SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
DEVAM: 64. Müzdelife’de Namaz
İbn Mes’ûd (r.a.)’dan; demiştir ki: Ben Resûlullah (S.A.V.)’in namazı(nı) namaz vaktinin dışında kıldığını görmedim. Yalnız Müzdelife’deki müstesna. Çünkü orada akşamla yatsıyı birlikte kıldı. Ertesi gün sabah namazını da vaktinden önce kıldı.
İzah:
Buhârî, hac; Müslim, hac; Nesâî, menâsik; Ahmed b. Hanbel, II, 4, 7-8, 34, 51, 54, 77, 80, 106, 120, 148, 150, 152, 157.
Metinde geçen “sabah namazını da vaktinden önce kıldı” sözünden maksat, sabah namazını çok erken yani alaca karanlıkta kıldı, demektir. Yoksa “vakti girmeden Önce kıldı” demek değildir. Çünkü hiç bir namaz, vakti girmeden kılınamaz. Bunda icma vardır.
Nitekim şu hadis-i şerifde buna delâlet eder: Abdullah b. Mesûd’la birlikte Mekke’ye sonra Müzdelife’ye geldik. Akşamla yatsı namazlarından her birini başlı başına birer ezan ve ikâmetle kıldı ve bu iki namazın arasını akşam yemeğiyle ayırdı. Bundan sonra İbn Mesud Şafak söktüğü sırada (çok erken) sabah namazını kıldı. Öyle ki kimisi, sabah oldu, kimi de olmadı diyordu. Sonra Abdullah b. Mesud Resûlullah (S.A.V.)’in, “Akşamla yatsıdan ibaret olan bu iki namaz Müzdelife’de (normal) vakitlerinden tahvil edilmişlerdir. Sakın halk yatsı vakti girmedikçe Müzdelife’ye gelmeye çalışmasın. Sabah (namazının vakti)de (şafağın söküşüne işaret ederek) “şu saattir” buyurduğunu haber verdi.[Buhârî, hac] Buhârî’nin bu hadisinde “Kimisi sabah oldu, diyordu…” cümlesi “sabah namazım sabah olur olmaz, alaca karanlıkta kıldı” anlamına gelmektedir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar