SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
Sütre ile İlgili Başlıkların Ayrıntıları
101. Namaz Kılanın Önüne Koyması Gereken Sütre
Talha b. Ubeydillah (r.a.)’den; demiştir ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana hitaben) şöyle buyurdu: “Önüne, semerin arka kemerinin boyu kadar bir şey koyunca önünden geçen kimse sana zarar vermez.”
Diğer tahric: Müslim, salat; Ebu Davud, salat; Nesaî, kıble; İbn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, I, 121, 162; II, 129; V, 149, 151, 155, 160, 161.
AÇIKLAMA: Hadis-i şerifte geçen مُؤَخِّرَةِ الرَّحْلِ kelimesinin anlamı, “semerin arka kısmını teşkil eden tahta veya odun”dur. Deveye binen kimse bu tahtaya yaslanır. Bu ağacın Hz. Nebi devrindeki yüksekliğinin miktarı üzerinde ulema çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazıları bu yüksekliğin bir arşın olduğunu söylerken, bazıları da arşının üçte ikisine eşit olduğunu söylemişlerdir. Netice olarak namaz kılan bir kimse bazılarına göre, bir arşın bazılarına göre de bir arşının üçte ikisine eşit yükseklikte her hangi bir nesneyi önüne koyarsa bu kimsenin önünden geçenler, namazına herhangi bir zarar vermezler. Namaz kılan kimsenin önüne koyduğu bu nesneye sütre denilir.
1. Sütrenin boyu ve eni üzerinde fakihler farklı görüşlere sahihtirler Nevevî merhum diyor ki biz (Şafiîler)e göre» sütrenin inceliği veya kalınlığı söz konusu değildir. Bu mevzuda bizim delilimiz Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edilen şu hadis-i şeriftir: Resul-i Ekrem (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Sütrenin semerin arkasına konan tahta boyunda olması kafidir. (Eni ise) isterse kıl kadar ince olsun.” [el-Müttekî, Kenzu’l-Ummal, VII, 352]
Aynı şekilde Sebre b. Ma’bed’den rivayet edilen şu merfu hadis de bizim bu görüşümüzü te’yid etmektedir: “Nebiyyi Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Namazınızı hiç değilse bir ok arkasına gizlenerek kılınız.” [A.A. el-Benna, eI-Fethu*r-rabbanî, IV, 128; el-Muttakî, Kenzu’l-Ummal, VII, 346]
2. Hanbelî alimleri de aynı görüştedirler.
3. Malikîlere göre ise, sütre en azından mızrak kalınlığında ve bir arşın boyunda olmalıdır. Bundan daha kısa olursa, sütre ile ilgili mendub yerine getirilmemiş olur.
4. Hanefîlere göre, sütrenin boyu bir arşın, kalınlığı parmak kadar olmalıdır. [el-Menhel, V, 77] Sütre dikmekteki hikmet, önünden herhangi bir kimsenin geçmesine engel olmakla birlikte gözün sütrenin gerisine kaymasına mani olarak namazdaki huşu ve hudu’un kaybolmasını önlemektir. Zaten namaz kılan kimseye önünden geçen bir kimsenin verebileceği zarar da huşu’u dağıtarak sevabın azalmasına sebep olmaktır. Zira ileride geleceği gibi, “namaz kılanın önünden geçmedeki günahın büyüklüğünü idrak eden, kırk yıl bekler de yine geçmez” di.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar