SÜNEN EBU DAVUD
CİHAD BAHSİ
141. Ganimetten Kadınla Köleye De Pay Verilir
Yezid b. Hürmüz’den rivayet olunmuştur ki: (Haricilerin başkanı) Necdet (b. Amir el-Harûrî), İbn Abbas’a (bir mektup) yazarak ona bazı şeylerle birlikte köle’nin de ganimette bir hakkı olup olmadığını, kadınların da peygamber (S.A.V.)le birlikte (savaş’a) çıkıp çıkmadıklarını ve onların da ganimette bir hakkı bulunup bulunmadığını sordu. İbn Abbas (r.a) da: (Eğer bu adam’ın) Ahmakça bir iş yapmayacağından emin olsaydım, ona mektupla cevap vermezdim- dedi (ve mektubunda ona şunları yazdı) “Kölelere gelince (onlara da ganimet’ten pay) verilirdi. Kadınlarsa onlar yaralıları tedavi ederler ve su verirlerdi.”
İzah:
Ahmed b. Hanbel, I, 294-308; Müslim, cihâd
Metinde geçen “Eğer (bu adamın) ahmakça bir iş yapmayacağından emin olsaydım ona mektupla cevap vermezdim.” anlamındaki cümle, Müslim’de “… Bir ilmi gizlemiş olma durumuna düşmesem buna (cevap) yazmazdım…”[Müslim, cihâd] anlamına gelen lafızlarla rivayet edilmiştir.
Yine Müslim’in rivayetinden öğrendiğimize göre, Haricilerin reislerinden olan Necdet’in, îbn Abbas’a gönderdiği mektupta kendisine şu beş soru yöneltilmiştir:
1. Rasûlullah (s.a.v.) kadınlarla birlikte savaşa gider miydi?
2. Onlara da ganimetten hisse ayırır mı idi?
3. Çocukları öldürür müydü?
4. Yetimin yetimlik müddeti ne zaman sona erer?
5. Beştebir kimin hakkıdır?
Hz. İbn Abbas da ona şu cevabı vermiştir:
“Bana mektup yazarak; Rasûlullah (sallallahü Aleyhi ve sellem) kadınlarla birlikte gaza eder mi idi? diye sordun. (Evet) Onlarla birlikte gaza ediyordu. Onlar da yaralıları tedavi ediyor; kendilerine ganimetten bir şeyler veriliyordu. Hisseye gelince; onlara hisse ayırmamışlar, şüphesiz Rasûlullah sallallahü aleyhi ve sellem çocukları da öldürmezdi. O halde sen de çocukları öldürme!
Bana yazarak; yetimin yetimlik müddeti ne zaman sona erer? diye sordun. Ömrüme yemin ederim ki adam vardır, sakalı biter de halâ kendi hakkını almaktan zayıf, kendi namına vermekten acizdir. İşte kendisi için başkalarının aldığının elverişlisini almaya başladı mı artık ondan yetimlik gitti demektir.
Bana yazarak; beştebirin kime verileceğini sordun. Biz: Bu bizim hakkımızdır, derdik, fakat kavmimiz bunu kabul etmedi.” Aslında Hz. tbn Abbas Necdet’in bu mektubuna cevap vermek istememiştir. Çünkü bu zat, İslam. alemine saçtıkları fitne tohumları ve ortaya attıkları bid’atlerle, İslam dairesinden çıkan ve sonu gelmez tartışma ve fitnelerin öncülüğünü yapan haricilerin liderlerinden di.
Fakat, -‘Kim bildiği bir meseleyi kendisine soran bir kimseye açıklamaktan kaçınırsa kıyamet gününde onun ağzına ateşten gem vurulacaktır.”[bk. Ebû Dâvûd, ilim; Tirmizi, ilim; İbn Mâce, mukaddime; Ahmed b. Hanbel II, 263, 305, 344, 353, 490.] hadis-i şerifindeki tehdide hedef olmaktan korktuğu ve Necdet’in de açıkladığı gibi ahmakça bir uygulama yaparak, yeni birtakım bid’atlere yol açacağından çekindiği için, ona cevap vermeyi daha uygun görmüştür. Konumuzla ilgili bu hadis-i şerifte kölelere ganimetten bir şeyler verildiği ifade edilmekte ise de, bunun mikdarı ve mahiyeti hakkında kesin bir açıklama olmadığı gibi, kadınlar hakkında da bu hususta bir açıklama yoktur. Ancak yukarıda tercümesini sunduğumuz Müslim’in rivayetinde ise; kadınlara ganimetten hisse mikdarına erişmeyen birşeyler verildiği açıklanmaktadır. Daha sonra gelecek olan 2728 numaralı hadis-i şerifte, kadınlara ganimetten verilen bu mikdarın razh denilen bir miktar olduğu ifade edilmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen Razh kelimesini şöyle açıklıyor: “Harpte hizmetleri görülen kadınlara, çocuklara, kölelere ve ziminilere ganimet mallarından verilen bir mikdar maldır. Savaşanların paylarından eksiltilir. Bu mik-darı tayin veliyyü’1-emre aittir.
Razh kelimesi; lügatte az birşey vermek ve az bir mikdarda verilen şey manasındadır. Kendileri savaşçı ve mücahidlerden sayılmadıklan halde harpte, bazı hizmetleri görüldüğünde dolayı ganimet mallarından razh namıyla birer mikdar mal alan kimselere de Ehl-i razh denilir.[bk. Hukuk-u İslamiyye Kamusu, Ömer Nasuhi Bilmen, III, 349.] Müslim’in rivayet ettiği diğer bir hadis-i şerifte de “… Ganimet mallarının başında bulunan kölelerle kadınlara sade bir mikdar hediyye verileceği…”[bk. Müslim, cihad] ifade edildiğinden Hanefi âlimleri, ganimet mallarının başında bulunan kölelere, kadınlara ganimet mallarından bir hisse verilemeyeceğini, sadece “razh” adıyla bir hediyye verilebileceğini söylemişlerdir. Burhaneddin el-Merğınani el-Hidaye isimli eserinde, Hanefî âlimlerin bu meseledeki görüşünü şöyle ifade ediyor: “Köle ile kadına, çocuğa ve zimmiye ganimet mallarından bir hisse verilemez. Onlara ancak razh verilebilir. Razh’ın mikdarını da ancak devlet reisi tayin eder. Çünkü Hz. Peygamber, sözü geçen sınıflara, ganimetten bir hisse ayırma-mıştır. Zira cihad bir ibadettir. Zimmi ise ibadet ehlinden değildir. Çocukla kadına gelince, bunlar cihad etmekten acizdirler. Ancak köle savaşacak olursa, kadınlar da yaralıları tedavi edip hastalara bakacak olurlarsa, kendilerine razh denilen bir hediye verilir.[İbn Humam, Fethu’l-Kadir, IV, 326-327.] İbn Humam’m beyanına göre “Hanefi âlimleri bu Razh ganimetlerden Allah ve Rasulü için ayrılacak olan humus çıkarılmadan önce, sahiplerine verileceğini söylemişlerdir.
İmam Şafiî ile imam Ahmed (r.a) bu görüştedirler. İmam-ı Ahmed’den gelen diğer bir rivayete göre de, razh ganimetlerden humus çıkarıldıktan sonra kalandan alınır, tmam Şafiî’nin diğer bir görüşüne göre de humusun beşte birinden alınır.[İbnü’l-Humam, Fethu’l-Kadir, IV, 326.] İmam Malik’e göre ise bunlara nimetten hiçbir şey verilmez.[Bezlü’l-Mechûd, XII, 324.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar