SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
DEVAM: 100-101. Kişi Sabahladığı Zaman Hangi Duayı Okur?
Ebû Ayyaş’dan (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Her kim sabaha eriştiğinde “Lâ ilahe illâhü vahdehu Iâ-şerike leh lehul mulku ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadir
Meali:
Allah’dan başka ilah yoktur, o tekdir ve ortağı yoktur. Mülk onundur, hamd de O’na mahsustur ve o herşeye kadirdir
derse (bu zikir) onun için (sevab bakımından) İsmail (Aleyhisselam)ın evladından bir köle âzad etmeye denk olur ve ayrıca o kimse için on iyilik (sevabı) yazılır, on (küçük) günahı silinir. (Cennetteki yeri) on derece yükseltilir. Akşama kadar şeytandan korunmuş olur. Eğer bu kelimeleri akşamleyin söyleyecek olursa onun için aynı şeyler sabaha kadar da o!ur.”
İzah:
İbn Mâce, dua; Nesâî Amelu’l-yevmi ve’n-Nehâr, s.149, hadis nr. 27.
Bu hadisi Ebu Davud’a rivayet eden Musa İbn İsmail kendisine) bu hadisin Ham m ad’d an gelen rivayetinde (şu sözleri de) nakletti:
Bir adam rü’yasında Rasûlullah (s.a.v.)’i gördü de “Ey Allah’ın Resulü Ebu Ayyaş senden şöyle şöyle bir hadis rivayet etti (bu doğru mudur?)” diye sordu. (Hz. Nebi de:)
Ebu Ayyaş doğru söylemiştir, cevabını verdi.
Ebu Davud dedi ki; Bu hadisi ismail b. Cû’fer ile Musa ez-Zem’î ve Abdullah b. Cafer de Süheyl ve (Süheyl’in) babası zinciriyle b. Ai-ş(e)’den rivayet eîti(ler.)
Hadis-i şerifte, İsmail aleyhisselamın evladından bir köle azâd etmekten bahsedilmesi, İsmail (a.s.)’in evladından bir köle azad etme sevabının herhangi bir köle azad etme sevabından daha büyük olmasındandır. Hanefi ulemasından Aliy-yü’1-Kârî’nin açıklamasına göre, İbn Haçer’in zannettiği gibi bu hadis-i şerif İsmail Aleyhisselam’ın neslinden gelen kimselerin esir edilebileceğine delalet etmediği gibi, aksine de delâlet etmez.
Bilindiği gibi Arapyarımadasında yaşayan arapların azad edilmesi İmam Şafiî’nin görüşüdür. Hanefilere göre, onlar köle edilmezler ki, azad olsunlar. Dolayısıyla bu gibi hadisler varsayıma hamledilir. Daha Önce de açıkladığımız gibi, Hanefilere göre müşrik araplara cizye ödeyerek ya da köle olarak yaşamak hakkı tanınmamıştır, onlar ya müslüman olurlar ya da kılıçtan geçirilirler. Onlar İslamın beşiğinde dünyaya geldikleri için kendilerine köle olarak bile olsa müşrik olarak yaşama hakkı tanınmamıştır.
Aliyyü’l-Kârî’nin açıklamasına ravinin rü’yadan bahsetmesi, işittiğini aynen aktarmak hususunda ihtiyatla riayet etmiş olmak içindir. Rü’yanın delil olarak kabul edilmesi için değildir. Çünkü rü’yanın delil olamayacağı hususunda icma vardır..
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar