdu. Kendisine: Yâ Rasûlullah, zorla getirilenler ne olacak?” dedim. ”Onlar­la birlikte o da batırılacak ama, kıyamette niyetine göre diriltilecek” buyurdu.

Müslim’deki başka bir rivayette Sâhâbîlerin, Rasûlullah’a “Yâ Rasû­lullah, bazen yol insanları toplar” dedikleri, Hz. Nebi (s.a.v.)’inde: “Evet onlar içerisinde kasıtlı olanı, mecbur kalanı ve yolcusu bulu­nur. Bunların hepsi bir çırpıda helak olurlar, çeşitli yerlerden çıkar­lar. Allah onları niyetlerine göre diriltir.” şeklinde cevapladığı bildiril­mektedir.

Ebûl Velid el-Kattanî, Ümmü seleme (r.a)’mn, Hz. Muâviye’den ev­vel vefat ettiğini, dolayısıyla İbn Zübeyr’in hilâfetine erişemediğini söy­leyerek hadisteki bir zaafa işaret etmiştir. Kâdî İyâz ise, onun, Muâviye-nin oğlu Yezîd zamanında vefat ettiği yolunda rivayetler bulunduğunu söyler.

Hadîste anılan ve Mekke ile Medine arasında Beydâ denilen yerde ba­tırılacağı bildirilen ordu ile ilgili bilgi 4286 numaralı hadîs izah edilirken verildi.

Bu rivayette dikkatimizi çeken bir konu şudur;

Bir topluma azap ve helak geldiği zaman iyi kötü ayırımı yapmaz top­luma hep birden gelir. Suçu olmayanlar, uğradıkları azabın karşılığını öbür dünyada alırlar. Bir de bizzat kendileri kötülük yapmamakla birlik­te, emr-i bi’l maruf Nehy-i ali’l Münker vazifesini ihmâl ettiklerinden do­layı aynı azabı haketmiş olabilirler.

Hâdis-i Şerif, kötü insanlardan uzak kalmanın, onlarla işbirliği yapma­manın gereğine işaret etmektedirler.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD