Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CİHAD BAHSİ

18. Müslümanların Toptan Harbe Çıkma Mükellefiyetlerinin Özel Bir Taife(Nin Harbe Çıkmaması Emrinin Gelmesi) İle Yürürlükten Kaldırılması

İbn Abbas (r.a.)’dan; demiştir ki: “Eğer topluca (savaşa) çıkmazsanız, (Allah) size acı (bir şekilde) azab eder…”[Tevbe 39.] (âyet-i kerimesi) ile “Ne Medine halkının…”[Tevbe 120.] âyetini “Yapacakları”[bk. Tevbe 121.] kelimesine kadar, bunları takibeden “Bütün insanların, toptan savaşa çıkmaları doğru değildir…”[Tevbe 122.] (âyet-i kerimesi) neshetmiştir.

İzah:

Sadece Ebû Dâvud rivayet etmiştir.

Nefr: Müheyyic bir. sebepten dolayı bir yerden bir yere fırlayıp çıkmaktır.[bk. Yazır, Hak Dini, Kur’an Dili, IV, 2544.] Burada ise, bu kelime toptan savaşa çıkmak anlamında kullanılmıştır. Bu hadis-i şerifte Hz. Îbn Abbas’-ın, metinde mealleri geçen Tevbe sûresinin 39. ayetiyle 120 ve 121. âyetle­rinin yine Tevbe sûresinin 122. âyet-i kerimesiyle neshcdilidği görüşünde olduğu ifade edilmektedir.

Beyzavî tefsirinde ise, bu mevzuda şu görüşlere yer veriliyor: Katâde’yc göre; “Ne Medine halkının, ne de onların çevresinde bulu­nan bedevilerin, Allah’ın Rasûlünden geri kalmaları ve onun canından ön­ce kendi canlarının kaygısına düşmeleri onlara yakışmaz…”[Tevbe 120] âyet-i keri­mesi Hz. Peygambere ait özel bir hüküm ifade etmektedir. Binaenaleyh Hz. Peygamber harbe çıktığı zaman özür sahiplerinin dışında hiçbir kim­senin bu savaştan geri kalması caiz değildir. Hz. Peygamberden sonra iş­başına gelen devlet idarecilerinin harbe katılmaları halinde ise, savaşa ka­tılmalarına ihtiyaç duyulmayan kimselerin bu harbe katılmaları mecburi­yeti yoktur.

el-Velid b. Müslim’in rivayetine göre el-Evzaî ile İbnu’I-Mubârek ve Said b. Abdilaziz bu âyetin hükmünün, Rasûl-i Ekrem’in hayatında oldu­ğu gibi kıyamete kadar da geçerli olduğu görüşünü savunurlarken, İbn Zeyd bu âyetin hükmünün fslamin ilk devirlerinde müslümanların sayıla­rının az olduğu günler için geçerli olduğunu, müslümanların sayısının ço­ğalmasıyla Allah Teâlâ hazretlerinin bu âyetin hükmünü; “Bütün insanla­rın toptan sefere çıkmaları doğru değildir…”[Tevbe 122.] âyet-f kerimesiyle neshet-tiğini iddia etmiştir.

Aslında Tevbe suresinin 122. âyetiyle 39. 120. ve 121. ayetleri arasın­da herhangi bir çelişki olmadığı için 122. âyetin diğerlerini neshetmesi dü­şünülemez. Çünkü 122. âyetin hükmü geneldir. Diğer âyetler ise Hz. Pey­gamberle harbe çıkmak istemeyen belli bir cemaatle ilgilidir.

İmam Taberî de şu sözleriyle bu gerçeği dile getirmektedir: “Eğer topluca (savaşa) çıkmazsamz (Allah) size acı (bir şekilde) azabeder…”[Tevbe 39.] âyet-i kerimesindeki tehdid, Rasûl-i Ekrem kendilerini savaşa çağırdığı halde bu emre uymayan’kimselere ait özel bir tehdiddir.” Aynı şekilde Hafız İbn Hacer de bu âyetin Tevbe suresinin 122. âyetiyle neshedildiği iddiaısı-m reddederek “Bu âyet mensuh değildir. Fakat tahsis edilmiştir” demek­tedir. Hafız Münzirî de Hz. İbn Abbas tarafından neshedildiği iddia eden Tevbe suresinin 39. 120. ve 121. âyetlerinin aslında muhkem olduklarını ve dolayısıyla neshedilmelerinden bahsedilemeyeceğini ifâde etmiştir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD