Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

BUYU’ ve İCARE BAHSİ

DEVAM: 31. Müzaraanın Nehyi Konusunda Ağır Hükümler Taşıyan Hadisler

Ebu Ca’fer el-Hatmî şöyle dedi: mcam, beni bir çocuğu ile birlikte Saîd b. el-Müseyyeb’e gönderdi. Biz Saîd’e; enden bize müzâraa ile ilgili bir haber ulaştı, dedik. Şu karşılığı verdi: İbn Ömer kendisine Râfi’ b. Hadîc’in hadisi gelinceye kadar müzâraada bir mahzur görmezdi. Râfi’, İbn Ömer’e gelip şunu haber verdi: Rasûlullah (s.a.v.); Harise oğullarına gelip, Zuhayr’ın tarlasındaki ekini gördü ve: “Zuhayr’ın ekini ne kadar güzel!” dedi. Oradakiler: Zuhayr’ın değil, dediler. “Tarla Zuhayr’ın değil mi?”

Evet, ama o ekin filanın. “Ekininizi alın, Zuhayr’a da ücretini verin” buyurdu. Râfi’; “Biz ekinimizi aldık, ona da ücretini verdik” dedi. Saîd der ki: “Tarlanı ya kardeşine icre olarak (karşılıksız), ya da dirhem karşılığında kiraya ver.”

İzah:

Nesâî, eymân

Hadis, tarlayı ortağa vermenin caiz olmadığına işaret etmektedir. Ayrıca ziraat ortaklığı fasıd olduğu takdirde, ekımn çift çiye ait olacağı; tarla sahibine de tarlasının ücretinin verileceği anlaşılmaktadır. Hanefî mezhebine göre bu durumda, yani ortaklık fasid olduğunda, mah­sul tohum sahibine ait olur. Karşı taraf ise ecr-i misli; yani çiftçi ise emeği­nin karşılığını, tarla sahibi ise tarlasının kira bedelini alır. Hanefîler bu ha­disten, tohumu tarla sahibi olan Zuhayr’ın verdiğini anlamaktadırlar. Bu an­layışa göre Hanefîlerin görüşü ile hadis arasında bir çelişki kalmamaktadır.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD