Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

EDEB BAHSİ

DEVAM: 141-142. Musafaha (El Sıkışma)

Enes b. Malik r.a.’den demiştir ki: Yemenliler (Medine’ye Hz. Nebi ile görüşmek üzere) gelince, Rasûlullah (s.a.v.) (onlar hakkında ashabına) şöyle dedi: “Size Yemen halkı geldi. Onlar ilk müsafaha yapan ilk kimselerdir.”

İzah:

Buharî, meğazî; Müslim, iman; Tirmizî menakıb; Darimî, mukaddime; Ahmed b. Hanbel, II, 235, 252,258, 267,277, 380, 474, 480, 488, 502,541, III, 105, 155, 18, 212,223,251,262, IV-154.

Bu hadis-i şerif de musafahanın müstehab olduğuna (jejaıet etmektedir. Nitekim bütün ulema, musa­fahanın meşru ve güzel bir amel olduğunu söylemişlerdir. İmam Malik, önceleri musafahanın kerahetine kail iken sonradan o da bunun meşrulu­ğunu kabul etmiştir. Çünkü müsafaha müslümanlar arasındaki sevgi bağ­larını takviye eder.

Bunun için Hz. Nebi müslümanları müsafahaya teşvik etmiş ve müsafaha, müslümanlar arasında yaygınlaşmıştır. Nitekim Hz. Ebu Kata-de’nin şu sözü musafahanın ashab-ı kiram arasında yaygın olduğunu ifâ­de etmektedir.

“Ben Enes b. Malik’e: Müsafaha Nebi (s.a.v.)’in ashabı arasında yaygın mı idi? diye sordum da: Evet cevabını verdi.”[Buhari, istizan] Ayrıca: “Bir de baktım ki Rasûlullah (s.a.v.) mescidde oturuyor. Etrafında da insanlar var. Derken Talha b. Ubeydullah kalkarak süratle yanıma geldi. Benimle mü­safaha etti ve beni tebrikte bulundu”[201] mealindeki hadis-i şerif de musafahanın Hz. Nebi zamanından beri müslümanlar arasında yaygın olduğu gerçeğini te’yid etmektedir. Buhari, meğüzi; istizan; Müslim, tevbe; Ebu Davud, cihad; Ahmed b. Han­bel, III, 459.

Bütün bunlar, musafahanın Hz. Nebi’in sağlığında, ta İslamın ilk yıllarından beri Medine’de yaygın olduğunu ifâde ederken, Hz. peygam­ber’in vefatı esnasında kendisini ziyarete gelen Yemenlilerden “Müsafa-hayi ilk yapanlar” diye bahsetmesini “müsafahayı yaygınlaştırmakta en çok emeği geçenler” şeklinde anlamak en isabetli bir te’vil olsa gerektir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD