SÜNEN EBU DAVUD
SALATU’T-TATAVVU BAHSİ
DEVAM: 25. Gece Namazında Yüksek Sesle Okumak
(Bir Önceki (1329.) hadis-i şerifte geçen) hâdiseyi Nebi (s.a.v.)’den Ebû Hureyre de (rivayet etti, fakat bir önceki hadiste bulunan); “Bunun üzerine Ebû Bekr’e; “Ey Ebû Bekr sesini biraz yükselt”; Ömer’e de; “(Sesini) biraz kıs” dedi” cümlelerini nakletmedi. (Bir önceki hadise şu cümleleri de) ilâve etti: (Nebi sallallahu elayhi ve sellem Hz. Bilâl’e dedi ki): “Ey Bilal, sen de biraz şu sûreden, biraz da bu sûreden okuyordun.” (Bilâl de Kur’an-ı Kerim); Tatlı bir kelâmdır. Allah onun bir kısmını bir kısmıyla beraber benim dilimde bir araya getiriyor; diye cevab verdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.): “Hepiniz de doğru hareket ettiniz” buyurdu.
İzah:
Görünüşte bu hadis-i şerif ile bir Önceki hadis-i şerif arasında bir çelişki var gibidir. Çünkü bir önceki hadis-i şerifte Resûl-i Ekrem (s.a.v.) kısık sesle Kur’an-ı Kerim okuyan Hz. Ebû Bekr’e; “Sesini biraz daha yükselt” buyurduğu; yüksek sesle Kur’an-ı Kerim okuyan Hz. Ömer’e de; “sesini biraz kıs” buyurduğu ifâde edilirken bu hadis-i Şerifte çeşitli sûrelerin âyetlerini birbirine karıştırarak okuyan Bilâl ile beraber her üçüne hitâb ederek: “Hepiniz, isabetli hareket ettiniz” buyurması zihinlerde bu iki hadîs arasında bir çelişki varmış izlenimini doğurabilir. Fakat gerçekte bu iki hadis arasında herhangi bir çelişki yoktur. 1329. hadis-i şerifte Hz. Ömer’le Ebû Bekr’i tenkîd ederek onlara orta yükseklikte bir sesle okumalarım tavsiye etmesi o şekilde okumalarının doğru olmadığını kendilerine bildirmek için değil, bu şekilde okumaları da doğru olmakla beraber orta yükseklikte bir sesle okumalarının daha da isabetli olacağını kendilerine bildirmek içindir. Bu hadis-i şerifte ise, Resûl-i Ekrem Efendimiz; “hepiniz doğru hareket ettiniz” buyurmakla “en doğru hareket budur bu harekete devam ediniz” demek istememiştir. Ancak bu sözleriyle: “Kur*an-ı Kerim M sizin okuduğunuz şekilde okumak da doğrudur ve caizdir. Fakat orta yükseklikte bir sesle ve sureleri baştan sona kadar okumak suretiyle, bir surenin bazı âyetlerini diğer bir surenin ayetleriyle karıştırmadan okumanız daha doğrudur ve güzel olur” demek istemiştir. Bu bakımdan ulemânın büyük çoğunluğu çeşitli surelerin âyetlerini birbirine karıştırarak okumanın mekruh olduğunu söylemişlerdir.
Nitekim şu hadis-i şerifler de ulemânın bu görüşünü te’yid etmektedir:
1. Ebû Ubeyd’den rivayet olunduğuna göre Resûlullah (s.a.v.) bir gün ashâbdan Hz. Bilâl’e uğramış, o da değişik sûrelerden âyetler okuyormuş, Peygamber (s.a.v.) kendisine niçin böyle yaptığını sormuş o da: “tatlıyı tatlıya karıştırıyorum” deyince, “Sen bir sûreyi okuyunca onu tamamla” buyurmuşlardır.[Süyûtî, itkân, I, 109; Zerkeşî, el-Burhân, I 469.]
2. Hâlid b. Velîd (r.a.) bir gün değişik sûrelerden âyetler okumak suretiyle halka namaz kıldırmış ve namazı bitirdikten sonra cemaate hitaben özür makamında;
– Cihâdla meşgul olurken Allah’ın Kur’an’ını öğrenmeye imkân bulamadım, demiştir. Bütün bunlar:
Bir sûreyi bitirmeden başka bir sureye geçmenin mekruh olduğunu gösterir. el-Halimî (403/1012) Kur’ân’ın tertibini terk etmenin kıraatin âdabına riayetsizlik sayıldığını söylemiştir. el-Beyhakî (458/1065) Kur’ân’ın te’lifi-nin Resûlullah tarafından tevkîfî olarak sabit olması hasebiyle evlâ ve faziletli olanın üzerinde icmâ’ bulunan bu te’lif ile okumak olduğunu, İbn Şîrîn (110/728) bunun (tertibine riayetsizliğin) mekruh sayılması gerektiğini, zira Allah’ın te’lîfinin kulların te’lîfinden daha hayırlı olacağım söylemiştir, el-Kadı Ebû Bekr (403/1013) ise, bunun caiz olmadığı hakkında ittifakın bulunduğunu söylemiştir.[Zerkeşî, el-Burhân I, 469.] Merhum Ömer Nasûhî Bilmen Efendi de bu konuda şunları söylemektedir: “Namazın bir rekatında bir sûrenin evvelinden veya ortasından diğer rekatinde de başka bir surenin evvelinden veya âhirinden okumakta veya kısa bir sure tilâvet etmekte kerahet yoktur. Fakat evlâ olan bir zaruret bulunmadıkça böyle okumamaktır.”[Büyük İslâm İlmihali, s. 215.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar