SÜNEN EBU DAVUD
SAVM BAHSİ
DEVAM: 74. Kadın Kocasının İzni Olmadan Oruç Tuta Bilir Mi?
Ebu Said (r.a)’dan; demiştir ki: Biz Rasulullah (s.a.v.)’in yanında iken bir kadın gelip, Ya Rasulallah! “Kocam Safvan b. el-Muattal namaz kıldığım zaman beni dövüyor, oruç tuttuğumda orucumu bozduruyor ve sabah namazını güneş doğuncaya kadar kılmıyor, dedi. O esnada (kocası) Safvan da Rasulullah (s.a.v.)’in yanında idi. Efendimiz kadının dediklerini Safvan’a sordu. O da şöyle dedi: Ya Rasulallah! “Namaz kıldığımda beni dövüyor” demesi şundan; Çünkü o, ben nehyettiğim halde iki tane (zamm-ı) sure okuyor.
Nebi sallallahu aleyhi ve selem: “Eğer (Kur’an’da) tek sure olsaydı, insanlara yeterdi,” buyurdu.
(Safvan sözlerine şöyle devam etti): “Orucumu bozduruyor” sözüne gelince, Çünkü o durmadan (nafile) oruç tutuyor. Halbuki ben gencim sabredemiyorum. O zaman Rasulullah (s.a.v.): “Kadın kocasının izni olmadan oruç tutamaz,” buyurdu.
(Safvân devamla şöyle dedi:) “Benim güneş doğuncaya kadar namaz kılmadığım” konusundaki sözüne gelince; biz çok uyumakla tanınan bir aileyiz. Güneş doğuncaya kadar uyanamıyoruz. Rasulullah (s.a.v.): “Uyandığın zaman namazını kıl,” buyurdu.
Ebû Davud dedi ki: “Bu hadisi Hammad, -yani İbn-i Seleme- Humeyd’den yahut da Sabit Ebu’l-Mütevekkil’den rivayet etmiştir.”
İzah:
Ahmed b. Hanbel, 111, 80, 85.
Hadis’ten anlaşıldığı üzere Safvan adındaki Sahabi, hanımını namazı çok uzattığı için dövüyor ve çok sık nafile oruç tuttuğu için de orucunu bozduruyordu. Kadın bu durumu Peygamber (s.a.v.)’e şikâyet edince Safvan kendisini savundu ve Peygamber (s.a.v.)’de onu haklı buldu.
Safvan’ın “namazda iki sûre okuyor” demesi üzerine Hz. Peygamber “(Kur’an’dan) tek bir sûre olsaydı insanlara yeterdi” buyurdu. Hz. Peygamber bu sözü ile “namazda bir sure okumak insanlar için yeterlidir, o kadın namazda okumayı kısa kessin” demek istemiştir.
Ebû Davud’un bazı nüshalarında Safvan’ın sözü “o benim iki suremi okuyor” şekilnde varid olmuştur. O zaman mânâ, o namaz kılarken, benim okuduğum surelerden ikisini birden okuyor” şeklinde olur.
Hadisin oruçla ilgili bölümünden anlıyoruz ki, erkeğin karısı üzerinde istifade hakkı vardır ve bu hakkın zamanı yoktur. Kadın nafile oruç tutmak bahanesiyle kocasının bu hakkını engelleyemez. Ğğer tutarsa, kocası orucunu bozdurabilir. Çünkü evli kadının kocası varken onun izni olmadan nafile oruç tutması caiz değildir.
Peygamber (s.a.v.)’e gelen kadının kocasını şikayet ettiği konulardan birisi de onun sabah namazına kalkmayıp namazım güneş doğduktan sonra kılmasıdır. Safvan bu şikâyete karşı, kendilerinin çok uyumakla tanınan bir sülâle olduklarım güneş doğmadan uyanamadıklarını söyleyerek karşılık vermiştir. Hz. Peygamber de bu cevabı yadırgamamış ve gayet olgun karşılayarak “uyandığın zaman kıl” buyurmuştur. Demek ki Efendimiz onların uykuculuğunu kaçınılması mümkün olmayan tabii bir huy olarak kabul etmiş ve hallerini baygının hali ile bir tutmuştur.
Sabah namazına kalkmamasına rağmen, Hz. Peygamber’in Safvan’ı azarlamaması, Allah ve Rasûlunün müslümanlara olan lütfuna işaret etmesi açısından ilgi çekicidir. Peygamber (s.a.v.) yukarıda işaret edildiği üzere uyanamama konusunda Safvan’ı özürlü kabul ederek, onu namaz vaktinde bayılanla bir tutmuştur. Ya da namaza kalkmama Safvan’ın devamlı âdeti değil, kendini uyandıracak kimse olmadığında arasıra başına gelen bir haldir. Şüphesiz onun namaza kalkmaması namaz konusundaki gevşekliğinden değildir.
Hz. Peygamber’in Safvan’a “Namazını uyandığın zaman kıl” buyurması, sabah namazına kalkmaktan üşenen, uykusuna kıyamayanlar için bir açık kapı olarak düşünülmemelidir. Evet sabah namazına uyanama-yanlar namazlarım güneş doğduktan sonra kılarlar, ama bu ruhsat gerçekten mazur olanlar içindir. Namaza kalkmak için tüm tedbirleri aldıkları halde uyanamayanlar içindir. Sabah namazına kalkma alışkanlığı olmadığı için kalkmayanlar veya uyandıkları halde tembellik yaparak kalkmayanlar hiç bir zaman mazur sayılmazlar.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar