Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

EYMAN VE’N-NUZUR BAHSİ

8. Katık Yemeyeceğine Yemin Eden Kişinin Durumu

Yusuf b. Abdullah b. Abdüsselâm’dan, şöyle dediği ri­vayet edilmiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’i gördüm; hurmayı bir ekmek parçasının üzerine koyup, “Bu (hurma), bunun (ekmeğin) katığıdır.” buyurdu.

İzah:

Bu hadis, hurmanın katık olduğuna delâlet etmektedir. Bi­lindiği gibi katık; ekmekle birlikte yenen maddelerdir. Ancak hangi maddelerin katık sayılıp sayılmadığında farklı görüşler vardır. Ko­nunun yeminle ilgisi; katık yememeye yemin eden kişinin neleri yediği takdirde yemininin bozulacağı yönündendir.

Aynî, bu hadis ile; ister taze olsun ister kuru, evde bulunan ekmeğin dışındaki tüm yiyeceklerin katık sayıldığı sonucuna varıldığım söyler. Buna göre; katık yememeye yemin eden kişi, hurma yerse yeminini bozmuş olur.

Ebû Hanîfe ve Ebû Yusuf’a göre katık; zeytin yağı, bal, sirke gibi (ek­meğe) sürülebilen yiyeceklerdir. Çünkü katık, kendi başına değil ekmekle bir­likte yenen, ona tabi olan yiyeceklerdir. Ama, kızartılmış et, peynir, yumur­ta gibi ekmeksiz yenilen yiyecekler katık değildirler.

İmam Şafiî, İmam Mâlik, Ahmed b. Hanbel, İmam Muhammed ve Ebû Yusuf’un bir görüşüne göre; çok kere ekmekle birlikte yenen maddeler ka­tıktır.

İbn Hacer, İbnü’l-Kassâr’ın şöyle dediğini nakleder:

“Ekmekle birlikte kızartılmış et yiyenin bu eti katık edindiği konusun­da dilciler arasında hiçbir görüş ayrılığı yoktur. Bu kişi eğer katıksız ekmek yedim dese, yalan söylemiş, katıkla ekmek yedim dese doğru söylemiş olur.

Ama, Kûfelilerİn; katık, iki şeyin arasını birleştirmenin adıdır, şeklindeki söz­leri, katıktan maksadın; ekmeğin o şey içinde yok edilmesine delildir. Bu du­rumda katık; .parçalarının ekmeğin parçalan içine girmesi suretiyle ona tabi olur. Bu da ancak, katığın sürülmesi (ekmeğin bandırılması) suretiyle olur. Karşı görüşte olanlar buna; “Önceki söz doğrudur. Fakat katıkla ekmeğin parçalarının birbirine yemeden önce girmesi iddiasının delili yoktur. Mak­sat, önce birleştirmek, sonra da yemek suretiyle yok etmektir. İşte o zaman parçaların birbirinin içine girmesi gerçekleşir.” diyerek karşılık verirler.” Neyin katık sayılıp neyin sayılmayacağını, bugün “katık” kelimesinin ifade ettiği manadan ziyade örfe bağlamak daha uygun olsa gerektir. Çün­kü bunu en güzel tayin eden şey örftür. Günümüzün örfü de ikinci görüşe daha uygun düşmektedir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD