Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SALAT BAHSİ

DEVAM: 146-147. Rüku’da Ve Secdede Ne Söylenir?

Huzeyfe (r.a.)’den (rivayet edildiğine göre, Kendisi) bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i (teheccüd) namazı kılarken görmüş (Resul-i Ekrem önce); “Allahu ekber Allahu Ekber Allahu ekber zul’melekuti ve’l-ceberuti vel kibriyai ve’l-azameti” Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, izzet ve saltanat sahibidir, kahir ve kudret sahibidir, ululuk ve azamet sahibidir” deyip sonra istiftah etmiş ve (Sure-i) Bakara’yı okuyup sonra rüku’a varmış, rükuu (sure olarak) kıyamı kadarmış. Rükuunda “subhane rabbiye’l-azîm, sübhane rabbiye’I-azim = büyük olan rabbimi tesbih (ve tenzih) ederim” demiş. Sonra rükuu kadar da ayakta kalıp “Li rabbîyei-hamdü = rabbim için hamd olsun” demiş, sonra secdeye varmış ve secdesi de kıyamı kadar sürmüş. Secdesinde “sübhane rabbiye’l a’Ia = yüce olan rabbimi tesbih (ve tenzih) ederim” deyip sonra secdeden başını kaldırmış ve iki secde arasında “rabbiğfirlî, rabbiğfirlî = ey Rabbim beni bağışla, ey rabbim beni bağışla” diyerek secdesindeki kadar oturmuş ve (bu şekilde) dört rekat namaz kılmış ve bu namazda (sure-i) Bakara, al-i İmran, Nisa, Maide veya En’am’ı okumuştur. (Ravi) Şu’be (Resul-i Ekrem’in okuduğu surenin En’am mı yoksa Maide mi olduğunda) tereddüt etmiştir.

Diğer tahric: Nesaî, tatbîk; Ahmed b. Hanbel, V, 388, 397, 398, 400, 401; VI-24.

AÇIKLAMA:

“Sonra istiftah etmiş*’ sözü “Fatiha okudu” anlamına gelebileceği gibi, “subhaneke duasını okudu” anlamına da gelebilir. Aynı zamanda bu kelime “iftitah tekbiri aldı” anlamını da ifade et­mektedir.

Bu durumda Resul-i Ekrem ( Sallallahu aleyhi ve Sellem )’in tercümesini sunduğumuz duayı if­titah tekbirinden önce okumuş olması mümkün olduğu gibi, sonra okumuş olması da mümkündür. Ayrıca bu hadis-i şerifte Resuİ-i Ekrem’in birinci re­katta Bakara, ikinci rekatta AI-i İmran, üçüncü rekatta Nisa Suresi’ini oku­duğu; dördüncü rekatta da Maide veya En’am surelerinden birini okuduğu ifade ediliyor ki bu, Resul-i Ekrem’in dört rekatlı namazların her rekatında Fatiha’dan sonra zamm-i sure okumuş olduğunu gösterir. Bir önceki hadis-i şerifte de ifade ettiğimiz gibi, her rekatta Fatiha’dan sonra zamm-i sure ve sözü geçen duayı okumak Hanefî ulemasına göre sadece nafile namazlarına mahsustur. Zaten hadis-i şerifin metninden de Resul-i Ekrem (s.a.v.)’in kıl­mış olduğu bu namazın teheccüd namazı olduğu anlaşılmaktadır.

Metindeki “sübhane rabbiyelazîm” sözünün iki kere tekrarlanışına ba­karak Resul-i Ekrem’in bu teşbihi sadece iki kere tekrarladığım zannetmek ,doğru değildir. Bu teşbihin metinde iki kere zikredilmesinden maksat, Resul-i Ekrem’in bunu defalarca tekrarladığını ifade etmektedir. Nitekim biz bu me­seleyi 871 numaralı hadis-i şerifte genişçe açıkladık. Hadis alimlerinin beya­nına, göre metinde geçen “lirabbiye’l-hamdu” cümlesini Resul-i Ekrem rüku’dan doğrulduktan ve “semiallahü limenhamideh” dedikten sonra söy­lemiştir. Aynı zamanda bu hadis-i şerif Hz. Nebiin okuduğu bildiri­len bu gibi teşbihleri ve duaları nafile namazların kavme ve celselerinde okumanın caiz olduğuna da kesinlikle ve açıkça delalet etmektedir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD