Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

AKDİYE BAHSİ

DEVAM: 29. Bir Kimseyi Borçtan Veya Diğer Haklarından Dolayı Hapsetmenin Hükmü

İbn Kudâme’nin dedi(ğine göre, Behz b. Hakim b. Muâviye’nin dedesi olan. Muâviye îbn Hayde’nin) kardeşi ya da amcası: Müemmel’in söyledi (ğine göre ise Muâviye’nin bizzat) kendisi kalkıp hutbe okumakta olan Hz. Nebi’e varmış ve iki defa: Komşularım niçin tutuklandılar? diye sormuş. Sonra cevap alamayınca bir şeyler daha söylemiş. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.): “Onun komşularım serbest bırakınız” buyurmuş.

(Ancak) Müemmel, (İbn Kudâme’nin rivayetinde geçen) “hutbe okumakta olan” sözünü rivayet etmemiştir.

İzah:

Ahmed b. Hanbel, V, 2, 4.

Bu hadis-i şerif Musannif Ebû Davud’a, biri Muhammed b. Kudâme; diğeri de Müemmel b. Hişâm yoluyla olmak üzere iki yoldan ulaşmıştır. Şu farkla ki, İbn Kudâme’nin rivayetine göre, tutulu­ların niçin tutuklandıklarını Öğrenmek üzere Hz. Nebi’in huzuna gi­den kimse Muâviye b. Hayde’nin kardeşi veya amcasıdır. Müemmel b. Hişâm’ın rivayetine göre; sözü geçen şahıs Muâviye b. Hayde’nin bizzat ken­disidir. Bir de Müemmel’in rivayetinde Hz. Nebi’in o anda hutbe oku­makta olduğundan söz edilmiyor. Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde açık­landığı üzere, Hz. Nebi’in huzuruna varan Muâviye’nin kardeşi veya amcası; komşularının niçin tutuklandıklarını iki defa sorup cevap alamayınca Hz. Nebie hitaben: “Eğer bu insanları tutukladığını halka söylersem, senin insanları serden men ettiğini hem de şerri bizzat kendinin işlediğini söylerler” demiş. Bunu duyan Muâviye, Hz. Nebi’in bu sözleri du­yup halka beddua edeceğinden korktuğu için sözle araya girmişse de Hz. Pey­gamber muhatabına yönelerek: “Demek siz bana böyle söylüyorsunuz. -Veya, içinizden biri bana bunu söylüyor öyle mi?- Oysa bu işi ben yapmışsam onun vebali bana aittir, size değildir” demiş, ve sonra:”Onun komşularını bırakıverin” buyurmuş. Hz. Nebi’in söz konusu sanıkları tutuklama­sı aslında son derece makul ve meşru bir uygulama olduğu halde, kendisi fevkalâde bir mekârim-i ahlâk sahibi olduğu için o kimsenin bu saygısızca tutumu karşısında hiddete ve öfkeye kapılmamış, ona komşularını serbest bırakmakla karşılık vermiştir.[El-Benna A.A,Biiluğu’l-Emânî min Esrâri’l-Fethi’r-Rabbânî, XVI, 124.]

Bu hadisle ilgili fıkhı açıklamalar bir önceki hadisin şerhinde geçmiştir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD