SÜNEN EBU DAVUD
ET’İME BAHSİ
8. Beraberinde Dinen Çirkin Sayılan Fiillerin Bulunduğu Bir Davete İcabet Etmenin Hükmü
Sefine Ebû Abdurrahman’dan rivayet olunduğuna göre; Bir adam Ali b. Ebî Tâlib’i misafir etmiş ve ona bir yemek hazırlamış. (Orada hazır bulunan) Fatıma (r. anha) da: “Keşke, Rasûlul-lah (s.a.v.)’i çağırsaydık. (Gelir) bizimle beraber (bu yemekten) o da yerdi” demiş. Bunun üzerine Hz. Nebi’i de (o ziyafete) çağırmışlar. Hz. Nebi de (oraya) gelmiş. Elini kapının (iki tarafındaki) sövelerine koyunca, evin bir köşesine yerleştirilmiş olan yünden yapılmış renkli nakışlarla süslü ve üzerinde rakamlar bulunan ince bir kumaş görüp hemen geri dönerek gitmiş. Hz. Fâtıma da Hz. Ali’ye: Git, ona yetiş bak (bakalım) onun geri dönmesine sebep neymiş? demiş, Hz. Ali de onun peşinden gitmiş. (Hz. Ali Hz. Peygamber’e kavuşunca aralarında geçen konuşmayı şöyle anlatmış. Ben Hz. Nebi’e): Ey Allah’ın Rasûlü, seni geri çeviren sebep nedir? diye sordum. “Benim için yahut da herhangi bir Nebi için nakışlarla süslü bir eve girmek yoktur” buyurdu.
İzah:
İbn Mâce, et’ime
el-Mirkât’ta belirtildiği gibi, bu hadis, bir münkerin yani gayrı meşru durumun bulunduğu davete icabet edilmeyeceğine delâlet eder.
Hafız da Feth’de, “Bir evde bir münkerin yani gayrı meşru durumun bulunmasının o eve girilmesine dinen bir engel teşkil ettiği bu hadisten anlaşılır” demiştir.
İbn Battal da bu konuda şöyle der: “Allah ve Rasûlünün yasakladığı bir davete icabet etmek caiz değildir. Hadis bunu ifade eder. Çünkü böyle bir davete icabet etmek böyle bir duruma rıza göstermek anlamım taşır.” İbn Battal daha sonra mesele ile ilgili mütekaddim, yani ilk âlimlerin mezheplerini açıklar ki, bunun özeti şudur: Davet edilen kişi davet edildiği yerdeki haram durumu giderirse oraya gitmesinde bir sakınca yoktur. Şayet gidermeye gücü yetmezse geri döner.
Hanefî mezhebine mensup, el-Hidâye sahibi de şöyle demektedir:
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar