Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SAVM BAHSİ

DEVAM: 77. İtikaf

Ubey b. Ka’b (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Nebî (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününde itikaf’a girerdi. Bir sene itikaf’a girmedi. Ertesi sene yirmi gece itikafta bulundu.

İzah:

İbn Mâce, siyam; Tirmizî, savm; Ahmed b. Hanbel, V, 141.

Hadisin İbn Mâce’nin Sünen’indeki rivayetinde, Peygamber (s.a.v.)’in itikafa giremeyişinin sebebinin o sene seferde bulunması olduğu belirtilir.

Sindî, Hz. Peygamber’in bu yolculuğunun Mekke fethi seferi olduğu­nu söyler.

Bundan sonra gelecek olan hadiste de Peygamber (s.a.v.)’in hanımları­nın da itikafa girmek istemeleri üzerine i’tikafını terkettiği bildirilmekte­dir. Ancak üzerinde durduğumuz hadiste belirtilen ikitafta bulunmama ile, bu itikafı te’hir olayı ayrı ayrı olmalıdır. Çünkü bunda Efendimizin itikâfını ertesi yılda kaza ettiği belirtildiği halde, gelecek olan hadiste Şev­val ayında kaza ettiği bildirilmektedir. Zaten yukarıda işaret edilen, İbn Mâce’nin rivayeti de buna delâlet etmektedir.

Hz. Peygamber’in bir sene sonra yirmi gün itikafta bulunmasına se-beb, bir yıl evvel terkettiği itikafı kaza etmek istemesidir. Efendimiz, ya itikaf kendisine vâcibti de onun için geçeni kaza etti, ya da itikaf sünnet-i müekkede olduğu için kaza etti.

Hattâbî Hz. Peygamber’in bu hareketinin mutad nafilelerin bozulma­sının kazayı gerektirdiğine delil olduğunu söyler. Yani bu ifadeye göre, belirli zamanlarda itikafta bulunmak âdeti olan kişi, eğer o günlerde iti­kafta bulunamazsa, sonradan kaza eder.^Tirmizî itikafta olan kimsenin niyet ettiği itikâfını yarıda kesmesi halinde kendisine kazanın gerekli olup olmadığı konusunda âlimlerin farklı görüşlerde olduklarını söyler. Tirmi-zî’nin bildirdiğine göre, mezheblerin bu konudaki görüşleri şöyledir:

İmam Mâlik’e göre bir kimse başladığı itikafi tamamlamadan bozar­sa, kendisine o itikafın kazası vâcibtir.

Şâfiîlere göre adak yoluyla olmayan itikafların bozulması kazayı ge­rektirmez. İmam Şafiî’ye göre kendisine borç olmayan herhangi bir ibâde­te başlayan kişi o ameli bozarsa, kaza gerekmez; sadece hac ve umre bu kaidenin dışındadır.

Hanefilerin bu konudaki görüşleri de imam Şafiî’nin görüşü gibidir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD