SÜNEN EBU DAVUD
TALAK BAHSİ
8. Öfkeli İken Verilen Talak
Muhammed b. Ubeyd b. Ebi Salih, İlya’da ikamet ettiği sıralarda (şunları) söylemiştir: (Bir gün) Adiy b. Adiyyi’l-Kindî ile birlikte (yolculuğa) çıkmıştım. Nihayet Mekke’ye varınca (Adiyy) beni Safiyye bint Şeybe’ye gönderdi. (Safiyye) Âişe’den (pek çok hadis) öğrenmişti. (Yanına vardığımız zaman Safiyye bana şunları) söyledi: “Ben Âişe’yi “Rasûlullah (s.a.v.)’in; “Öfke (veya zorlanma) hâlinde ne boşama olabilir ne de (köle veya cariyeyi) âzâd etmek.” dediğini duydum.” derken işittim.
Ebû Dâvûd dedi ki: “Öyle zannediyorum ki el-gılâk öfke demektir.
Diğer tahric: İbn Mace, talak; Ahmed b. Hanbel, II, 276; Beyhakî, es-Sünenii’1-kübra, VII, 357; Hakim, Müstedrek, II, 198.
İzah:
“Iğlak” kelimesi, zorlama, tehdit ve öfke anlamlarına gelir. Esasen “iğlak”, kapamak demektir. Çünkü insan zorlandığı ya da öfkelendiği zaman düşüncesi kapanır, düşünemez hâle gelir. Musannif Ebû Dâvûd bu kelimeye öfke manası verdiği için biz de tercümemizde bu mânyı esas aldık ve kelimenin öteki manasına da parantez içerisinde yer verdik.
Beyhakî bu kelimenin öfke ve zorlanma manasına geldiğini fakat ğalak kelimesininse sadece öfke anlamında kullanıldığını ifade ederken el-Farisî, zâten halkın çoğunun Öfke hâlinde talak verdiğini söyleyerek metinde geçen “ığlak” kelimesine “öfke” mânâsı vermenin yanlış olduğunu söylemiştir.[İbn Hacer, Fethü’1-Bâri, XI, 306.]
Hanbelî ulemasından İbnu’l-Kayyim’e göre öfke üç kısımdır:
1. Aklı gideren ve sahibini, ne dediğini ve sözleriyle ne kast ettiğini bilemez hale getiren öfke. Bu çeşit öfke hâlinde verilen talakın geçerli olmadığında ittifak vardır.
2. Sahibini, söylediğini bilemeyecek ve sarfettiği sözlerin ne mânâya geldiğini anlamayacak kadar sarsmayan hafif öfkeler. Bu kısım öfkelerin talakın vukuunda engel teşkil etmediğinde de ittifak vardır.
3. Sahibinin aklını tamamen gidermemekle beraber doğru karar vermesine engel olan, geçtikten sonra sahibinin o anda yapmış olduğu hareketlerden pişmanlık duyduğu şiddetli öfkelerdir. İşte bu halde verilen talakların geçerli olup olmadığı ihtilâf konusudur.[İbnu’l-Kayyim, Zadü’l-meâd, IV, 42.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar