SÜNEN EBU DAVUD
VİTR BAHSİ
DEVAM: 26. İstiğfar
Katâde, Enes (r.a.)’e: Resûlullah çokça ne şekilde dua ederdi? diye sormuş, Enes de şu cevabı vermiştir: Rabbena atina fi’d-dünya haseneten ve fi’l-ahireti haseneten ve kina azabe’n-nar = Allah’ım! Bize dünyada ve âhirette iyiyi ver, bizi ateşin azabından koru.”
(Ebu Davud’un hocalarından) Ziyâd şunu da ilave etti: “Enes (r.a.) kısaca dua etmek isterse bu sözlerle dua ederdi. Daha uzun dua etmek istediğinde ise, diğerleri arasında *bu duayı da okurdu.”
İzah:
Buhari, deavat; Müslim, zikir ve dua
Enes (r.a.)’in Hz. Peygamberden naklen haber yerdiği bu dua Bakara sûresinin 201. âyetidir. Bazı insanların sadece dünya nimetlerini istedikleri, böylelerine âhirette herhangi bir nasibin olmadığına işaret edildikten sonra, bir kısım insanların ise, hem dünyanın hem de âhire-tîn iyilik ve güzelliklerini isteyip “bizi âteşin azabından koru” diye dua ettikleri bildirilmektedir.
Kelime olarak iyi, güzel, iyilik ve güzellik manalarına gelen “hasene” insanın nefsinde, bedeninde ve hallerinde elde etmekle sevineceği her türlü nimettir. Esasen “güzel” demok olan “hasen”, sevinç ve arzuyu gerektiren herhangi bir şeydir. Hüsün onun nefsinde müessir olan özel haldir.
Hafız İbn Hacer el-Askalanî, “hasene”nin bu makamdaki tefsirinde âlimlerin ihtilaf ettiğini söyler. Bu konuda nakledilen görüşler şunlardır:
a. Dünyada faydalı ilim, helal rızık ve ibâdet, âhirette de Cennettir.
b. Dünya ve âhirette afiyettir.
c. Dünyanın hasene(iyi)si:bol ve helal rızık, âhiretin hasenesi sevab ve bağışlanmadır.
c. Dünyanın hasenesi ilim ve ilimle âmel; âhiretin hasenesi, hesabın kolay olması ve Cennete girmektir.
e. Dünya hasenesi kişinin dünyada arzu ettiği herşey sıhhat, geniş ev, güzel hanım, salih evlât, bol rızık, faydalı ilim ve salih amel; âhiretin hasenesi Cennete girmek, hesabın kolay olması,Arasat’taki büyük korkudan emniyet gibi âhirete müteallik şeylerdir.
f. Dünyanın hasenesi sâliha hanım; âhiretin hasenesi hûrî, ateşin azabı da, kötü karıdır.
g. Dünyanın hasenesi, helal rızık ve ilim, âhiretin hasenesi Cennettir.
h. Dünyanın hasenesi, ilim ve ibâdet; âhiretin hasenesi, af ve mağfirettir.
Görüldüğü gibi bu görüşlerin birçokları birbirine çok benzemektedir.
Hatta bazıları aynı kelimelerle ifâde edilmiştir. Dünyanın hasenesi olarak ileri sürülen görüşlerin hepsinin, insanın arzusuna uygun düşüp, âhiretin amellerine yardım eden peylerde, âhiret hasenesinin de cennete girme veya buna vesile olan şeylerde birleştiği görülmektedir.
Ateşten korunmayı istemek, haramlardan kaçınmak, şüpheli şeylerden uzaklaşmak gibi daha dünyada gerçekleştirilmesi gereken sebepleri de içine alır, o halde “bizi ateşin azabından koru” diye dua eden bir kimse, aynı zamanda dünyada iken haramlardan kaçınma konusunda Allah’a dua etmiş olur.
Hadis-i şerif Peygamber (s.a.v.)’in çok kere bu âyet-i kerimeyi okuyarak dua ettiğini bildirmektedir. Buna sebep âyet-i kerimenin öz bir şekilde dünya ve âhiretin tümüne şâmil olmasıdır. Bu ifadeler 1482. nolu hadiste ifâde edilen Hz. Peygamber’in birçok mânâları ihtiva eden özlü sözlerle dua etmekten hoşlandığım bildiren Hz. Aişe’nin haberiyle tam bir uyum sağlamaktadır.
Bu hadisin bir başka rivayetine göre Hz. Enes’den bir dua etmesi istenmiş, o da “Allahümme âtina….” duasını okumuş. “Biraz daha artır” şeklindeki isteklere, “Daha ne istiyorsunuz? Hem dünya hem de âhireti istedim” karşılığım vermiştir.
Bir rivayette Ömer (r.a.)’in Kabe’yi tavaf ederken bu âyet-i kerimeyi okuyarak dua ettiği bildirilmekte, sonra da onun bundan başka duada devamlı tekrarladığı bir âyetin olmadığı ilâve edilmektedir.
îbn Abbâs (r.anhuma)’ın da şöyle dediği nakledilir: “Allah (c.c.) yeri ve gökleri yarattığından beri, Rüknün (Kâbe-i Muazzamanın Rükn-ü Yemânî denilen köşesi) yanında duran bir melek vardır, o devamlı olarak “âmin” der.Onun için siz deyiniz.”
îbn Mâce’nin Ebû Hureyre’den rivayet ettiği bir hadiste belirtildiğine göre, Resulullah (s.a.v.): “Allah’ım! Senden dünyada afiyet âhirette af istiyorum. Ey Rabbimiz! Bize dünyada da âhirette de iyiyi ver, bizi ateşin azabından koru” diyen kimseye âmin demek üzere yetmiş melek vekil edilmiştir” buyurmuştur.
Ebu Dâvûd, hadis-i şerifi Müsedded ve Ziyad b. Eyyûb olmak üzere iki ayrı üstaddan almıştır. Müsedded’in rivayetinde Enes b. Mâlik (r.a.)’in kendisine sorulan soruya karşılık Hz. Peygamber’in çokça okuduğu duayı haber vermesinden başka bir şey yer almamaktadır. Ziyâd’ın rivayetinde ise, Katâde’nin Hz. Enes’in sadece bir defa dua etmek istediği zaman bu âyeti okuduğu, fazlaca dua etmek istediğinde ise, söylediklerinin arasında bu âyetin de bulunduğunu haber verdiği ilâve edilmektedir. Müslim’in rivayeti Ziyâd’ın rivayetine benzemektedir.
Ebû Davûd nüshalarının bazısında Enes’in Peygamber (s.a.v.)’den naklettiği dua, diye bazılarında ise, şeklinde başlamaktadır. Bu farka tercemede köşeli parantez ile işaret edilmiştir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar