SÜNEN EBU DAVUD
LİBAS BAHSİ
4. Kaftanlar Hakkkında Gelen Hadisler
el-Misver b. Mahreme’den rivayet olunmuştur; dedi ki: Resulullah (s.a.v.) (kendisine hediye olarak) verilen bir takım) kaftanları (halka) dağit(mış)tı, (fakat â’mâ olan babam) Mahreme’ye hiç birşey vermemişti.
(Babam) Mahreme (bana), “Ey oğulcuğum, bizi Resulullah (s.a.v)’e götür.” dedi. Ben de kendisiyle birlikte (Hz. Nebi’in yanına gittim. (Hz. Peygamber’in bulunduğu yere varınca babam), “Gir onu bana çağırıver” dedi. Ben de Hz. Nebi’i çağırdım. Üzerinde (sözü geçen) kaftanlardan bir kaftanla birlikte babamın yanına çıktı ve; “Şu kaftanı senin için saklamıştım ! dedi. (Misver sözlerine devam ederek şöyle) dedi: “Bunun üzerine (babam elleriyle) kaftana (iyice bir) baktı.” Yezid b. Halid: “Mahreme” diye ilave etti. Bundan sonraki kısımda da Kuteybe ile Yezid b. Halid şu sözü riveyette) birleştiler: “Mahreme razı oldu” dediler. Kuteybe (bu hadisi), “İbn ebî Müleyke’den” diyerek rivayet etti. (İbn Ebî Müleyke’nin) ismini söylemedi.
İzah:
Buhari Hibe, Humus;. Müslim zckat, Tirmizi edeb. Nesâî zine
Buhâri’nin rivayetinden anlaşıldığına göre Hz.Nebi’in dağıtmış olduğu bu kaftanlar kendisine hediye edilmişti. Onlardan bir tanesini Mahreme’ye vermek üzere ayırmıştı.[Buharî Humus ]
Bu hadisi Musannif Ebu Davud’a rivayet eden ravilerden Kuteybe, İbn Ebi Müleyke’nin ismini açıklamamıştır. Fakat Yezid b. Halid onun isminin Abdullah b. Ubeydullah olduğunu açıklamıştır.
Metinde geçen “radiye Mahreme” sözünün Hz. Nebi’e ait olduğunu farzedersek, başında gizli bir soru edatı bulunduğunu da kabul etmemiz gerekir. Bu durumda cümlenin manası şöyle olur:
“Hz. Nebi, ‘Mahreme memnun oldu mu? diye (Hz. Mahreme’ye) sordu.” Yahutta cümlenin başında soru edatı yoktur. Bu durumda cümle “Mahreme (bu kaftandan) memnun oldu” anlamına gelmektedir ve Peygamber (s.a) bu cümleyi Mahreme’nin memnun olduğunu haber vermek için söylemiştir. Yahutta bu cümle, olduğu gibi Mahreme’ye aittir ve memnuniyetini belirtmek için söylemiştir.
Mahreme âmâ olduğundan onun kaftana bakması söz konusu olmayacağından, metinde geçen “kaftana baktı” cümlesi, kaftanı elleriyle yokla-yafak onu iyice tetkik etti anlamına gelmektedir. Nitekim tercüme de buna işaret ettik.
Hadis-i şerif kaftan giymenin caiz olduğuna delalet etmektedir.
Kaftan; Lehçesi Osmani’de açıklandığı üzere, “Türkide kaftan, farisiye nakille haftan yazılır. Kaba, üste giyilen astarsız entari, bir nevi ak, sade hilat-i taşrifat” demektir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar