SÜNEN EBU DAVUD
BUYU’ ve İCARE BAHSİ
DEVAM: 31. Müzaraanın Nehyi Konusunda Ağır Hükümler Taşıyan Hadisler
Râfi’ b. Hadîc şöyle demiştir: Biz Rasûlullah (s.a.v.) zamanında ziraî ortakçılık yapardık.
Râfi’, amcalarından birisinin kendisine gelip şöyle dediğini söyledi: Rasûlullah (s.a.v.) bizim için faydalı olan bir şeyi yasakladı, ama Allah’a ve Rasûlüne itaat bizim için daha faydalıdır, daha faydalıdır.
Râfi’ devamla der ki: O nedir? dedik.
Rasûlullah (s.a.v.); “Kimin arazisi varsa eksin veya kardeşine ektirsin. Üçte birine veya dörtte birine veya mikdarı belli olan bir buğday karşılığında kiraya vermesin” buyurdu.
İzah:
Buharî, hars; Müslim, buyu’; Nesâî, eymân
Tercemeye, “Ziraî ortakçılık yapardık” diye geçtiğimiz kelimesinin maşdan olan “el-muhâbere” kelimesinin manası konusunda farklı görüşler vardır. AIiyyü’1-Kârî bu hadisi izah ederken; “Yani ekin eker ve müzâraanın caiz oludğuna hükmeder ve sıhhatine inanırdık” der. Şevkânî, muhabere kelimesinin “el-habîr” kelimesinden türediğini, bu kelimenin de çiftçi, köylü, ziraatçi manasına geldiğini söyler. Ebû Ubeyde ve birçok lügat ve fıkıh âliminin de bu görüşü benimsediği belirtilmektedir.
Şâfiîler de “muhâbere”yi, “Tohumu ortakçı verip çıkan mahsulün bir kısmım almak üzere yapılan muamele” şeklinde tarif ederler.
Muhabere, müzâraa ve müsâkat’ın aynı manada kullanıldığı da söylenir. Buhari ve Şafiî’nin ifadelerinden bu anlaşılmaktadır.
Kâmus’da; “Muhabere, tarlayı yarıya veya başka bir oran karşılığında ekmektir.” denilir.
Bu kelimenin manası konusunda daha başka görüşler de vardır. Ama en meşhurları bunlardır. Buradaki ifadelerden, muhaberenin müzâraa manasında olduğu anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi bu rivayete göre müzâraayı nehyeden haberi Rasûlul-lah’tan işiten Râfi’ b. Hadîc değil, amcasıdır. Bundan evvelki hadiste, bizzat kendisinin işittiğine dair rivayetlere de işaret edilmişti.
Hadis; çıkacak mahsulün üçte biri, dörtte biri gibi bir oran karşılığında olanın yanı sıra, mikdarı belli edilen buğday ve arpa karşılığında arazi kiralamanın da caiz olmadığını göstermektedir. Önce de geçtiği gibi, âlimler arasında üçte biri, dörtte biri karşılığında arazi kiralamayı caiz görmeyenler vardı. Mikdarı tayin edilen buğday veya arpa karşılığında kiralamak ise İmam Mâ-lik’in dışındaki ulemaya göre caizdir. Ulemanın görüşlerinin hadisin bu bölümüne ters düşmemesi için şöyle bir.izaha ihtiyaç vardır: Hadiste belirtilen; “Mikdarı tayin edilen (taam) buğday veya arpadan maksad; kiralanan tarladan kalkan buğdaylar, ya da arazinin belli yerlerinden çıkacak mahsuldür. Yahutta buradaki nehiy tenzihîdir.”
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar