SÜNEN EBU DAVUD
DEHAYA BAHSİ
DEVAM: 19-20. Atîre (Ve Fera’ Denilen Kurbanlar) Hakkında
Ebû Hureyre’den rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.v.) “Fera’ ve atîre yoktur.” buyurmuştur.
İzah:
bk. Buharî, akîka; Müslim, edâhî; Tirmizî, edâhî: Nesâî, Fera’; İbn Mâce, Zebâih; Dârimî, edâhî; Ahmed b. Hanbel, II, 229, 239, 279, 490.
Metinde geçen: **Lâ-yı nâfiye = olumsuzluk lası” bura-da “Lâ-yı nahiye = nehy lası*’ anlamında kullanılmıştır. Bu bakımdan hadis “İslamda ferâ’ ve atîre (kurbanları) yasaklanmıştır.” anlamına gelmektedir. Nitekim Rasûlüllah (S.A.V.) ferâ’ ve atîre kurbanları kesmeyi yasakladı.”[Nesâî, fera’ ve atîra] mealindeki hadîs-i şerifteki nehy ifâdesi de bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Bu kurbanları kesmenin caiz olduğunu söyleyen İmâm Şafiî (r.a.)’in beyanına göre; “Cahiliyyet dönemi Arapları anasının bereketi ve nesli artsın diye ilk yavruyu keserlermiş. İslamiyet gelince Hz. Peygambere bunun hükmü sorulunca Efendimiz bunda bir kerahet olmadığını bildirmiştir, fakat bu yavrunun üzerinde Allah yolunda bir yük taşının-caya kadar bekletilmesini ve ondan sonra kesilmesini mustahablık için emretmiştir.” İmâm Şafiî’ye göre; mevzuumuzu teşkil eden bu hadis-i şerifteki yasak, bir önceki hadisin şerhinde de açıkladığımız gibi haramhk ifade eden bir yasak değildir. Ancak bu kurbanların üzererinde Allah yolunda bir yük taşımncaya kadar tehir edilmesinin daha iyi olacağını ifade eden bir yasaktır. Bu bakımdan mevzuumuzu teşkil eden hadîs-i şerifle bir önceki hadîs-i şerif arasında bir çelişki olmadığı gibi yine mevzuumuzu teşkil eden hadisle “Fera* bâtıl değildir.” mealindeki 2842 numaralı hadis arasında da bir çelişki yoktur.[bk. İbn Hacer, Feth’ül-Bârî XII, 15.]
Diğer mezhep âlimlerinin bu mevzûdaki görüşlerini, bir önceki hadis-i şerif şerhinde açıkladığımız için burada tekrara lüzum görmedik.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar