SÜNEN EBU DAVUD
VİTR BAHSİ
DEVAM: 25. Selam Verince Okunacak Dua
Aişe (r.anha)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) (namazda) selam verdiği zaman: “Allahümme entesselamü ve minkes-selam, tebarekte yazel-Celali ve’l-İkrâm
(Ey Allahım! Selâm sensin, selâmet sadece sendendir. Sen (zâlimlerin söylediklerinden) çok çok yücesin, (hayır ve bereketin çoktur) ey ululuk ve ihsan sahibi” derdi.)
Ebû Dâvûd dedi ki: Süfyan (es-Sevrî) Amr b. Mürre’den sema’ yoluyla hadis almıştır. Ulema bu hadislerin sayısının onsekiz olduğunu söylerler.
İzah:
Müslim, mesâcid; Nesaî, sehv; Tirmizî, salat; İbn Mâce, ikâme; Dârimî, salat; Ahmed b. Hanbel, V, 275, 279; VI, 62, 184, 235.
Selâm: Allah’ın isimlerinden birisidir. Kulların karşılaştıkları ayıp, yokluk ve kusur gibi hallerden salim olmak manasınadır. Burada: “Peygamberleri dünyada, müslümanları da âhirette selâmlayan” manasında olduğunu söyleyenler de olmuştur.
Metindeki ” ifâdesini = selâmet sendendir” şeklinde terceme ettik. Buna sebep, selâmetin Allah’tan olması dünya ve âhiret huzurunun sulh ve sükûnun sadece ondan umulup beklenmesidir. Çünkü Allah’tan başka, huzur verecek, insanlığı sulh ve sükûna kavuşturacak hiçbir güç yoktur. Son derece hırslı nefsine esir, üstünlük duygusu bütün benliğini kaplayan bütün bunların ötesinde Allah’ın izni olmadan parmağını kıpırdatmaktan âciz olan insanın gerçek huzuru sağlaması, sulhu gerçekleştirmesi mümkün değildir. İşte bu şuur içerisinde müslüman, her devirde günde beş kere Allah’ına yönelir, huzur ve sükunun sadece ondan olduğunu tasdik ederek huzur ister. Arkasından da “Ya Zel-Celali ve’1-ikram!” diyerek onun yüceliğini ve ihsanının bolluğunu söyleyerek boyun büküp nazlanır ve niyazlanır.
“Sen çok yücesin” diye terceme ettiğimiz fiilini “hayır ve bereketin çok oldu” şeklinde izah edenler de olmuştur. Bu mânâya parantez içinde işaret edilmiştir.
“Ululuk, yücelik** diye terceme ettiğimiz “Celâl” kelimesi de aynı zamanda “lâyık olmayan sıfatlardan münezzeh” mânâsına da gelir. Bu kelime Allah’tan başkaları hakkında kullanılamaz. Resulüllah (s.a.v.) bu sözleri selâmdan sonra daha yönünü kıbleden çevirmeden söylerdi. Hatta Müslim ve Tirmizî’nin rivayet ettikleri bir başka hadiste Hz. Aişe, Resulüllah’ın selâmdan sonra ancak “Allahümme entesselâmü tebârekte yazel-celali vel ikram” diyecek kadar oturduğunu bildirir.
Ebu Davud’un, hadisin sonunda görülen talikinin yeri aslında bir önceki hadisin sonudur. Nitekim bazı nüshalarda orada verilmiştir. Ancak terce-meye esas aldığımız nüshanın yamsıra, elimizdeki matbu dört nüshadan üçünde üzerinde olduğumuz hadisin sonunda bulunduğu için yerini değiştirmedik.
Bu talik, Süfyan es-Sevrî’nin Amr b. Mürre’den onsekiz tane hadis duyduğunu ifade ediyor. Müellifin kitabında buna yer vermekteki maksadı, 1496. hadisin munkati* olmadığım dolayısıyla oradaki an’anenin, hadisin sıhhatine zarar vermeyeceğine işarettir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar