SÜNEN EBU DAVUD
VİTR BAHSİ
DEVAM: 32. İstiaze
Enes b. Mâlik (r.a.)’den; demiştir ki: Ben Resûlullah (s.a.v.)’e hizmet ederken onun çokça şöyle dediğini işitirdim: “Allah’ım geçmişe ve geleceğe âit sıkıntılardan, borçların ağırlığından ve düşmanların galebesinden sana sığınırım.”
(Râvî) Ya’kûb b. Abdurrahman, rivayetinde Teym’i’nin zikrettiklerinin bazılarım zikretti.
İzah:
Buhari, cihad, et’ime, deavât; Müslim, zikr; Tirmizî, deavat; Nesaî, isti’âze
Hemm ve Hazen; Hüzn, üzüntü, keder mânâlanndandır.Ancak hemm de, çok ileride olacak üzüntülerle, hüzn veya hazen ise geçmişte kaçırılan dünya ve ahiret hayırlarından dolayı duyulan kederlerle ilgilidir.
“Borçların ağırlığı” diye terceme ettiğimiz, kelimesi, bazı nüshalarda ilk harf olmak üzere şeklinde zabt olunmuştur.Eğrilik, da aksaklık, topallık mânâlarına gelir. Ağırlık, yük altındaki kişinin bükülmesine ya da aksamasına sebeb olduğu için borcun vereceği ağırlık mecazen bu şekilde ifâde buyurulmuştur. Borç, borçluyu düzgün yoldan ayıracağı için yukarıdaki ifâde şeklinin tercih edilmiş olması da mümkündür. Bu hâl ancak alacaklının ısrarla istemesi karşısında borçlunun borcu ödemekten âciz olması hâlinde tasavvur edilir.
“Düşmanların galebesi” olarak terceme edilen terkibinin tam karşılığı “insanların galebesi” ya da “insanlara galebe”dir. Birinci mana kelimesinin failine, ikincisi de mef ûlüne izafesi suretiyle verilebilecek mânâlardır. Bu durumda Efendimiz hem insanların zulmüne uğramaktan hem de insanlara zulmetmekten Allah (c.c.)’a sığınmış demektir. İki türlü anlayışa tercemede işaret zor olacağı için sadece “insanların zulmü” mevzuu bahs edilmiş, kişiye zulm düşman tarafından geleceği için insan “düşman” diye tahsis edilmiştir.
Buharı sarihlerinden Kirmanı, bu dua ile ilgili olarak şöyle der: “Bu dua, geniş mânâları içine alan veciz sözlerdendir. Çünkü kötülükler, aklî, gazabî ve şehevî kuvvetlere göre nefsî, bedenî ve haricîdirler. Kederler, aklî; aşağılıklarla korkaklık, gazabî; kötülüklerle cimrilik, şehevî; rezilliklerle acz ve tenbellik, bedenî; borcun ağırlığı ve galebe de haricî kötülüklerle alakalıdır. Son ikisinden birincisi mal, ikincisi de çevre ile ilgilidir. Dua işte bunların tümünü kapsamaktadır.”
Nesâî’nin rivayeti “Allahım! Düşmanın ve borcun üstünlüğünden düşmanların şamatasından sana sığınırım” mânâsını verecek şekildedir.
Hadisin sonunda Yakub b. Abdurrahman’ın, Teymî’nkı zikrettiklerinden bazılarını söylediği ifâde edilmiştir. Teymî bir önceki hadisin râvilerin* dendir. Mutemir’in babası Süleyman b. Tarhân et-Teymî’dir.
Bu izahtan anlaşılacağı üzere üzerinde durduğumuz hadisin râvisî, önceki hadiste zikredilenlerin bazılarını da söylemiştir. Ancak bu kısımların neler olduğuna dâir bir açıklık mevcut değildir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar