Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

BUYU’ ve İCARE BAHSİ

DEVAM: 35. (Ağaçtaki Meyveyi) Tahmin Etmek

Câbir (r.a)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Allah (C.C.), Rasûlüne Hayber’i nasibetti. Rasûlullah da onları oldukları gibi bıraktı. Hayber’i kendisi ile.Hayberliler arasında (ortak) kıldı. Abdullah b. Revâha’yı gönderdi, Abdullah da Hayberlilere (bahçelerin ürününü) tahmin etti.

İzah:

Câbir (r.a), Cenab-ı Allah’ın Rasûlüne Hayber’in fethini müyesser kılmasmı şekıinde ifade etmiştir. Aslında fey’, kâfirlerin mallarından müslümanlann eline harpsiz geçen ha­sıladır. Câbir’in ifadesi: “Allah’ın, fethedilen memleketler halkının mallarından Nebiine verdikleri…”[Haşr 7] âyet-i kerimesine işarettir.

Avnü’l-Ma’bûd’da Zürkanî’den naklen şöyle denilmektedir: “Yani ze­kâtın hakkını diğerinden ayırmak için tahmine gönderdi. Çünkü zekâtın sarf yeri ayrıdır. Muhtelif ihtiyaçlar için gönderdi de denilebilir. Hadis-i şerif, bu maksatlarla ürünü önceden tahmin etmenin caiz olduğuna delildir. Ule­manın çoğunluğunun görüşü de bu istikamettedir. Süfyân-ı Sevrî ise bunu hiçbir şekilde caiz görmez. Yine hadis müsâkâtın cevazına da delildir. Ebû Hanîfe, Rasûlullah’ın; olup olmayacağı belli olmayan bir şeyi satmaktan meneden hadisine dayanarak müsâkâtı caiz görmez…”

Zürkanî daha sonra müsâkâtın hükmü ve caiz olduğu sahalarla ilgili mü­nakaşaları vermektedir. Biz, daha önce o konuyu gözden geçirdiğimiz için Zürkanî’nin sözünün tamamını aktarmadık.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD