SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
106. Namaz Kılan Kimsenin Sütreye Yakınlığı
Sehl b. Ebi Hasme, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: “Sîzden biriniz sütreye doğru namaz kıldığı zaman o’na yaklaşsın ki, şeytan namazında o’na vesvese vermesin.”
Ebu Davud dedi ki: Bu hadisi(aynı zamanda) Vakid b. Muhammed, Safvan’dan (o da) Muhammed b. Sehl’den (o da) babasından veya Muhammed b. Sehl (doğrudan doğruya) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den rivayet etmiştir. Bazıları da (bu hadisin) Nafi’ b. Cübeyr vasıtasıyla Sehl b. Sa’d’den (nakledildiğini) söylemiştir. Ve bu hadisin senedinde ihtilaf edilmiştir.
Diğer tahric: Nesaî, kıble; İbn Mace, ikame; Ahmed b. Hanbel IV, 2; Beyhakî, es-Sunenu’l-kubra, II, 272.
AÇIKLAMA: Hadis-i şeriften namaz kılmak isteyen kimsenin önüne sütre dikmekle mükellef olduğu anlaşılmaktadır. Sütre koymak kişinin istek ve arzusuna bırakılmış değildir. Çünkü hadis-i şerifte geçen “her ne zaman” manasına gelen edatı, kişinin her namaz kılışında önüne sütre koyması gerektiğini ifade eder. Bu sayede namaza şeytanın vesvesesinin karışması önlenmiş olur. Bir başka açıdan şeytanın bazı kişileri aldatarak namaz kılan kimsenin önünden geçirtmesi engellenmiş olur.
Bilindiği gibi namaz kılan kimsenin önünden geçilince eğer namaz kılan kişinin önünü kesen, kadın, eşek veya köpekse bazı alimlere göre bu kimsenin namazı gerçekten bozulur. Bazılarına göre ise namazın özünü teşkil eden huzur ve huşu bozulmuş olur.
Bazı alimler de buradaki şeytandan maksat namaz kılan kimsenin önünden geçen her yaratıktır. Çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz kılan kimsenin önünden geçen her yaratık için şeytan tabiri kullanmıştır, nitekim 697 numaralı hadis-i şerifte gelecektir.
Sütreye yakın durmanın hükmü mendubtur. Hanefi alimlerinden M.Zihni Efendi Ni’met-î İslam’ın da, “Sünnet olan, sütreye yakın dumaktır” sözleriyle Hanefi ulemasının bu mevzudaki görüşlerini dile getirmiştir.
Sütreye yakınlığın ölçüsünü Ata, İmam Şafiî ve İmam Ahmed (r.a.) üç zira’ olarakk tesbit etmişlerdir. İmam Malik hiç bir ölçü getirmemiştir. Bazılarına göre bir karış bazılarına göre de altı zira’dır. [el-Aynî, Umdetü’l-Karî, IV, 280]
Müellif Ebu Davud hadisin sonundaki mütaleasmda bu hadisin zayıf olduğunu ifade etmiştir.
Burada kadının eşek ve köpekle bir tutulduğu zannedilmemelidir. Çünkü eşekle köpeğin namaz kılan kimsenin huzurunu bozma sebebi ile kadının bozma sebebi tamamen ayrı şeylerdir. Eşekle köpeğin huzuru bozması yaratıIışlarındaki fevkalade dikkat çekici özelliklerle ilgili iken, kadının huzur bozması onun cinsî cazibesi ve erkekler için zaaf kaynağı olmasıyla ilgilidir. Namaz kılan bir erkeğin önünden geçen bir kadının, o erkeğin içinde ne gibi fırtınalar doğuracağını kimse kestiremez. Namazda gaye, İbadet olması, Allah’a bağlılık ve Nebie sadakatle tabi olması hasebiyle, kadının geçmesi ile bütün bu sevgiler kadın sevgi ve ilgisi ile karışırsa namazın hikmeti ortadan kalkacağı malumdur. İşte bunda kadının zikredilmesi bundan başka bir şey ile tefsir edemez. Nitekim 702 no’lu hadiste gelecektir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar